Türkiye’ye giderseniz sabırlı olunuz – Alpay Durduran

79

durduran2Sakın Türkiye’ye giderken sabrınızın en çoğunu yanınıza almadan etmeyin. Defne samyeli’nin başına gelen hepinize ders olsun. Türkiye anayasası hakkında ahkam kesen TÜİK yani Türkiye İstatistik Enstitüsü yani en yetkin kuruluşu olan bir enstitü diyor ki istatistik hizmetine katılmak yurttaşlık ödevidir ve buna dayanarak yani anayasadan kaynaklanan bir yasaya göre ya istenen bilgileri eksiksiz ve doğru verirsiniz yoksa 900 kusur Lira ceza yersiniz. Anladınız mı?

Saatlerce sürecek bir kitapçığı doldurmak şartmış. İçinde kimseye söylemek istemediğiniz tanga mayo gibi şeyler de olsa itiraz etmeye hakkınız yokmuş. İşi yürütenlere öyle bir eğitim verilmiş ki işin ucunda 900 Liraya yakın para cezası da olduğu halde “ben bu kadar uzun bir belgeyi doldurmak istemem veya bu gibi bilgileri mahrem sayarım vermeyeceğim” diyen Defne Samyeli gibi bir ünlüye bile kafa tutarak onu rapor etmişler ve ceza vermesini sağlamışlar. Ama o da dava açmaya karar vermiş.

Bir anayasada nasıl böyle bir yetki verilmiş olabilir? İnanmadım ama anayasanın Türkler tarafından nasıl anlaşılır bilirim. Yasalarının nasıl hazırlandığını da bilirim. Bize yasa taslağı hazırlayıp dayattıklarını ve ne kadar Usta olduklarını da bilirim. Halimizin şaşırtıcı olmadığını da onun için düşünürüm.

Kaç tane aybaşı bezi aldığını sormaya kalkan birisine cevap vermek ona bu hakkı nereden buldun diye sormadan nasıl olabilir? Böyle bir ankete yanıt vermemek nasıl suç olarak yasaya konabilir?

İnsan olana yasaya saçmalık yaparak böyle bir suç yazılsa bile bunu uygulamaya insanın gönlü nasıl razı olabilir?

Benim Türkiye anayasasını alıp da böyle bir yetki nereden çıktı diye bakmaya gönlüm elvermedi. Hiç değilse anayasa yapıcılar böyle bir saçmalık yapmamıştır dedim.

İstatistik bizde de hane halkı sayımı gibi tüketim malları hakkında da bilgi isteyen forumlarla yapılır ama kimseyi evinize almak zorunda değilsinizdir. Benim evime gelecek olan benden izsin izin istemeyecekse yargıçtan emir getirecek ve bir yargıcı bunun insan haklarına aykırı olup olmadığı konusunda ikna edecek yoksa giremez. Amma Türk işin içinde olunca veya Mısırlı olunca ne olacağı belli olmaz çünkü anayasaya aykırı olsa da kamu yararı var deyip bunun insan hakların aykırı olmadığını düşüne olur ve önüne ardına bakmadan zorla bile girmeye kalkar. Soru sorup yanıt beklerse artık başka ne yapar bilemem.

Kültürlerine göre devlet diye yüce bir varlık vardır ve onun isteği başımızın üstündedir. Yasaya falan gerek yok kamu yararı güdersin ve devletin dediğini yaparsın. Anayasada kural vardır, yurttaş ödevleri olan bir biçaredir, onun için bu da ödev sınıfına girer ve istatistik kurumu da yasasına pek la böyle maskaralık koymuş olabilir. Doğru yanıt vermezseniz 900 Liradan fazla cezaya çarptırılırsınız diye haber çıktı ya bir bu enstitü yardım beklemesin. Şimdiye kadar istatistik için bilgi verirseniz bunlar aleyhinize kullanılamaz diye duyurular yapılırdı çünkü insanın mahremiyeti vardır. Onu düşünerek neyi kimden nasıl saklayacağını bilmek olanaksızdır. Şimdi bir de ceza çıktığına göre artık yalan bilgilerin çoğalacağına emin olabiliriz.

Yargı sınava giriyor. Defne dava açacak. Enstitü olayı bir memurunun işgüzarlığına vermezse istatistik toplamak çok zor olacak.

Esas sorun ise insanların devletten korkutulmaları ve böyle abuk sabuk yasaya yapabilecek hale getirilmeleridir. Öyle bir yasa yoksa hangi işgüzar bir tüzüğe veya yönetmeliğe böyle bir kural koydu diye üzülmemiz gerek. Çünkü bunu yapan kültürleri içine yetişip kendini insan hakkına sahip bir insan yerine koyamayan birisidir ve böyleleri çıkmaktadır.

Kültürleri dedim ve bizim kültürümüz değilmiş gibi konuştum ama korkarım bizde de durum tehlikelidir. Cebinizde kimlik yoksa cezalandırılmaya hazır olun. Sürüş ruhsatınız yanınızda yok yanımda değil dediniz ve polis o zaman ilk fırsatta karakola gidip kanıtlayın derdi. O zaman geçmiş, onu diyecek polis sayısı azalmış. Yasa mı değişmiş? Hayır! Kafalar değişmeye başlamış. Yasa derdi ve der ki sürüş ruhsatı olmadan araç kullanamazsınız, bunu sürüş ruhsatım var ama yanımda değil diye kanıtlama iddiasını yaparsanız sizi cezalandıramazlar. Amma artık emin değilim. Kaç kişi polislerle bu nedenle kavga ettiğini, evine kadar onu götürüp ruhsatı görmek isteyenlerin, gidelim alalım beraber veya araba burada kalsın telefon et biri getirsin diyenler anlatılıyor. Şimdi nedir durum öyle yapan bile kalmadı mı bilemem.

Erozyon devam ediyor. İnsanlarımız okullar bitirir memur olur meslek icra eder ve mevki alırlar eserlerinde ise insan hak ve özgürlükleri sömürge devrini aratır. Başımızı hangi duvarlara vuralım?

Birilerimiz hatır işi memur doldurur, kamuyu çölleştirir; öteki mebus olur gece aklına gelen bir yasayı hazırlayıp kendini yasa hazırlama uzmanı yerine koymaktan çekinmez, bir bakayım dese yetişmiş bir yasa hazırlama uzmanı bulamaz, bulmak gerektiğini söyleyecek bir edepli memur da etrafta bulamaz. Kültür ise Faşist kültüre benzeyen devlet en yüce varlıktır, kamu yararı karşısında insan hakkı olmaz kültürüdür.

Bu yıl yani 64 yıl sonra bir insan hakkı olmayan insanımıza anayasaya göre derhal ödenmesi gereken kamulaştırılmış malının karşılığı ödenmiş. Gık diyen çıktı mı? Kamu yararı var ya onun önünde insan hakkı mı olur kafası tam gaz. Lakin bu kafa öyle bir kafa ki gene yıllardır kiralanmakta olan tarlalar olan bu yıl kiraya verilen kamu mülkünün yarıdan fazlası kiralanmamış yani kiralamadan kullanılmışlar haberine gık demez. Kamu malı beytammal yemeyen domuz.

Ayni kafa hem onu hem bunu içine alabiliyor. İnsanlığını idrak etmemişsen ve devletin veya şeriatın kestiği parmak acımaz diyecek kadar öz benlik kazanamamışsan fareler gibi kamu kemirilir ama ondan korkulur ve düzenin çarkı böylece işler.