Trafikte yine canlar yitti yandı – Alpay Durduran

194

Demokrasi kuşkusuz en iyi ve insan onuruna uygun rejimdir. Ama dış dünyaya karşı hoş görünmek için içine sindirmeden demokrasiye razı olanların kurduğu rejimler demokrasi olamıyor.

Ülkemizde de demokrasinin en önemli organı olan demokratik bir anayasalı rejimin meclisi yoksa demokrasi çalışmaz. Demokrasiden beklenen halkın uyanık bekçiliği görülmez ve yararı az olur.

Nitekim bağrımız yanık dinlediğimiz haberlerde yine bir trafik kazasında canlar yitti, canlar yandı ama mecliste alınmamış önle3mlerin hesabı görülemedi. Demokrasi olsaydı komitede yer yerinden oynar ve bilgi dolu konuşmalar izlenirdi.

Onun yerine trafikte tıkanıklığın giderilmesi için eski bir bakanın kabul edilmeyen önerilerini dinledik ancak kabul etmeyenin Türkiye olduğunu da belirttiğini öğrendik. Uzaktan kumandalı bir ülkede halkın uyanık bekçiliğinin ilk başlayacağı yer olması gereken mecliste sadece sızlanmaları dinleyeceğimiz belli değil mi? Nitekim komitede de o eski bakana polemik yapan birisi muamelesi çekilmekten başka bir sonucu doğurmadı.

Eski maliye bakanı da iyice çalışarak üç yılımızı bağladığımız TC protokolünün havada kaldığını anlattı. Uzaktan kumandanın havada kalacağı yaşanarak görülmedi mi? Eski başbakan imzalayın, her imzaladığımızı uygulamadığımızı öğrenmediniz mi demedi mi?

Demokrasinin yararı ancak halkın iradesinin yansıdığı bir rejim olduğu zaman görülür. Bu da sadece seçmek demek değildir. Bunu bilmeyen kaldı mı? Meclis bile kendinin seçildiği seçimlerin sonucunun Türkiye’den müdahalelerle oluştuğunu, artarda iki seçimi araştırması sonucu saptayıp ilan etmedi mi idi? O zamanda bugüne değişen bir şey oldu mu? Demokrasinin halk iradesinin tecelligâhı olması gerekli meclisin hali budur.

Meclis geçen hazırlanan bu yıl bütçesinde bakanların makam arabalarının kararını eski maliye bakanının kararlaştırdığı iddiası ile sarsılmıştı. Açıklamalar bütçedeki kalemlerin meclisin bilgisine getirilmesinde sakatlıkların olduğunu göstermişti. Halkın tepkisinin bir yansıması olsa bu yıl bütçe kalemlerindeki açıklama bölümünde yeterli bilgilerin olduğunu görmemiz gerekirdi. Öyle mi oldu? Tam tersine bu yıl kalemlerde açıklamam artışı olmadı. Bütçeyi eskiden kalın bir gerekçe ile sunarlardı. Reform deyip onu da kuşa çevirdiler. Gerekçede eskilerin alıştığı mali ve ekonomik bilgiler de verilmez oldu.

Kompüter devrinin Power Point oyunları ile süslenmiş boş sözlerle geçiştirildi. Ada ülkesi olarak döviz dengeleri içeren dış ödemeler dengesinin izlenmesini halkı olarak önemseyen politika sonucu değerli bilgiler verilirdi, hiç bilgi vermeme devrine geçildi.

İleri değil geri gidiş sürüyor. Zaten uzun vadeli plan terkedildi. Üç yıllık TC protokolleri onun yerini aldı. Anayasa çiğnendi. Sosyal ekonomik konsey toplanmadı. Toplanmasını isteyen de kalmadı. Yıllık program önce çıkmalı iken bütçe önce çıktı. DPÖ’ye kulak asan kalmadı.

Halk bunu mu ister? Meclisi seçti, özellikle bütçeyi yapsın ve denetlesin diye ama meclis karanlıkta bırakıldı. Meclisten de istek görülmedi. Durumu sineye çekti. Halk bunu anlamasın teşhis etmedin diye popülistler imajlar yaratarak köşe kapmacayla oy peşinde koşuyor.

Trafikte canlar yanarken hiçbir önlem alınmayacağını bilmek kahredici bir şey. Arabasını muayene ettirip yapılmayan muayene harçlarıyla bu yoz yönetimin değirmenine su taşıyan insanlarımız, 20 000 aracın kaçak dolaştığını öğreniyor, aracını muayene için polis şubesine gittiğinde muayenenin tam yapılamadığını aygıtların bozuk olduğunu görüyor ve acı bir şekilde özel kurumların elindeki egzoz muayenesinin de gerçekten muayene olmadığını izliyor. Mecliste de bu harçların nereye gittiğini bile öğrenemiyor. Çünkü meclise bile bilgi verilmiyor.

Ne olduğunu bilmediği bütçede uygulamayı izleme görevi de meclise verilmediği için yılsonunda onay verdiği bütçenin başına ne geldiğini öğrenemez ve yüzde yirmi otuz kadar değişikliği sonra görür. Kalemler arasında aktarmalar ve eklemeleri de yapıldıktan sonra onaylamaktan utanmaz. Bütçede olmayan ödeme yapmak suçtur diye bütçede olan madde de on yıl önce kaldırıldı. Onun yerine bir yasa kondu ama orada böyle bir kurala yer verilmedi.

Demokrasi sakat, emir dışardan olduktan sonra çare de bulunamıyor.

Artık uyanıp harekete geçme zamanı gelsin!