Tozlu arşivden: Yine bombalar patladı (Ağustos 1991)

99

yenicageskiYeniçağ Gazetesinde 18 Ağustos 1991 tarihinde 50. sayıda yayınlanan haber şöyleydi:

(15 Ağustos) Perşembe sabah saat 4’de Durduran’ın evinin önünde duran arabasının altında bomba patladı. Kopan tekerlek HDP yetkililerinden Ali Süha’nın yatak odasının penceresine çarpıp bahçesine düştü. Can kaybı olmadı. YKP genel başkanı Durduran’ın arabası onarılamaycak derecede tahrip oldu, civardaki evlerin camlarından bazıları parçalandı.

Bilindiği gibi Ekim 1989’da da bomba patlatılmış ve Durduran’ın kullanımında olan bir araba ile komşuların arabaları ve sekiz ailenin evlerinin camları kırılmıştı.

Bu arada CTP merkez binası önüne konan bomba patlamamış, başka CTP’li ve bağımsız muhalefetten kişilerin de evleri önünde bombalar patlatılmıştı.

Bu bombalama olaylarının sorumluluğunu Kıbrıs Türk Halk Hareketi adlı bir örgüt yüklenmiş ve hedef olarak da hain dedikleri ile suçlu saydıkları kişileri seçtiklerini açıklamıştı. Son bildirisinde, bazı elemanlarının polis tarafından teşhis edildiğini ve onlarla ilişkiyi  kestiklerini iddia etmişti.

Ancak, polis bugüne kadar herhangi bir kişiyi teşhis ettiğini açıklamamış bulunuyor.

KTHH, yeni liderliği ile terör havası estirmeyi sürdüreceğini açıklamıştı.

Son günlerde yine bombalama olayları başlamıştır.

Durduran’ın evinin önünde bomba patladığı sırada Mağusa’da da Gümrük Müdürünün arabasında bomba patlatıldı ve evi hasar gördü.

Bu konuda YKP Genel Başkanı Durduran:

“Kıbrıs’ta andlaşma imzalanması olasılığının arttığı günümüzde, Kıbrıslı Türkleri sindirmek ve ileride Kıbrıs’a sahip çıkacak bir görüşle ortaya çıkmalarını engellemek için bir gizli örgüt kurulmuş görünüyor. T.C. Dışişleri Bakanı Safa Giray’ın Kıbrıs’ta bulunduğu sırada patlamanın yer alması, Kıbrıs’ta bir andlaşma niyeti belirten Türkiye yetkililerine de, bunun patlayıcı bir şey olacağı ihtarı yapılmış oluyor.

Ayrıca, Kıbrıs’ta bir andlaşma yapılması için çaba sarfeden yabancı devletlere ve BM’e andlaşmadan sonra ortaya çıkabilecek tehlikeler gösterilerek tehdit edildi.”

Konu ile ilgili Cumhuriyetçi Türk Partisi, Halk-Der ve BES birer bildiri yayımlayarak, olayın, Kıbrıs’ta andlaşma isteyenlere karşı yönelik olduğunu belirttiler ve olayı kınadılar.