TC YSK’sının kararları ve Türkiye’deki kolluk kuvvetleri terörü Kıbrıs’ta da kınandı

79

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP), Baraka Kültür Merkezi ve Barikat gazetesi, Türkiye’de Yüksek Seçim Kurulu’nun bazı parti ve adayları 18 Haziran seçimlerinden saf dışı etmesi ve sonrasında çıkan olaylarda polisin şiddet uygulamasını, İbrahim Oruç isimli kişinin öldürülmesini protesto için TC Lefkoşa Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yaptı, elçiliğe siyah çelenk bıraktı.

25 Nisan, Pazartesi günü Lefkoşa’da Kuğulu Park’ta toplanan parti temsilcileri ve Kıbrıs’ta okuyan bir grup öğrenci sloganlar eşliğinde TC Lefkoşa Büyükelçiliği önüne gelerek burada bir basın açıklaması yapmak istedi fakat burada polis barikatıyla karşılaştı, ardından basın açıklamasını okuyan grup, Elçiliğin duvarına siyah çelenk bırakarak bölgeden ayrıldı.

Grup adına YKP’den Fayka Paşa’nın okuduğu ortak açıklamada, Türkiye’de demokratik yollarla mücadeleye çalışan devrimci demokrat yapılara karşı her fırsatta operasyonlar düzenlendiği ve tutuklananların süren mahkemeler nedeniyle tutsak kaldığı belirtti ve YSK’nın aldığı kararın bir kısmından geri dönmesine rağmen haksızlıkların halen sürdüğü vurguladı.

Açıklamada emekçilere, sosyalistlere ve kendine demokrat diyenlere çağrıda bulunularak mücadele birliğiyle sorunların aşılacağı kaydedildi ve “Bu vesileyle Türkiye’de mücadele eden devrimci demokrat kesimlerle dayanışmamızı ilerletiyor, son olaylarda katledilen İbrahim Oruç arkadaşımızı anıyor, ailesine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz” denildi.

Bildirinin ardından Elçiliğin bahçe duvarına üzerinde İbrahim Oruç’un fotoğrafının bulunduğu siyah çelenk bırakıldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

Bugün burada toplanmamızın sebebi Türkiye’de mücadele veren devrimci demokrat kesimlere karşı Türkiye egemen çevrelerinin çok uzun bir süreden beridir uyguladıkları baskı ve şiddeti Kıbrıs’ta bulunan devrimci, demokratlar olarak protesto etmek ve kınamaktır.

Bu baskı ve şiddet bugünlerde yeni bir boyuta geçti. 18 Nisan da YSK’nin açıkladığı kararında Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu’nun desteklediği 7 aday, ÖDP parti olarak ve ESP’nin desteklediği bir adayın tamamen hukuk dışı bir kararla Türkiye’de Haziran’da düzenlenecek seçimlerden saf dışı edilmişti.

Hukuksuzluk o boyuttaydı ki, Türkiye’deki hemen her kesim bu olaylara tepki gösterdi. YSK’nın hukuksuzluğuna bazı gazeteler ‘YSK fıkrası’ diyerek tepki gösterdi. Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu’nun desteklediği adaylardan yasal değişiklik sonrası artık hiçbir makam tarafından verilmeyen belgeler istendi, ÖDP’den aday olan kadın adayların askerlik belgesi sunmaması gerekçe gösterildi… Bu süreçte eksik evrakı olan bazı adayların bunu tamamlamasına olanak tanındı, bazısına süre geçti dendi. YSK’nın 12 Eylül anayasasının bir kurumu olduğu, 12 anayasası ve onun kurumları olan YÖK, YSK ve benzerlerinin ortadan kaldırılmasının Türkiye’nin demokratikleşmesi için olmazsa olmazlarından olduğu bir kez daha hatırlandı…

YSK’nın aldığı son veto kararına karşı başlatılan halkın meşru protestolarına yapılan saldırılar sonucu Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde lise öğrenci olan 18 yaşındaki İbrahim Oruç katledilmiş, birçok kişi ciddi şekilde yaralanmıştır. Türkiye’nin birçok yerinde gösterilere polis vahşice saldırmış ve Türkiye’deki birçok devrimci, demokrat meşru eylem haklarını kullandıkları için sokak ortasında kıyasıya dövülmüş, sokaklar adeta birer gaz odasına dönüştürülmüştür.

Zaten Türkiye’de demokratik yollarla mücadeleyi yürütmeye çalışan devrimci, demokrat yapılara karşı her fırsatta çeşitli operasyonlar düzenlenmekte ve binlerce insan hapishanelere tutsak edilmektedir. Bu tutsaklıklar süren mahkemelerden dolayı yıllardır cezaevinde bekletilmektedirler…

Son YSK’nın aldığı kararın yanlışlığının bir kısmından dönülmesine rağmen haksızlıklar hala diz boyu devam etmektedir. ÖDP seçime katılamamaktadır, bağımsız adayları destekleyenler başta olmak üzere tüm devrimci demokratların etrafındaki baskı ve şiddet çemberi devam etmektedir.

Bizler bu olumsuzlukların önünde dünyanın neresinde olursa tüm emekçilerin, sosyalistlerin ve kendine demokratım diyen tüm insanların birlikte durarak mücadele birliğiyle aşılacağına inanmaktayız.

Bu vesile ile Türkiye’de mücadele eden devrimci, demokrat kesimlere dayanışmamızı iletiyor, son olaylarda katledilen İbrahim Oruç arkadaşımızı anıyor, ailesine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.