SU YAŞAMDIR, TİCARİ META DEĞİL!

165

baslik_ykp

YKP Lefkoşa Belediye Meclisi İzleme Komisyonu’nun yayınladığı açıklama şöyle:

Lefkoşa Belediyesi’nde daha iyi bir yönetimle bazı sorunlar çözülüyor gibi gözükse de aslında gerçek olan eski anlayışın daha iyi bir yönetimle devam ettiğidir.

YKP Lefkoşa Belediye Meclisi İzleme Komisyonu üyeleri Belediye Meclisi toplantılarını yakından takip etmeye devam etmektedirler.

Atılan olumlu adımların da olduğu gerçektir. Özellikle işçi-memur dengesinin düzenlenmesine yönelik zaten işçi statüsünde olan ancak memur statüsünde çalıştırılan 27 kişi için LTB Temizlik Şubesi’nde görevlendirme yapılması bu olumluluklardan biridir. Olumsuz yan ise aktif DP üyelerini de kapsayan bu karara Demokrat Parti Belediye Meclisi üyelerinin Belediye Meclisi toplantısında itiraz etmesiydi. DP Belediye Meclisi üyeleri işçi statüsünde olup daha fazla personelin memur statüsünde çalıştığı iddia etti ve tümünün görevlendirilinceye kadar işlemin durdurulmasını istedi. Doğru gibi gözüken bu kararın içinde aslında kendi üyelerinin de etkilendiği gerçeği girince, çok da etik olmayan durum ortaya çıkmıştır. DP’nin itirazı gerçekten doğru olmayan bir kararın uygulanmasına mı, yoksa kendi üyelerinin korunması mı yönelik olduğu bu nedenle tam anlamı ile anlaşılamamıştır.

2 Mayıs Perşembe günkü Belediye Meclisi toplantısında su dağıtımı konusundaki tartışmalardan ise kaygı duyduk. Suya erişim hakkının kamusal olduğuna değinilmeden, teknik bir sorundan bahseder gibi, su paralarının ödenmemesinden doğan sorunun, suların kesilmesi ve kontürlü sayaç uygulamasının yaygınlaştırılmaya çalışılması, sosyal devlet anlayışı ile kamusal haklarla uzaktan yakından ilgisi olmayan kararlarıdır.

Lefkoşa Belediyesini bir şirket mantığıyla yönetilmesini istersek; bedel ödemeyen ya da ödeyemeyen vatandaşların sularının kesilmesini doğal karşılanabilir çünkü suyu kesmezsek “şirket” yani belediye zarar edecektir. Ancak suyun yaşamın ana kaynağı olduğu, suyun halk sağlığı ile birebir ilişkisi olduğu, suya erişiminin evrensel bir insan hakkı olduğu gerçekleri ile yaklaşırsak suyun kesilemeyeceğini kabul etmemiz gerekir.

Tahsilatta yaşanan sorunlar için de alternatif yollar geliştirilebilir. Devlete olan başka borçlar için devlet ihalelerine katılmanın kısıtlandığı akla getirilse, vatandaşların belediyeye olan borçlarının tahsil edilmesinde benzer yolların pekâlâ mümkün olduğu anlaşılır.

Ayrıca, Türkiye’de Dikili belediyesi hane başı aylık önce 10 sonra 13 tona çıkardığı su bedeli için önce hiç bir bedel almamış, şimdi ise sembolik bir bedel almaktadır. Böylece hem su tasarrufu teşvik edilmekte, hem de işçilikten tasarruf edilmektedir. Bu hali ile insanca yaşam için her bireyin ihtiyacı kadar suyu ücretsiz kullanması sağlanırken, bunu ticari amaçla kullanan, 10 tonun üzerinde su tüketenler de bedelini normal tarifenin üzerinden bir bedel ödeyerek elde edebilmektedir.

Bu kamusal çıkar gözeten, şirket mantığından uzak bir yaklaşımdır.

Diğer bir şirket mantığı ise ön ödemeli (kontörlü) sayaçlardır ki bunlar suyun özelleştirmeye hazırlanmasının en önemli ön adımlarından biridir. Bu konuda geçen hafta Lefkoşa Belediyesinde bir adım daha atıldı.

Karar birden fazla sorunu içinde barındırmaktadır. Belediye Meclisinde geçen hafta 700 kusur olan mevcut ön ödemeli (kontörlü) su sayaçlarına 500 adet daha eklenmesi kararı alındı. Bu alım hem ihalesiz olacak, hem de hangi marka olacağı şimdiden belirlenmiş durumdadır. 400 kusurunun aktif olduğu bilgisinin verildiği Belediye Meclisi toplantısında, aktiflerden daha fazla ön ödemeli (kontörlü) sayaç alınması için bu şekilde karar üretilmesi, belediyenin karar almada eski usulleri kullanmaya devam ettiğinin işaretidir. Ayrıca, kararda şeffaflık ve hesap verilebilirlik için, hangi bütçe kaleminden ödeme yapılacağı da yazılması gerekirdi, yazılmadı. Belediyeler Yasa’sının 117. Maddesi 2. Fıkrası “bütçe dışında harcama, sorumlulara ödetilir ve ayrıca ilgililer hakkında yasal soruşturma başlatılır” demektedir. Bu uygulamanın bütçe çerçevesinde olup olmadığının takibinin yapılabilmesi için karara hangi bütçe kaleminden olduğu da bu nedenle yazılması gerekir, yazılmadığından bu yönü ile de sorunludur.

Gerekçesi ne olursa olsun, firma ismi verilerek alıma gidilmesi de hem haksız rekabet, hem de tekel yaratması açısından da sorunludur. Ayrıca bu ihalesiz alımdan dolayı Lefkoşa halkının zarar görebilme ihtimali vardır. Bu nedenle ihalesiz, mevcutlarla kıyaslandığında büyük bir alım olan böylesi bir işlem yanlıştır.

Genel mantık içinde kontörlü ya da ön ödemeli sayaç ile ilk olarak halk, hizmet garantisi almaksızın belediyeye ve belediyelerin anlaşmalı olduğu şirketlere ödeme garantisi vermiş oluyor.

TC elçisi Halil İbrahim Akça temizlik, su, atık su ve ulaştırma gibi hizmetlerin dünya geneli belediyelerce artık direk belediye çalışanları tarafından değil, bunun yerine “out source” denilen özel sektörce dışarıdan karşılandığını geçen hafta bir konferansta söylemişti.

Bununla beraber okunduğunda yani su dağıtımının özel sektöre devredilmesi ile ön ödemeli (kontörlü) sayaçların yaygınlaşmasının, yani suyu almadan suyun parasının ödenmesinin, yani suyun metalaştırılması ve şirket mantığı ile piyasalaştırılmasının yaratacağı sorunları şimdiden öngörmek çok da zor değildir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde özele devredilen hiçbir alanda hizmetlerinin ucuz ve kaliteli alınmadığı da göz önüne alındığında, aslında ne kadar büyük bir sorunla karşı karşıya olduğumuz rahatlıkla anlaşılabilir.

YKP, suyun yaşam kaynağı olduğunun altını çizer.

YKP, suyun piyasalaştırılmasının, metalaştırılmasının, şirket mantığı ile yönetilmesinin kabul edilmeyeceği, bunun için dünyanın başka yerlerinde, Bolivya, İtalya, Güney Afrika, Türkiye ve benzeri yerlerdeki ön ödemeli (kontörlü) sayaçlara, suyun özelleştirilmesine karşı verilen mücadele deneyimleri üzerinden bir mücadelenin Kıbrıs’ta da verilmesi için diğer kitle örgütleri ile mücadeleyi büyütmekte kararlı olduğunu vurgular.