Siyasiler önde yalnız geride daha sorumlular var – Alpay Durduran

87

durduran2Siyasi farklılıklar açıklamalarla hep göz önüne serilidir. Ancak başta müsteşarlar olmak üzere siyasi partilerin mecliste olanlarına ve hükümete katılanlarına siyasi görüşleri için yardımcı olmak üzere görevlendirilmiş birkaç yüz memur çalışır. Onlar milletvekillerine siyasi görüşlerini gerçekleştirmek için seçenekler hazırlamak, istedikleri bilgileri vermek, araştırma isteklerine yardımcı olmak ve öneriler yapmalarında mesleki yardım vermek ile görevlidirler. Bunları yasalarla düzenlemek için de nasıl yapmaları gerektiğini bildirmek yükümlüğünü taşırlar. Ne yazık ki bu görev anayasanın ruhunda vardır, Avrupa Konseyinin direktiflerinde vardır ve AB kurallarında bulunur.

Bir de üst kademe yöneticilerin asli görevlerindendir ki gelecek için seçenekler hazırlayıp hazırda bekletirler.

Ne yazık ki bunları yapmazlar ve görev tanımlarına girdiği genel ifadelerle konmuş olsa da görevlerini yapmazlar.

O nedenledir ki siyasilerden başka kimsenin sorumluluğu olmadığını sanan halk hep yalnızca siyasileri suçlar.

Böyle idare totaliter rejimlerde olur. Demokrasilerde yasalarda verilen yetkiler vardır ve böyle yetkileri yetkiyi alan memur uygulamaya memur edilmiştir. Kimse onlardan bu yetkiyi alamaz. Totaliter rejimde yasaların üstünde bir diktatör bulunur ve onun emri ile her an yetki verilir ve alınır. Onun için yetki karmaşası görülür, demokraside demokrasinin ruhuna uygun işleme becerilirse çok sayıda yasal yetkili memurların iktidarın gizli kapaklı işlerine direnme hakkı ve zorunluğu nedeniyle partizanlık peşindekilerin kararları açığa çıkar ve yolsuzluklar yakalanır.

Bir örnek vereyim. Maden ocağında nasıl çalışma yapılacağı yasayla belirlenirken tüm maden ocağı çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler partili veya parti destekçisi olmayacağı için oldukça standart kurallar konur. Bu kurallara uyulup uyulmadığını polis, savcılık, müfettişler, teftiş kurulları ve muhalefet partileri denetlerler. Onun için birine hatır yapılırsa diğer görevli onu açığa çıkarır.

Konu yargıya taşınırsa gözlerimizin önünde cereyan eden olaylarla görüyoruz ki yargıda paralel devlet eli bile ortaya çıkar ve hesaplar sokağa dökülür.

Erdoğan hükümeti onun için demokrasiye ters şekilde yargıyı ve savcıları görevlileri baskı altına alıp saklamaya çalışır. Bir emirle her şeyi gizlemeye gücü yetmez.

Görevli atamak için aşırı yetkiler elde etmeye çalışmaları gözümüzün önündedir.

Bunları iyice hatırlayıp yasal yetkililerin yetkilerini kullanmalarına engel olanların demokratik işleyişi bozmaya çalıştığını tespit etmeli bunu yapanlarına halkı mahvedecek bir nifak içine girdiğini düşünmeliyiz.

Halk olarak çeşitli siyasi görüşteki memurların yasal yetkilerini savunmalı ve asla siyasi iktidar kendine yakın ve benze siyasi görüşte olmazsa işler iyi gitmez gibi bir hataya düşmemeliyiz.

Siyasi partilerin muhalif memurlar bizi çalıştırmıyorlar, sabote ediyorlar gibi sızlanmalarına kanmamalıyız.

Hükümet politikalarını hangi siyasi görüşte olursa olsun memurlar uygulamakla görevlidirler ve kaçınamazlar. Görevini iktidarı zora sokmak için savsaklayan hemen yakalanır. Görevini savsaklayanı yakalayamayan bir iktidar yolsuzu da yakalayamaz. Kim ki görevimizi baltalayan var der o başarısızlığını ilan etmiş olur.

Görevin başarılı olarak yapıldığını denetleyemeyip başarıyı saptayamazsa terfi, taltif ve diğer usulleri kafadan yapıyor demektir. Onun için en kısa zamanda ondan kurtulmak gerekir.

Yargının yolsuzluklar zamanında korunması, savcıların korkmadan görevlerini yapması ve başarılı çalışması temel gerekliliktir. Bunlar için tek önlem alınmaması siyasi partizanlıklar yanında mafyaların da egemen olmasını getirir.

Polis güvenliği sağlamalı ve halk da güvenliğin sağlandığından emin olmalıdır. Yolsuzluklar halkın korkmadan şikâyet etmesine ve tanıkların korkmadan ifade vermesine bağlıdır.

Güvenliğin sağlandığına emin değilsek ve tanık koruma önlemleri diye önlemler bulunduğunu duymuyorsak ne yapsak boşunadır.

Yeni bir parti seçilirse ilk ağızdan bunlarla ilgili açıklamalarını duymalıyız. Yolsuzlukla mücadele edeceğiz diyen ve hesap sormaktan bahseden yeni iktidar hızla bu gibi önlemleri almaya başladığını göstermelidir. Yoksa yeni bir sayfa açılmamıştır. İnanmayın.

Bu yazıyı okuyun ve düşünün. Göreceksiniz ki yüzlerce üst kademe yöneticisi devreye girmiş olur ve yasal olan bir yığın önlem için düzenleme başlar. Kaçamak yapanlar için yüzlerce göz iş başına geçer.

Ölüm tehditleri alırdım diye bir muhaceret müdürü emekliye ayrıldı. Ona kimdi bunlar diye soran çıkmadı. Muhaceret müdürüne ölüm tahdidi yapanlar varsa muhaceret müdürlerinin nasıl korunacağını kimse düşünüp de emirler vermedi. Korkan kaçsın mı korkan rüşvet mi alsın?