Siyaseti kümelerle inceleme – Alpay Durduran

93

durduran2Sırbistan’da baraja tabi olan ve olmayan (azınlık partileri) iki cins parti seçime katıldı. Baraja tabi olanlardan dört parti meclise girdi. Birincisi %48,34 oranında oy aldı. Diğerleri %5 üzerinde oy aldı. Sırasıyla 13,51, %6,04, %5,71 oy aldılar.

%5 oy barajına tabi olmayan azınlık partilerinden üç parti sırasıyla %0,95, %2,11, 0,68 oy aldı ve meclise girdi.

Ayrıca 12 siyasi oluşum %5’lik barajı aşamadı.

Buna göre, 250 sandalyeli parlamentoda SNS 158, SPS 44, DS 19, NDS 18, SDA 3, SVM 6 ve PDD 2 milletvekili bulunduracak.

Görülüyor ki Sırbistan’da azınlıklara oy oranlarının çok üstünde temsil hakkı tanındı. Bizde ise etnik kökene göre parti kurmak bile yasaktır ve aklımızca bunu suç sayarız. Sırbistan ise azınlıklara temsil hakkını vermek için onlara barajı sıfırladı. Türkiye gibi azınlıkların temsil edilmemesi için özel baraj uydurmadı.

Meclis 250 sandalyelidir. Yani birinci parti %48,34 oranında oy aldı ama meclise 158/250, %63,2 temsil hakkı kazandı. Çünkü barajdan dolayı ve seçim sonunu hesaplama usulü avanta kazandı.

Baraja tabi olan diğer siyasi partilerin oyları %5’in altında kalınca oyları işe yaramadı.

Baraj bizde de var ve partiler sadece baraj olduğu için geçer mi geçmez mi diye değerlendirilir ve yeni partiler büyük bir tantana ile işe başlamazlarsa şansları yoktur.

Baraj söz konusu olunca sol bölük pörçük birleşsinler diye bastıranların sayısı artar.

Bu açıdan da bakınca Sırbistan’da da solun birleşmediği görülür.

Parti sayısı da göz önüne alınınca orada da çok fazla parti var. Herhalde birleşin diye bastıranlar da var. Ancak başaramayacaklarını söyleyebiliriz. Seçimli ülkelerde parti sayısı bir kaça inmiş tek bir ülke yok. Yalnız Afrika’da yasayla üç parti tanımlayan devlet de var. Onun için nereye bakacağımızı düşünüp ona göre örnek alıp inceleyebiliriz.

ABD’de sola benzeyen Demokrat parti, sağcı Cumhuriyetçi partiden daha örgütlüdür. Yani sol örgütlü değil de sağ örgütlüdür iddiamız da geçersizdir.

Bir ekleme yapmak gerekirse Sırbistan’ı bekleyeceğiz. Bakalım hükümeti nasıl kuracaklar. Biz sanırız ki çoğunluğu alanın hükümetin tümünü aldığı bir piyango oyunu gibi olmak zorundadır, değildir. Koalisyonun da yalnız çoğunluk oyunun alınmaması halinde yapıldığına inanırız. Hatta kurallar oluşturduk. Eminiz ki iki yakın parti koalisyon kurar. Zıt partiler kurmazlar. Ayıptır, iddiasındayız. Yanılırız. Öyle ülkeler var ki seçimin sonucu alınınca partilerin arzusuna göre temsil oranlarına bakılarak hükümete girebilirler.

Göreceğiz bakalım azınlıkları da hükümete alacak formüller arayacaklar mı?

Koalisyon için zıt partilerin daha ilkeli programlar yaptıkları iddiasıyla hareket edenlere göre zıtların koalisyon kurmaları daha sağlıklıdır. Çünkü yakın olanlar ortaklarının oylarını tırtıklamaya çalışıp koalisyonu zora sokarlar.

Bu gibi değerlendirmelere arazi incelemesi ile karar vermek doğru olur. Ancak Kıbrıs için UBP asla ama DP olur gibi değerlendirme komik duruyor.

Başkanlık rejiminde bakan bizimki gibi değildir. Onlar başkanın sekreterleridir derler çünkü başkan seçer başkan seçip yollatır. Ama parlamenter rejimde hükümet meclise karşı tek başına sorumludur ve başbakan tarafından temsil edilir. Bunun anlamı başbakanın bilmediği hiçbir şey olamaz. Meclis istediğini çağırıp sorgular ama başbakan her şeyin sorumlusu olarak her konuda hesaba çekilir. Başbakan öyle bir sistem kurdurmalı ve öyle bir yönetim koordinatörü olmalıdır ki ne olursa olsun nihai sorumluluk onda kalsın ve hesabını versin. Koalisyon var diye ortağımız uygunsuz davranıyor deme hakkına sahip değildir. Onun için bakanlar kurulu toplandığında tüm işleri koordine edecek kadar bilgi sahibi olmak zorunda olan bir kişi olarak başbakan tüm işleri sorgulamakla görevlidir. Onun içindir ki başbakan bakanlar kurulu odasında oturur ve günlük işine müsteşarlarla toplantılarla başlar, bilgi alır ve toplantı yapılacaksa toplanırlar, yapılmayacaksa ilgili gördüklerini çağırıp dinler.

Yoksa ortak ve koordine çalışma olmaz ve devlet sürprizlerle sallanır. Güney’de olan Mari faciası devletin işlerinin koordinasyonundaki sakatlık yüzünden ortaya çıktı. Oraya depoladıkları parlayıcı ve patlayıcı maddeleri takip edemediler ve önlem alma zamanını geçirdiler.

Bankaları denetlemekte de zafiyetin ortaya çıktığını ve mali bir dengesizliğin büyüdüğünü izlemediler ve mali çöküşü yaşıyorlar.

Esas olan yönetimin tekliği ve işlerin en üstten koordinasyonunun büyük önemi anlaşılmazsa böyle facialar yaşanır. Bunlara çözüm getirmeyi düşünemeyenler barajlarla, ülkenin bütünlüğü ile ilgili endişeler duyarlar. Tüm ilgili unsurları göz önüne alamayacak kadar işin dışında olanların görüşlerine kapılıp barajlar düşünürler, tehlikeli siyasetler keşfederler ve parti yasakları koyarlar. Derneklere siyaset yasağı getiriler, parti değiştirmeyi yasaklamaya çalışırlar ve yetki vermekten korktukları mebusların parti militanı gibi olmalarını isterler.

Sonra da partilerde başkan saltanatından bahsederler. Delege usulü kalksın sultanlık da kalkar sanırlar. Hâlbuki Türkiye’de önseçim getirilerek adayları saptamayı başkanın elinden aldıklarını da, dar bölge çoğunluk seçim sistemini de, nisbi temsilin milli bakiyeli usulünü de denediler ama bir yarar görmediler.

Başkanın listesini aynen uygulamayı başkana güvenin gereği sayan “o başkandır şans verelim” diye oy kullanana ne yapsanız çare yoktur.

Uzatmayalım; Sırbistan örneğini de izleyelim.

Meraklısına seçim sonuçlarını daha ayrıntılı vereyin.

“(SNS) oyların yüzde 48,34’ünü alarak seçimlerden zaferle ayrıldı.

SNS’i, yüzde 13,51 oy alan Başbakan İvitsa Daçiç önderliğindeki Sırbistan Sosyalist Partisi (SPS), yüzde 6,04 oy alan Demokrat Parti (DS) ve yüzde 5,71 oy alan eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’in kurduğu Yeni Demokrat Parti (NDS) takip etti.

Öte yandan, yüzde 5’lik seçim barajından muaf olan azınlık partileri arasından Boşnak lider Suleyman Uglyanin önderliğindeki Sancak Demokratik Eylem Partisi (SDA Sancak) yüzde 0,95, İştvan Pastor liderliğindeki Voyvodina Macarlar Birliği (SVM) yüzde 2,11 ve ülkedeki Arnavutlar’ı temsil eden Riza Halimi liderliğindeki Demokratik Eylem İçin Partisi (PDD) yüzde 0,68 oy alarak, Sırbistan Meclisi’ne girmeyi başardı.

Ülkedeki 12 siyasi oluşum ise yüzde 5’lik seçim barajının altında kaldı.”

Buna göre, 250 sandalyeli parlamentoda SNS 158, SPS 44, DS 19, NDS 18, SDA 3, SVM 6 ve PDD 2 milletvekili bulunduracak.