Sayıştay raporunu nasıl okumalı?

274

Murat KanatlıYKP’nin Lefkoşa Belediye Meclisi üyesi Murat Kanatlı, sosyal medyadaki paylaşımı ile Sayıştay raporuna dair görüşlerini açıkladı. Bunun yanında konuya dair çeşitli basın yayın kuruluşlarına da açıklamalar yaptı. Değerlendirmeler şöyle

“Sayıştay raporu konusunda, kesinleşmeden detaylar açıklanmasın denmesine rağmen, ortalıkta, içeriğe dair bir sürü konu dolaşmakta. İçerik yok ama istifa etsinler çağrısı var… ama kim? Hala daha fotoğrafın büyüğünü görmemekte ısrarı anlamak mümkün değil… Örnek verelim, Sayıştay diyor ki ‘2008-2011 arasında durak kirası, prizmatik tabela, billboard kiralamalarından 771,046 TL gelir elde edildi. Bunun yıllık 30 bin TL kiralanmasını anlamak mümkün değil’… hem de bu durakların değiştirilmesini değiştirilecek bir durum yokken… Ama bundan sonrası daha önemli, Sayıştay diyor ki, Remon reklam şirketine usulüne uygun alınmış herhangi bir ihale verilme kararı yok, Belediye Meclisi Kararı 109/2010, ilgili Şube incelesin kararıdır, bu ihale için Remon tarafından verilen detaylar incelenip, daha sonra karara dönmedi. Buna rağmen Belediye Başkanı 10 yıllık sözleşme imzaladı. Ama bundan sonrası daha ilginç… Sözleşme imzalanmasından sonra 2 Mart 2011 tarihinde İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı İlkay Kamil konuyu İrsen Küçük’ün başında olduğu bakanlar kuruluna getiriyor ve K-402-2011 karar ile Bakanlar Kurulu, yıllık yaklaşık 240 bin TL reklam geliri olan Belediyenin bu alandaki işlerini 8 yıllığına, yıllığı 30 bin TL Remon Reklam Hizmetlerine veriyorlar… yani yıllık 210 bin TL zararına UBP’nin de başında bulunan İrsen Küçük’ün başbakan olduğu hükümet sözleşeme yapılmasını onaylıyor, hem de bu konuda Belediye Meclisinin karar almamasına rağmen! Bu durumda fiyat artışları ve reklam hacminin de büyüdüğü düşüldüğünde, Sayıştay’ın tespitine göre 2011’den bugüne Lefkoşa Belediyesin kaybı en az 1 milyon TL! Zarara sokan? Dönemin hükümeti! Kadri Fellahoğlu, bu konuda girişim başlattı, konu mahkemeye gitti, mahkeme yürütmeyi durdurdu, Belediye bu reklam durak ve panoları ile ilgili hiçbir işlem yapamıyor, bekliyor… K-402-2011 kararı geçtiğinde Hüseyin Özgürgün, Ersan Saner, Sunat Atun, Türkay Tokel, Ahmet Kaşif, Ersin Tatar, Nazım Çavuşoğlu, Zorlu Töre bakan koltuğunda oturmaktaydı… İsim konuşacaksak, sanırım burdan başlamak en iyisi olacak… Ayrıca soralım, bugünkü hükümet bu usulsüz alınan ve belediyeyi zarara sokan K-402-2011 numaralı bakanlar kurulu kararını iptal etmeyi düşünecek mi? Konuşacaklarımızı buralardan konuşmaya başlarsak belki bir yere gidebiliriz”

 

Konuşulanlar yapılanın yanında devede kulak

Abbas Elmas – Yeni Bakış Gazetesi

Yeni Kıbrıs Partisi Örgütlenme Sekreteri ve Lefkoşa Türk Belediyesi Meclis Üyesi Murat Kanatlı, Lefkoşa Türk Belediyesi’yle ilgili basına sızan taslak Sayıştaylık Raporu’yla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kanatlı, raporun detaylı incelenmesi gerektiğine işaret ederek, basına “9 buçuk milyon” ve “5 milyon” olmak üzere iki rakamın yansıdığını belirterek, daha önce hazırlanan raporla birlikte bu meblağın 18 milyon TL’ye ulaştığını söyledi.

“Esas borç 180 milyon”

Murat Kanatlı, belediyenin toplam borcunun 180 milyon civarında olduğunu ve Sayıştaylık Raporu’nda belirtilenin bu miktarın sadece yüzde 10’u olduğunu kaydetti.

“Raporda sosyal güvenlik kurumlarına yatırım yok”

Kanatlı, “Bu geriye kalan borcun 10’da 9’u nerde?” diye sorarak, rapora böyle yaklaşılması gerektiğini vurguladı. LTB’de birtakım usulsüzlükler yapıldığına ve bunlar yapılırken de bir şekilde para harcandığına dikkat çeken Kanatlı, Sayıştaylık Raporu’nda sosyal güvenlik kurumlarına neden yatırım yapılmadığıyla ilgili hiçbir açıklama yer almadığını ve suç istida edilmediğini söyledi.

“Sosyal Sigortalar’a 90 milyon borç var”

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin şu anda Sosyal Sigortalar Kurumu ve İhtiyat Sandığı’na  90 milyon civarında bir borcu olduğunu belirten Kanatlı, bu 90 milyonluk borcun nasıl oluştuğuna dair hiçbir açıklamanın raporda yer almadığını  ifade etti. Kanatlı, Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı’na olan 90 milyon TL’lik borçla ilgili belediyenin bir kez daha borçlanması gerektiğine dikkat çekerek, bu borcun bir kez daha Lefkoşa halkının vergileriyle ödeneceğini kaydetti.

“Kimse elini taşın altına koymak istemiyor”

Bunlarla ilgili birinin mutlaka sorumluluk alması gerektiğine dikkat çeken Murat Kanatlı, Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’yla anlaşamadıkları noktalardan birinin bu olduğunu söyledi. Kanatlı, bu 90 milyon TL’lik borçla ilgili kimsenin elini taşın altına koymak istemediğini de sözlerine ekledi.

Kanatlı, Sayıştaylığın 2012’de LTB’ye finans şirketlerinden borçlanma  yapamayacağı yönünde uyarılar yapmasına rağmen yine de finans şirketlerinden borç alındığını kaydetti.

Bu yaşananları  “usulsüzlük” olarak nitelendiren Kanatlı, Kadri Fellahoğlu döneminde de Mehmet Çangar’ın finans şirketine olan faiz borçlarının ve kur farklarının ödenmesi için bankalardan borçlanıldığına ve borcun borçla kapatıldığına dikkat çekerek, bu yolla yasadışı olan borçlanmaların üstünün örtüldüğünü kaydetti.

“Devede kulak”

Sayıştaylık Raporu’nun sadece basına sızan kısımlarıyla değil, kapsamlı olarak incelenmesi gerektiğine de değinen Kanatlı, gazetelerde bahsedildiği gibi borcun “9 Milyon TL” ya da “5 Milyon TL” olmadığını söyledi. LTB’de 180 milyon TL’lik kayıp bir paradan bahsedilmesi gerektiğini belirten Kanatlı, “Konuşulanlar yapılanın yanında devede kulak kalır” yorumunda bulundu.

LTB’de yaşananların basit bir rakamlar “tartışması” olmadığına da dikkat çeken Kanatlı, usulüne uygun yapılan  ihalelere de bakıldığında bunların yüzde 40’ının sadece bir firmaya verildiğinin görüldüğünü söyledi. Kanatlı, bu durumun da şaibeli olarak görüleceğine dikkat çekti. Sayıştaylık Raporu’nda bu duruma dair hiçbir açıklama yapılmadığını ifade eden Kanatlı, basının ve diğer kurumların bu noktalar üzerinde de durarak iyi araştırma yapması gerektiğini belirtti. Raporun tamamı ortaya çıktığında toplumun büyük bir şok yaşayacağını vurgulayan Kanatlı, belediyenin geçmiş dönemde temizlik için özel sektöre para ödediğini ve söz konusu firmanın da askeri birlik  temizliği, askere bot satın alımı gibi absürt harcamalar gösterdiğini ve bunların da raporda yer aldığını kaydetti.

“Bulutoğluları dönemi iyi incelenmeli”

Cemal Bulutoğluları’na bugüne kadar hiçbir şey yapılmamasının nedeninin herkesle iyi geçinmesinden kaynaklandığını belirten Kanatlı, Bulutoğluları’nın 44 spor kulübüne yardım yapıp bunların taraftarlarını yanına aldığı için kamuoyu yarattığını kaydetti. Kanatlı, Bulutoğluları döneminin incelikle irdelenmesi gerektiğini de belirtti. Lefkoşa Türk Belediyesi’nin bugüne kadar çok Belediye Başkanı gördüğüne ancak,  Belediye Tüzüğü’nün yenilenmediğine dikkat çeken Kanatlı, Cemal Bulutoğluları’nın göreve geldiğinde bulduğu yasal mevzuatta istediği gibi at koşturduğunu ve “oynadığını” kaydetti.  Lefkoşa Türk Belediyesi’nde şu anda da bu yasal mevzuatların ve eksikliklerin düzeltilmemesi durumunda ikinci bir Bulutoğluları vakasına kapı açıldığını aktaran Kanatlı, yaşanan olayları bir döneme sığdırmanın doğru olmadığını, bunun geçmişten günümüze yaşanan yanlışlıklardan kaynaklandığını ifade etti.

“Savcılık derhal soruşturma başlatmalı”

Kanatlı, bundan sonraki süreçte de yapanın yanına kalmaması için Savcılığın gerekli soruşturmaları derhal başlatması gerektiğine değinerek, doğru davalar açılmadığı sürece halkın beklentisinin karşılanmayacağını kaydetti. Savcılığın yapacağı soruşturma ve ardından gelecek yargılama süreci sonucunda suçluların belki yıllarca hapis cezasına çarptırılacağını belirten Kanatlı, belediyenin ve Lefkoşa halkının zararının da bir şekilde tazmin edilmesi gerektiğini söyledi. Kanatlı, bunun sadece savcılığın soruşturmasıyla olmayacağını ve bu noktada, Belediye’nin halkın zararını geri alabilmek için hukuk davaları açması gerektiğini söyledi.

“Naylon faturalar var”

Lefkoşa Türk Belediyesi içinde Sayıştaylık Raporu’nun henüz tartışılmaya başlanmadığına, şu an raporların incelenme aşamasında olduğuna dikkat çeken Kanatlı, ilk incelemelere göre raporda dikkat çeken yolsuzlukların tespit edildiğini söyledi. Kanatlı, incelemelerde naylon fatura kullanımına rastlandığını ve dişçi kliniği olarak açılan bir firmaya temizlik işleri için para ödendiğinin ortaya çıktığını kaydetti. Kanatlı, raporda belirtilen şirketlerin birçoğu incelendiğinde ise şirketlerin Cemal Bulutoğluları’nın çalışanlarından oluştuğunun anlaşıldığına dikkat çekerek, tüm bunların titizlikle ele alınması ve araştırılması gerektiğini kaydetti. Kanatlı, raporda olamayan normal ihalelerin dahi incelenmesi gerektiğini belirterek, usulüne göre verilen ihalelerin dikkatli bakıldığı zaman hep aynı kişilere verildiğini söyledi.

http://www.yenibakisgazetesi.com/2412-Konusulanlar-yapilanin-yaninda-devede-kulak.html

 

Kanatlı: Yargı süreci başlamalı

Pelin Yükselay DAL – Diyalog Gazetesi

LTB Meclis üyesi Murat Kanatlı, Sayıştay Başkanlığı’nın 2008-2011 yıllarına ait LTB Taslak Denetim Raporu’nu Diyalog’a değerlendirdi. Kanatlı, raporun Belediye Eski Başkanı Cemal Bulutoğluları’nın tüm dönemini kapsamadığını belirterek, ortada 44 kişi veya şirket olduğunu, bunların araştırılması gerektiğini vurguladı. Kanatlı, yargı sürecinin başlaması gerektiğinin de altını çizdi.

Kanatlı, 50 küsur Milyonluk bir rakamın da ihalesiz yapılan işlere harcandığını gördüklerini belirtti. “Bugün itibari ile belediyenin 180 Milyon borcu vardır” diyen Kanatlı, ortaya çıkan rakamların oldukça önemli olduğunun altını çizdi.

Kanatlı, raporda ilk gözlerine çarpanın 90 Milyonluk Sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borcu olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti, “90 Milyonluk Sosyal sigorta ve İhtiyat Sandığı borcu ödenmedi. Sosyal güvenlik kurumunun yasasına bakarsanız, bu açıkça bir suçtur ve siz herhangi bir birey olarak bu suçu işlediğinizde, cezası vardır, size hemen yaptırım uygulanır. Maalesef belediyelere bu uygulanmıyor. Bu 90 Milyonluk borcun birikmesi sürecinde hem Bakanlar Kurulu’nun hem de belediye başkanın ciddi sorumlulukları vardır. Biz bu noktada başkanla ilk baştan beri, aynı fikirde değildik. Bu süreç mahkemeyi gerektiren bir süreçtir ve öncesinde açılması gerekiyordu.”

 

“İlişkiler ortaya çıkmalı”

Konuyla ilgili basın yayın kuruluşlarına da büyük görevler düştüğünün altını çizen Kanatlı, şunları kaydetti: “Görüyoruz ki müteahhitlik hizmetleri ve temizlik hizmetleri kalemi içerisinde, bir işin yüzde 40’ından fazlası ihaleli olarak tek bir kuruma verildi. Bu yasal olarak bir suç ihtiva etmeyebilir ancak ortada bir sorunun olduğunu gösteren bir noktadır. Ortada bir ilişki vardır. Bu ilişki çerçevesinde bu ihaleler verildi. Korkunç derecede paralar harcandı. Bu ilişkilerin ortaya çıkması gerekir.”

 

“Yasalar çağdaş hale getirilmeli”

Kanatlı,  Bulutoğluları’nın belediye başkanı seçildiği zaman, karşısında, eksik ve iyileştirilmemiş yasalar bulduğuna dikkat çekerek, bu durumun, Bulutoğluları’ndan önceki başkanların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Kanatlı, konuyla ilgili şöyle devam etti: “İdareler yasal mevzuatlarla kurulur ve kurgulanırlar. Kötü idareciler bu yapıların başına gelebilir. Kötü idarecilere karşı yasal mevzuatı düzenlemek, iyileştirmek ve bunu çalıştırmak öncelikle önceki dönemlere de aittir. Yani Bulutoğluları, bir yasal mevzuat buldu, bir ihale tüzüğü buldu, mali işler tüzüğü buldu. Bulduğu bu tüzüğün eksik ve zaaflarını bırakan önceki belediye başkanlarıdır. Bu yasal mevzuatı iyileştirmeyerek bu zemini hazırladılar. Şimdi şu an bizim ev ödevimiz, eksik yasal düzenlemeleri değiştirerek, çağdaş bir hale getirmektir.”

 

“Hukuk süreci bizi bekliyor”

Kanatlı, raporun tamamımın açıklanmasının ardından yaşanacak süreci de şu şekilde anlattı: “Öncelikle süreci üçe bölmemiz gerekiyor. Bir tanesi hemen tespit edilebilecek, isim vererek, haklarında usulsüzlük yaptıkları söylenen belediye personeli var. Başkanın bunlara yönelik yaptırımları olacak. İkincisi, döneme dair 33 Belediye Meclisi üyesine zimmet getirildi. Kendileri gidip bu parayı ödeyebilirler. Ödemezlerse haklarında dava açılacak ve yargı sürecine gidilecek. Üçüncü ve en önemli kısım ise Hukuk Dairesine havale edilen konular. Bununla ilgili olarak Hukuk Dairesi yalnızca yasal bir tartışma yapacak. Bu paranın geri alınması için, Belediyenin paralel davalar açması gerekiyor ve hukuk süreci bizi bekliyor.”

http://www.diyaloggazetesi.com/kibris/boyle-olmaz-h27189.html