SARDANA DANSINA ALIŞMALIYIZ / Alpay Durduran

89

Kırk yıldır diyeyim siz çok daha fazla deyin. İnsanlar bir meydanda toplanıp bir ağır dansı beraberce yapıyorlar. Çoğunluk yaşlı ama yaşlı olmak dansa katılmak için bir önşart değil. İsteyen katılır. Ben de bazı gençlerin araya sıkıştığını bazılarının da ayrı bir halka oluşturduğunu gördüm.

Halka dedim ya! Evet insanlar el ele tutuşarak halka oluşturuyorlar. Dans öyle başlıyor ve giderek halkaya katılanların artması ile halka genişliyor. Tempo çok yavaş. Onun için gençler fazla dayanamıyor. Ya ayrı bir halka oluşturup ayrı bir tempo tutturuyorlar ya da halkaya katılıp ayrı bir hızla yerinde sayarak varmaya çalışıyorlar. Oldukları yerde daha hızlı sıçrayıp ayrı bir şey olarak hemen fark edilecek şekilde dans ediyorlar.

Müzik önce canlı gibi görünüyor ama arkasından monoton ve yavaş devam ediyor. Ağır bir tempo ile onlarca yaşlı cansız adımlarla sallanıp duruyor ve sanki yerlerinden kımıldamıyorlar. Yarım saat sonra bile önümüzden ayrılmıyorlar.

Orkestra ilginç. Baş alet zurna. Bazı zurnaların zırt deliklerine kadar klarnetlerin kolları gibi kollar takılmış ama gene de zurna işte. Daha da delik yani nota olabilsin diye klarnetin ağızlığı da sökülmüş ve onun yerine zurna dili eklenmiş. Bir iki deplek ve bir bateri ile orkestra oluşturulmuş. İnsan sesi yok. Orkestra enstrümantal.

Yüzlerce yaşlı hafif bir müzikle dalgana dalgalana dans ediyor. Biri gelip izin istiyor ve araya katılıyor. Onu görenler tanıdıklarını belli ediyorlar. Geçen yıl da burada idiler der gibi idiler.

Bunun adı Sardana. Katalunya iç savaşta faşistlere ezildikten sonra Franko egemen olmuş. Ona bir şey demek zor. Bir Cuma birileri toplanıp bu garip müziğin eşliğinde bir dans başlatmış. İstediğiniz kadar bu nasıl dans deyin, böyle dans olmaz deyin. İnsanlar bıkmadan usanmadan bu hafifi müziğin eşliğinde bu hafif dansı yapıyorlar. Franko’ya insanlar delirdi, her Cuma toplanıp manasız bir dansı icra ediyorlar dedikleri olmuştur. Onu protesto etmenin bir yolu olarak ısrarla her Cuma bir araya gelip bu garip dansı yapıyorlar demişlerdir. O da bıkarlar demiştir. Çünkü biri çıkıp da ona ver yansın etmiyor. Sadece bir enstrümantal müzik ama onun da canı yok.

Şimdiki festivalde Sardana oynanırken yalnız olmuyor. Ona ek olarak Kastilya’ya ve İspanya’ya bol bol veriştiriyorlar. Eskiden böyle şey olmadan bu ne olduğu belirsiz müziğin eşliğindeki yavaş dans konuşmadan yapılırdı. Franko da ne zaman bıkacaklar diye merakla onları seyrederdi.

Ne inatmış o inat ki Franko öldü ama Sardana hala oynanıyor. Şimdiki esas tema Franko’ya sövme yanında Katalanya’nın ayrı kimliği. Katalanya İspanya değil sloganları duvarları doldurmuş. Onlar da meydanlarda sessizce bu yavaş dansı yapıyorlar.

AB’ye ispanya’dan daha yakın duran Katalanlar boğa güreşlerini de yasaklamışlar. Biz boğa katili değiliz, biz İspanyol değiliz boğa öldürmeyiz diyorlar. Barselona’nın arenasını restorasyon için kapatmışlardı şimdi tavanını kapatıp başka maksatlara kullanacaklarmış. Katalanya İspanya’dan boğaları öldürmeyenler olarak da ayrılıyor. Lakin kimse onlardan milliyetçilik yaparak kan dökmeyi beklemiyor. Sardana inadına kapılan insanlar o inatla iyi birer savaşçı da olabilirlerdi ama geç kaldılar. Savaşa başlamadan savaşa karşı bir ortamın içine katılmak kaderleri olmuş.

İspanya iç savaşı faşistlerin cüretkarlıklarının kendilerinden büyük güçleri nasıl tehditle susturup avantaj elde edebildiklerinin büyük bir örneğidir. Fransa ve İngiltere faşist devletlerin restini görseler ve cumhuriyetçilere yeterli yardım etselerdi tarihin seyri değişirdi. Tabii sakalları olsaydı nenem de dedem olurdu gibi bir laf ama İspanya savaşının önemi çokı büyük ve incelenmesi gerekir. Bir gezmeye gittim geriye İspanya savaşının ders verici kalıntılarını getirdim.

Burada da Sardana dansına sıra gelir mi bilmem ama sıra gelse de oynayacak fazla birileri çıkmayacak her halde. Emeklilik maaş ve ikramiyelerinin ne kadar kesileceğinin ekonomi politikası olarak görülebildiği bir yer olduk. Oradan kesinti yapılırsa reel sektör canmlanacakmış derken ve halk desteğinin de olduğu belirtilirken muteber iş çevreleri müşterek bahisçilerin vergi kesintileri nedeniyle batacaklarını açılayan ilanları tüm hayalleri yıktı. İşte öyle bir ülke oldu burası.

Mermurların maaşlarından daha da kesinti yapılsa bile düze çıkılamayacak çünkü kumarbazlar batacaklar! İster inanın ister inanmayın. Mesele o değil. Bir yığın adı duyulmuş işadamı/ kadını gazeteye tam boy ilanla duyuruyor ki akıl kafadan uçtu. Kazanç vergisi verirken batma olmaz. Adı üstünde kazançtan alınır yani ille de kazanç elde edeceksin ama bunlar kazancın yetmeyeceğine ve kapatılacaklarına inandırılmışlar ve kendilerinde betin ofiscileri kollama misyonu görmüşler. Hani insanlar ölse mikroplar tınmazlar bile ama mikroplar ölürlerse insanlar çok yaşayamazlar derler ya müşterek bahisçiler yok olurlarsa ekonomi de yok olur demeğe çalışıyorlar.

Kafalar karıştı. Bundan sonra Sardana müziği yazıp dansını icraya başlamalıyız. Sözün bittiği yerdeyiz. Tavuk ihracatını bile ancak devletten para alıp yapabiliyorlarmış ama emeklinin ikramiyesinden vergi alırlarsa ekonomi düze çıkar iddiasındadırlar. Burada akıl aranır mı?