REJİM PANİKTE

146

boykot2013YKP Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı, mecliste yaşanan rüşvet olayını ve seçimlerde aday belirleme sürecini değerlendirdi, herkese boykot kampanyasına katılmaya çağırdı. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

28 Temmuz’da erken seçimler yapılacak ve herkes bu seçime dair konuşmakta…

Dün, Ejder Aslanbaba olayı yaşandı, rüşvetin belgelendiği iddia edildi. Aslanbaba zaten 2012’de de UBP’ye geçerken hakkında rüşvet iddiaları vardı. İşin kötü tarafı o dönemde UBP’ye geçen ve kendisi ile ilgili karısına makam elde ettiği söylenen vekil de bu olayı ayıplamaktaydı. Daha önce siyasi rüşvet karşılığı ÖP’ü kuran Avcı ise UBP saflarında bu yaşananları rezalet olarak tanımlamaktadır.

Tüm bu yaşananlar siyasi kirlenmenin normalleştirildiğini göstermektedir.

Aslanbaba olayı, rejimin siyasi kirliliğini ortaya seren önemli bir olaydır, rejim bu nedenle panikte!

Bu kirliliğin seçimle temizleneceğini düşünenler yanılmaktadır. Bugün gelinen durum seçimlerle daha kötü olacak çünkü daha önce hiç olmadığından daha açık bir şekilde parti değiştirme potansiyeli olan onlarca vekil adayı vardır. Bunlar seçildiklerinde parti değiştirirlerse, buna kimse şaşmayacaktır!

Daha önce DP yetkili kurullarında görev yapanlar, daha önce CTP vekilliği yapanlar, AKP sempatizanı olduğunu sosyal medyada açıklayanlar şimdi TDP’den adaydır, bu adayların seçilmesi halinde hala daha buralarda kalacakları meçhuldür, kalsalar da TDP’nin görüşlerini ne kadar savunacakları belli değildir.

UBP-DP ikizleri, kendi arasında gereğinde birleşme, gereğinde bölünme üzerine bir vekil adayı profiline sahiptir. İki parti arasında geçişlerin olacağı, hiç olmadığı kadar barizdir.

CTP vekil adaylarında da benzer zaaflar mevcuttur.

Listeler transfere açık vekil adayları ile doludur! Birçok partide AKP’nin beğendiği, tercih ettiği ya da onayladığı yeni veya eski isimler de vardır. AKP bu vesile ile tüm süreçlere hâkimdir ve bilgi sahibidir.

Zaten iş yapma noktasında hiçbir anlamı kalmayan bu meclisin, vekil adayı yapısı da bu hale gelince varın seçim sonrası oluşacak meclisi siz düşünün…

Meclis çalışma yapısını akamete uğratan sorunlardan biri de grup kararlarıdır. Bu nedenle iyi diye tanımlanacak birinin seçilmesi halinde de, fark yaratması imkânsızdır. Seçilecek olanlar parmakçı olacak, başkan ne derse onu takip edeceklerdir. Bu nedenle sandığa gidip tercih yapmak da hiçbir sorunu çözmez, yalnızca yanıltıcı umut taşır.

Bazı kesimler de anlaşılmaz bir şekilde, katılımın artması için doğru olmayan açıklamalar yapmaktadır. Hiçbir veri, analiz ve değerlendirmeye dayanmayan “seçime gitmezseniz sağa yarayacak” gibi gerçeklere aykırı, hayal gücüne dayanan açıklamalara itibar edilmemesi çağrısı yapıyoruz… O arkadaş, bu tanıdık dememeli, yani kişilerden çok, kişinin bulunduğu parti politikasına bakılmalıdır. Herkes siyasi tercihini güçlüden yana, kim kazanacak diye değil, siyasi duruşuna göre yapmalıdır, diğer türlüsü apolitik tavır olur. Bu nedenle eğer bu rejime tepki varsa, bunun en açık şekilde ifade edilmesi önemlidir.

Bu çürümüşlüğe, bu kirlenmişliğe en net yanıt seçimleri boykottur.

Boykot şimdiden etkili olmaya başlamıştır. Çok farklı kesimlerden seçime katılmaya yönelik çağrılar yapılmaktadır. Bu panik havası, boykotun gücünü hissetmek için önemlidir.

Rejim paniktedir, koro halinde sandığa gidin çağrısı yapıyorlar çünkü katılım oranı düştükçe sanki varmış gibi yaptıkları meşruluklarından çok şey kaybedeceklerini düşünmektedirler…

Bu nedenle YKP herkesi, doğru olmayan açıklamalara itibaren etmeden, yaşananları dikkatli bir şekilde takip ederek herkesi, tepkilerini sandığa gitmeyerek, aktif boykot kampanyasına katılarak göstermeye çağırır.