Neden ve Niçin Askersiz Bir Lefkoşa Talebi? – Faika Deniz Paşa

185

askersiz_sBir terim olarak askersizleştirme sabit bir istekten daha çok bir süreci tarif eder. Ayrıca dünyanın farklı yerlerinde, farklı zamanlarda meydana gelen çatışmaların sosyal, politik ve ideolojik kökenleri farklı olduğundan da koşullara göre de değişkendir.

2006 yılından beri her şubat ayında sokakta YKP Gençlik tarafından dillendirilen Askersiz Lefkoşa talebinin hedefinde ikiye bölünmüş başşehri kuşatan işgal orduları, ‘ulusal’ ve Uluslararası militer yapılar bulunmaktadır. Bu nedenle de Lefkoşa’nın Askersizleşmesi talebinde kaçınılmaz olarak silah tutan asker erkeklerin ve heykellerinin, savaş hazırlıklarının ve halkların sırtından yapılan askeri giderlerin azaltılması da içkindir. Bunun yanı sıra Lefkoşa’nın askersizleştirmesi talebi, şehirdeki militer yoğunluğun kökeninde yatan ve aynı zamanda da ondan beslenen ideolojilere karşı, onları sorgulayan, da bir taleptir.

Bir şehrin askerleşmesini talep etmek, tüm adaya yayılmış olan, egemen militer yapılardan arınma yolunda gerçekçi, bunun mümkün olduğunu gösteren bir taleptir. Başşehrin ölü bölgelerini canlandırmayı, geçmişin milliyetçi çatışmalarının travmalarını canlandıran askeri tatbikat ve törenlerin iptal edilmesini dillendirmek, bunu istemek ve gerçekleşmesinin mümkün olduğunu göstermenin de çatışma sonrası rehabilite edici etkisi bulunmaktadır.

Askersizleşme talebi aynı zamanda feminist bir talep olduğu da söylenebilir. Militer aygıtın inşa edildiği ve beslediği toplumsal cinsiyet kalıplarına bağlı kaldıkça ve savaş zamanında özel alana daha da sıkışmış olan ve ‘savaş ganimeti’, ‘anne’, ‘fahişe’, ‘bakıcı’ olarak rolleri keskinleştirilmiş ve nesneleştirilmiş kadınlara bu süreçte söz hakkı verilmezse askersizleştirme sürecinin tam anlamıyla başarılı olabileceği söylenemez. Ayrıca bir şehri askerlerden ve militarizmden arındırmak ataerkiyi besleyen yollardan birini tıkamaktır da.

İki kesimli bir talep olan Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi talebi, özellikle de son iki yıldır Lefkoşa’nın her iki kesiminde de, sokakta dillendirilmekte. Aynı anda ayrılıkçı hattın iki kesiminde de yapılan eylem, hattın iki tarafından yaşayan insanlara ortak iş yapma, ortak söz söyleme alanı açıyor. Genellikle adanın her iki tarafında da yeniden birleşmeyi savunan ilericiler ‘diğer’ tarafın milliyetçileri tarafından ‘kullanılmakla’ ya da ‘diğer’ tarafan insanların  yeniden birleşme taraftarı olmadığı ileri sürülüp naif olmakla suçlanmışlardır. Son yıllardaki pratik ise bu tür suçlamalar ve önyargılara hiçbir alan bırakmamaktadır.

Bu yıl 2 Şubat Cumartesi günü, Lefkoşa sokaklarında, milliyetçiliğe, ataerkiye, bölünmüşlükten kar sağlayan sermayeye karşı askersizleştirme talebi 8. kez haykırılacak. Bulara karşı duran herkesi bekleriz.