Mülkiyet tahrikleri akıl işi değil

186

ykplogo2Yeni Kıbrıs Partisi mülkiyet konusundaki tartışmaları değerlendirdi. Açıklama şöyle:

Basınımızı mülkiyet sorunlarını kullanarak görüşmeleri çıkmaza sokma çabalarıyla kullanıyorlar. Maksat halkı çözüme karşı çıkmaya hazırlamak olanlar mülkiyet konusunda çözümle sizi kapı önüne koyacaklar diye inandırmak istiyorlar. Buna karşı da çözüm yanlıları halkı teskin etmek için öyle bir şey olmayacak diye güven vermeye çalışıyor. Sonunda yetkililer de başta Akıncı, güvence vermek için ipin ucunu kaçırıyor. Bunlara yanıt verirken dikkatli olmak gerek. Kimsenin hakkının geçmişin dehşet verici olaylarının sonunda çağdaş bir devlete kavuşmak için gerekenlerin yapılmasına engel olmasına izin verilemez.

Hep beraber insanların haklarının korunması için yükünü paylaşmalıyız. Yeter ki hakka uygun olsun.

Bizi iskân mafyalarının vurgunlarının sonuçlarını da ortaya atıp sanki konu o imiş gibi tartışmaya sokmak istiyorlar. Çözüm olursa sanki mafyaların yaptıklarını yasasallaştıracağız! O halde kahrolsun çözüm.

Bu oyuna gelip herkese de garanti vermeye kalkmak doğru olmaz.

Annan planı sırasında dubleks evler bile vaat edildi. Şimdi onları hatırlatıp inanmayın demeye getiriyorlar.

Eski defterleri açıp basın, Annan döneminde tarafların uzlaştıkları mülkiyet konularını öğrenebilir. Tartışmalara da katkıda bulunabilirler. Yapmıyorlarsa iyi etmiyorlar.

Mülkiyet konusu Annan planından daha iyi açıklanamaz.

Aşırıcılar AİHM kararını da göstererek kimse yerinden edilemez, kullanıcının hakkı vardır diyorlar. O zaman AİHM kararlarına atıfta bulunup çözümde Rum tarafının istediği gibi yargıya başvurma hakkını savunsunlar. Ancak yapmıyorlar çünkü AİHM kararını sade istismar etmek istiyorlar. Hakkı savunmuyorlar.

Akıncı’nın bunlara yanıt olarak güvence vermesi ve sonunda referanduma sokacağız demesi tamamen popülist bir davranıştır. Hangi zor konu varsa ya paket antlaşmadır tümü kabul edilmediğine göre hiçbir şey kabul edilmemiştir ya da referanduma gideceğiz, halkımıza sormadan iş bağlamayacağız denirse müzakere ettiğiniz kişilere ne güvence vereceksiniz! Sizinle ne konuşsunlar?

Ne yazık ki barış deyip seçilenler sonunda ayni noktada buluşmakta ve halkın çözüm istemediğine inanırmış gibi yani yanlışlıkla seçilmiş gibi davranmaktadırlar. Halkı tümünün değil bir kısmının oyuyla seçilmeleri hayatın bir gerçeğidir ama o seçime yeterli oy karar vermeye de yeterlidir. Dürüst olan yetkisini kullanır. Çoğunluk destekler diğerleri de beğenmedikleri durumu isterlerse değiştirmek için barışçı yöntemlerle ellerinden geleni yaparlar.

Barışçı görünüp de barışı sağlamak için harekete geçmeyenler mazeret üretmesinler.