Mühürünüzü YKP’ye vurun, sesinizi duyurun! – Hamit Aygün

160

Hamit Aygün – Yeni Kıbrıs Partisi Belediye Meclis Üyesi Adayı

Tüm dünyada ve ülkemizde barış ve kardeşliğin hâkim olmasını hedef alan Yeni Kıbrıs Partisi, yerinden demokrasi ve yönetim ilkelerini hayata geçirmek için deneyimli, genç ve çağdaş kadroların beraber çalışmasından oluşan dinamik, çağdaş – sol bir parti olarak bu yerel seçimlere katılma kararı almıştır.

Yıllardır ülkemizin kuzeyinin her alanına çöreklenen Ankara Yönetimleri, buldukları koltuk sevdalısı, aciz yerli temsilcileri ile birlikte Kıbrıs’ın kuzeyini yaşanamaz bir bataklık haline getirmişlerdir. Uluslararası hukuk dışında oluşan bu ayrılıkçı rejim, Kıbrıslı Türkler için yaşanamaz bir ortamın ve batağın oluşmasına neden olmuştur.

Şimdi ise, yarattıkları bu bataktan güya çıkmak için çırpınmaktadırlar. Çırpındıkça da batmaya devam edeceklerdir.

Bugün için adamızın kuzeyi de güneyi de büyük ekonomik sorunlarla boğuşmaktadır.  Bu kaosun içinden Kıbrıslılar’ın birlikte mücadele vermeden kurtulmaları mümkün değildir. Bunlar neo-liberal politikaların sonuçlarıdır. Bu politikalardan, örgütsüz toplumlar ve bölünmüş halklar kaçamaz ve sonuçta biz de yara aldık ve kaçamadık. Bölünmüş ülkemizin kuzeyi uluslararası arenada kara para aklama yeri, kumarhane ve seks köleliği merkezi olarak algılanmaktadır.  Toplumumuzu yok etme politikaları “özelleştirme” adı altında dayatmalarla ve taşeronlaşma mantığı ile örgütsüz, sendikasız bir toplum hedeflenmektedir. Yaşamımızın her alanına Ankara yönetimleri dünyadan çekinmeden müdahale etmektedirler. Bunun son örneği, UBP kurultayı ve başkanlık seçimlerindeki açık – seçik – baskıcı müdahaleler toplumun gözleri önünde sergilenmiştir. Bunun anlamı, Kıbrıslı Türklerin siyasal iradesinin kırılması, bozguna uğraması ve gasp edilmesinden başka bir şey değildir.

Okul yerine cami inşaatına son sürat hız verdiler. Bizleri daha çok Türk ve daha çok Müslüman yapma gayretlerini artırdılar. İSTİRDAD denen asimilasyon planı yaşamın her alanında kendini hissettirmekte ve bunların uygulanabilmesi için valilik her türlü ekonomik alt yapıyı hayata geçirmektedir. İSTİRDAT planı bir virüs gibi yayılmaktadır.

Adli vakaların her türlüsü günlük yaşamın bir parçası haline geldi. İnsan onurunu zedeleyen olaylar gazete manşetlerinde yer almaya devam etmektedir. Mahkemelerde ceza davaları dosyalarının sayısı artmaktadır.

Ekonomik olarak tasarrufumuzdaki bütün zenginlikler elimizden kayıp gitmektedir. Toplumumuz her geçen gün fakirleşmekte, eli iş tutabilen gençlerimiz ve aileler ülkemizin kuzeyinden başka diyarlara göç eder duruma gelmiştir. Maliye bakanımız “UÇUYORUZ” diyor. Belki doğrudur ama bu görüş insanlarımızın, gençlerimizin bir daha geri dönmemek üzere başka ülkelere uçmasından ve kaçmasından başka bir uçuşu anlatmıyor.

Yaratılan bu bataktan kasabalar da nasibini kat kat almıştır. Şehirler şehir olmaktan, köyler köy olmaktan çıkmıştır. Başkent Lefkoşa da, en fazla tahrip edilen şehirlerimizin başında gelmekte, tipik çağ dışı kalmış bir kasaba görünümündedir.

Bu görüntüyü ortadan kaldırma görevi belediyeye düşmektedir. İnsanca yaşanabilecek çağdaş bir şehrin kurgulanması için; emekçi güçler ile birlikte katılımcı, demokratik ve özgürlükçü bir yerel yönetim yaratmalıyız. Özelleştirmelere ve taşeronlaştırmaya karşı herkese parasız ve kaliteli kamusal belediye hizmetlerini yeniden yapılandırıp sunmalıyız. Bunları hayata geçirebilecek tek siyasal anlayış YKP’nin “Yeni Bir Lefkoşa Mümkün” projesi ile halkımıza sunulmaktadır.

Ülkemizin kuzeyi, Türkiye’nin bir yerel alt yönetim birimi olarak algılanmaktadır ve uluslararası hukukta da bu seviyede işlem görmektedir. Nüfusumuz bilinmemekle birlikte her gün değişmektedir. Bu ideolojik, dengesiz ve değişken nüfus aktarımı belediyenin bütün hizmetlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Lefkoşa’nın gece ve gündüz, yaz ve kış, nüfusları bilinmediğinden halka verilen hizmetlerin kalitesi düşmekte ve halkımızın yaşamını olumsuz etkilemektedir.

Bu durumun yaratıcıları, düzenin bekçileri “Lefkoşa’yı ancak ben kurtarırım” sloganları ile sahne aldılar. Aslında “Kimdir be bunlar” diyerek soru sormakta olanların kim oldukları belli. Devrimcilikle ilgisi olmayanların, “Lefkoşa’da devrim yapacağız” söylemi hem düşündürücü hem de gülünçtür. Yakın geçmişte yaptıkları hafızalarda kalan bu zihniyeti, Lefkoşa halkı çok yakından tanımaktadır ve onlara gereken dersi verecektir.

Daha dün bunlar değil miydi işçileri uçak alanında, Lefke’de çevik kuvvete coplattıran. Daha dün bunlar değil miydi birleşik faizi getirip on binlerce insanı felakete sürükleyen ve hayatlarını zindan eden.

Daha dün bunlar değil miydi Rum Kıbrıslılara ait toprakların ganimet olarak dağıtılmasını sağlayanlar.

Daha dün Lefkoşa Belediye meclisinde oy birliği ile usulsüz personel alımları yapılmış, usulsüz borçlanmalara onay vermişlerdir. Şimdi bulundukları belediyelerde taşeronlaşmada uzmanlaşıp şampiyonlukları ile övünmektedirler. Değerli Lefkoşa halkı, bunları iyi tanı ve Başka Bir Lefkoşa için kararını ona göre ver.

Kendilerini favori gösteren UBP, CTP, DP, TDP gibi siyasi parti temsilcilerinin birbirinden farklı söylemleri yoktur. Giyim kuşamlarından tutun da, söylemleri, selamlaşmaları, tokalaşmaları, sosyal mekânları hep aynı. Farklı olmaları beklenemez ki! Çünkü bunlar ister kendilerini sağın, ister solun temsilcileri olarak göstermeye çalışsalar da, bunların hepsi düzenin, aynı zihniyetin temsilcileridir. Kim gelirse gelsin Lefkoşa’nın çehresi değişmeyecektir. Seçim sürecinde yaşanan yarışma ortamı adil olmaktan çok uzaktır. Bu dört partinin adayları diğer adaylardan ayrı bir platformda konuşmayı tercih ederek diğer adaylardan ayrışmaktadırlar. Bu tavır bir demokrasi ayıbıdır. Bu adil olmayan ortamı sağlayan bazı medya kuruluşlarını şiddetle kınıyoruz.

Bu durumu reddeden, “böyle gelmiş, böyle gider” anlayışına isyan eden Yeni Kıbrıs Partisi tek farklı ses olarak bu seçimde vardır. Ortaya koyduğu projelerle Lefkoşa’nın çehresini değiştirerek, onu çağdaş bir Mega Şehir görünüme, gelmiş geçmiş kültürüne yeniden kavuşturmaya taliptir. Mega Şehirden kasıt, şehrin dokusunu değiştirmeksizin, ticaret ve eğlence merkezlerini projelendirerek, trafik akışını rahatlatacak bir projelendirmenin hayata geçirilmiş olanıdır.

Lefkoşa bugün tamamen askersizleştirilmelidir. Ermu caddesi askerden arındırılarak Kıbrıslıların ticari yaşamına katılmalıdır. Sivillerin giremeyeceği bölge, sokak ve tek nokta bile kalmamalıdır. Tören yapmak için ana caddelerin trafiğe kapatılmasına son verilmelidir.  Ermu ve arasta sokakları ortak kullanım alanı olarak yeniden yapılandırılmalı ve Avrupa’nın tek bölünmüş baş şehri Lefkoşa tel örgülerden kurtarılarak ortak kültür ve sanat şehri haline dönüştürülmelidir.

Reklam ilanları belediyenin kendisine verdiği yasal yetki çerçevesinde yeniden düzenlenmeli, bu alandaki vurgunlara son verilmelidir, pano kirliliği ortadan kaldırılmalı ve sosyal mesaj içerikli mesaj veren panolara daha ağırlıklı yer verilmelidir.

Yasemin, turunç, limon ve iklimimize uygun başka fidanlar Lefkoşa’ya ekilmeli, Lefkoşa yeşillendirilmeli, endemik bitkiler bulunan kısımları hakkında halk bilinçlendirilmelidir. Bu ütopya değildir, istenince yapılabilecek basit bir örnektir.

Yollardaki kaldırımlar sahiplerine, yani yayalara açılmalıdır. Engelli vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttırmak için alt yapının yapılması gereklidir.

Yönetiminde halkın söz-karar yetkisinin olduğu bir belediyenin yaratılması mümkündür.

Lefkoşa’nın genelinde bir farklılık görmek istiyorsanız bu, ancak tek farklı çağdaş projeler ortaya koyan Yeni Kıbrıs Partisi ile mümkündür.

Her seçimde olduğu gibi, at yarışına dönen bu seçimde de, Lefkoşayı kurtaracağım diye ortaya çıkanların, aslında kendi siyasi partilerini kurtarmaya çalıştıkları ortadadır. Onlardan kim gelirse gelsin değişecek birşey olmayacaktır.

O zaman, Lefkoşalıyı tercihini Yeni Kıbrıs Partisinden yana oy kullanmaya çağırıyoruz.

YKP’ ye vereceğin destek, bir anlam ifade edecek ve ses getirecektir.

YKP’ ye vereceğin destek, Rejime, kurulu düzene karşı olduğunu gösterecektir.

YKP’ ye vereceğin destek, Rejime ve kurulu düzene bir başkaldırıyı, bir isyanı gösterecektir.

YKP’ ye vereceğin destek Rejimi ve onun acentalarını rahatsız edecektir, uykularını kaçıracaktır.

YKP’ ye vereceğin destek, talimatla yönetilmek değil, kendi kendimizi yönetmek istediğimizi gösterecektir,

YKP’ ye vereceğin destek, Kıbrıs’ta antlaşma ve barış istediğini gösterecektir.

YKP’ ye vereceğin destek, halkların kardeşliğine bir kez daha vurgu yapacaktır.

YKP’ye destek ver, desteğinin bir anlamı olsun.

Mühürünüzü kırmayın!

Mühürünüzü YKP’ ye vurun ki demokrat, devrimci ve onurlu insanlara desteğinizi gösterin!

Emekçi halkımıza ve sevgili Lefkoşalılara huzurlu ve mutlu bir yaşam dileklerimizle

Yeni Bir Lefkoşa Mümkün diyoruz.