MİLYONLARCA LİRA HABERSİZ KASADAN ÇIKIP VALİZE GİRMİŞ

85

Yeniçağ: Mücevherlerle gümrükten girip çıkan diplomat ayrıcalıklı kişiler hakkındaki haberleri örtbas eden maliye yeni bir skandalla KKTC’nin para aklama merkezi olduğu iddialarını gene pekiştirdi.

Uluslararası politika para aklamanın terörizmi ve uyuşturucu trafiğini finanse etmekte kullanıldığını kararlaştırarak dünya çapında izleme ve cezalandırma yoluna gittiğinden beri KKTC mercek altındadır. Tanınmamışlıktan yararlanmak düşüncesiyle kara para konusunda paranın akı karası yoktur diye menfaat sağlanabileceğini ve hatta isterlerse KKTC’yi tanısınlar diyerek bunu milli bir mücadele konusu haline getiren resmi kişilerin demeçlerinin yayınlandığı bilinmektedir. Bunlardan en ünlüsü Serdar Denktaş’tır ve Türkiye dergilerinde yayımlanan demeçleri vardır. KKTC’nin tanınmamışlığının yararlarından bahseden başka politikacılar da vardır. Bir tanesi de Ertuğrul Hasipoğlu’dur.

Kara para aklamayı caiz gören ülkeler ve bununla mücadelede kötü idare nedeniyle başarılı olmayanlar da vardır. Onun için uluslararası toplum para aklanmasına izin vermeyiz, yasadışıdır ve mücadele ederiz demek yetmez. Aklama yapılıp yapılmadığını anlamak için çevre şahadetine önem verilir. Nasıl ki Polis’te işkence yasaktır demenize aldırmazlar ve yakalanan sanıkların aleyhine getirilen deliller yakalandıktan sonra elde edilmişse ve yakalananlar hemen suçlu olduklarını itiraf ederlerse yalan söylediğinizi düşünürlerse bu da böyledir. Bir kişiye milyonları teslim eden bir büyük banka olursa ve parayı çantasında götürmekle görevlendirilirse bu işin içinde para aklama olduğu kabul edilir.

Konu olayda kişi ortadan kaybolmuş. Banka iki gün sonra polise ihbarda bulunmuş ama ihbarın beraberinde maliyeden alınan transfer emrinin onayını gösteren yazı vermemişse başka şahadete gerek yoktur. KKTC’nin para aklamaya olanak veren bu yolu kullandığı ortaya çıkmıştır.

Maliye bakanı tercih edilmez ama bu yol da kullanılabilir çünkü güvenli bir yol olan tanınmış devletlerin kullandığı SWIFT yöntemiyle yabancı para aktarma yapamıyoruz dedi. Ancak para yabancı para yanında resmi paradır da! Banka açıklamasına göre son üç yıl içinde TC’den hiç aktarma yapılmamış, buradan ise son bir yılda 4 kez aktarma yapılmış ve 7.8 milyon US Dolar tutarındadır diyen banka açıklaması kimi nasıl inandıracaktır? Bu 7.5 milyon TL kişisel ve kötü niyetle yapılan bir girişimmiş. Bir şube müdürü 7.5 milyon Lira toplayıp çantasına koyacak ve yola çıkacak ama kimse banka içinde bundan haberdar olmayacak; inanan beri gelsin. Öyle bankaya para koyanlar inandılarsa hemen paralarını çekmeye kalkacaktır. Banka kasasına girmek için bir kaç kişinin imzasıyla bu işlemleri yapmak zorunda kalınmıyorsa bu banka basit bir tefeciden başka bir şey değildir. O kasa anahtarlarını teslim alanlar o kişiye ne maksatla paraları aldığını kayda geçirmeyeceklerse bir kaç imza ile kasaya girişi sağlayan personel beslemenin anlamı ne?

Bu para transfer edilecekse ister SWİFT yöntemiyle olsun ister bavulla olsun maliye bakanlığının izni gereklidir. Biri çıkıp da ‘hani izin’ diye sormayı akıl edemedi mi? Kişi taşıyacaksa yanına koruma verilmez mi? Yolcuların güvenliğini bile tehlikeye sokan para transferi böyle mi olur? Havayolu şirketi ne der bu işe? Garanti’nin sorumluluğu yok mu? Onun için maliyeden izin alan bir banka transfer için banka içinden de bir çok kişiyi örgütlemesi şarttır. Bunları yaparken ayni adama hem korumayı bulmasını hem havayolunu uyarmasını hem biletini ayarlamasını hem de bunları en ekonomik şekilde yapmasını havale etmez. Bunlar için banka içinde ayrı ayrı görevliler olur ve onlar da kasaya ulaşımdan önce bu işlerin yapıldığını birilerine rapor eder. 7.5 milyon aktarma uluslararası denetime de tabidir. Onun için uluslararası bilgi aktarımı da gerekir. Emin olun ABD ve AB izleme kanalları bile kuruludur. Ne zamanda yaşıyoruz?

Banka sadece TC’den üç yılda hiç aktarma olmamış derken üç yılda KKTC’den TC’ye ne kadar yapılmış diyeceğine bir yılda 4 kez demektedir. Neden üç yılda şu kadar demiyor? Kamuoyuna bilgi vermek için defterlere baktıysa neden KKTC’den TC’ye üç yılda ne kadar aktardığını vermez?

Uluslararası izleme çantaya at da taşı diye para transferini onaylamaz. Maliye bakanı da bunu bildiği için tercih edilmez diyor. Çünkü aklamaya çanak tutar. Tanınmamışlık yüzünden transferler için yol kalmadı demek olmaz. Hiç para taşımaya gerek kalmadan milyarlar aktarılmaktadır, güvenli yollar hemen bulunur. Yardım da alınabilir. Türkiye de yardıma hazırdır. Bizi uyutmaya kalkmasınlar. Hem vergi kaçırmak hem para aklamak hem de Kıbrıslının mevduatını aktarıp borsa ve banka içine yuvalanmış drop-in/drop-out gibi kumarbazlıktan başka ekonomik anlamı olmayan borsa işlemlerinde kullanıp paradan para kazanmak yolları için bunlar yapılmaktadır ve yapılmıştır. Garanti de garanti donsuz yakalanmıştır.

Ülkemizi gene kara para aklama (money launderette) DİYE DAMGALADILAR. B unun ceremesi yüklü sigorta primleri, peşin para ile ticaret yapma ve consigne ticaretten mahrumiyetle baş başa bıraktılar. Bu ahali de buna maalesef layıktır çünkü suçluların saklanma yeri olarak ün yaptığını ve halkın cezalandırıldığını anlamadığından hala suçlulara ağıt bile düzer. Asillere yataklık yapmanın pahalı olduğunu anlamayan avam kazığı yer. Şimdiki asiller de susun şu kadar kişiye ekmek sağladık dedi. Bir de kaçı Kıbrıslıdır deseydi dört köşe olacaktık.

Maliye bakanı hemen off-shore hesaplara aktarma yapılmasına karşı imiş dedi. Yasaktır demeyi unuttu ve neden aklına off-shore hesaplar geldiğini izah etmedi. Öt bakanım öt! Neler dönüyor? Neden yatırım için para sıkıntısı var? Nerde eşin dostun paraları? Mevduatta para artar da neden kredi sıkıntısı var ve kredi sıkıntısı yoksa neden faizler düşmez? Arz-talep işlemez mi?

Bu duman var da neden ateş yoktur dersiniz!