Milliyetçilerin yeni hedefi: Jennifer Lopez

113

Kıbrıs’ın kuzeyine gelişini iptal eden Jennifer Lopez’in internet sitesinden yapılan açıklamada “Jennifer Lopez, insan haklarını kötüye kullanmakla ilintili herhangi bir devleti, yasayı ve rejimi asla bilerek desteklemez. Lopez, Kıbrıs ile ilgili olarak yapılan tam bir incelemenin ardından, danışmanlarıyla birlikte çekilme kararı aldı. Bu bir takım kararıdır ve bölgedeki politik gerçeklere olan hassasiyetimizi yansıtmaktadır” deniliyordu, sonra Lopez çeşitli gerekçelerle bu açıklamanın kendisi bilgisi dışında da yazıldığı açıkla(mış)… Mış çünkü açıklamayı dağıtan otel sorumluları… Tam gerçeğe herhalde yakın gelecekte ulaşabileceğiz…

Porto-Riko asıllı ABD’li sanatçının kararına tepkiler, internet sitelerinden Türkiye ve Kıbrıs’ın kuzeyindeki gazetelere de yansıdı. Lopez’in ‘Kıbrıs’tan bihaber olduğundan’ ve ‘Rumlar tarafından tehdit edildiğinden’ başlayan gazete başlıklarından birisi vardı ki çıtayı milliyetçilikten cinsiyetçiliğe yükseltti.

Haber Türk gazetesi, Jennifer Lopez’in sahne şovundan bir boy fotoğrafını koyduğu sayfanın tepesine şöyle manşet atmıştı: ‘Kalçasıyla çam devirdi!’…

Kıbrıs Gazetesinin oturaklı olduğu düşünülen yazarı Ahmet Tolgay da yazısında ““Bayan Popo” olarak ünlenen Jennifer Lopez” diyerek intikamını alıyor…

Eroğlu da fırsatı kaçırmadı ve Rum tarafını daha anlayışlı ve hazımlı olmaya davet ederek, “dolayısıyla halkımızda bir şarkıcının bile gelişini engellemek için çeşitli entrikalar çevirenlerin, yarın bir uzlaşı, anlaşma sağlandığı zaman neler yapar, Kıbrıs Türk halkına yönelik ne düşünceler içerisine girebilir endişesi başlar” dedi. Hazım konusunda Eroğlu ile ayni fikirde olan Mehmet Hasgüler Kıbrıs Gazetesindeki köşesinde; “Jennifer Lopez konusunda olduğu gibi bir basit konser etkinliğine dahi hazımsızlık gösteren tutumları” diyerek Kıbrıslı Rumları eleştirdi…

Görüşme süreci ile Lopez bağlantısını İrsen Küçük de kurdu; Küçük, Jennifer Lopez’in Kıbrıs’a gelmesinin engellenmesinin Rum tarafının masa başındaki samimiyetsizliğinin örneği olduğunu söyledi.

Tabi Denktaşsız bu tartışma olmazdı, o da “Rumlar ‘bu kadın’a binlerce mail yollamış, biz milyonlarca yollamalıyız” dedi… Bu kadına yollayın mailleri… Emir büyük yerden…

Bir de AKP vekili var, AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, “Kalçalar değil beyinler çağrılsın” dedi.

Bunlar olmasa ve Lopez adaya gelse ne olurdu? Ve hala daha olabilir… Türkçe gazetelerin ciddi kısmına yakını “KKTC’nin tanıtılmasında önemli bir hamle’, izolasyonlar delindi gibisinden manşetlerle ertesi günü çıkacaktı…

Yani maksat konser değil, hamaset yapmak, milliyetçiliği yükseltmekti yani bağcıyı dövmekti yani bağcı öyle ya da böyle dayak yeycekti, böyle yemiş oldu…

Ama bir kadının aşağılanması üzerinden, cinsiyetçi bir tavırla bu kavganın yürütülmesi kuzeydeki kadın örgütlerinin sessizliği de ayrıca evlere şenlik…

Ne diyelim, böyle coğrafyada her şey birbirine benzer, her şey diğerini kendine benzetir…