“MEDYADA CİNSİYETÇİLİĞE HAYIR” EYLEMİ YAPILDI

178

YKP-Fem, Baraka Kültür Merkezi ve POST Araştırma Enstütüsü, 7 Aralık Salı günü Yenidüzen Gazetesi önünde bir eylem yaparak, gazetenin Pazar ekinde Mert Özdağ tarafından yayınlanan “Yaşanmış Bir Hayat Hikayesi” adlı gece kulüpleriyle ilgili yazı dizisini protesto etti.

Eylemde “Medyada Cinsiyetçiliğe Hayır”, “Köleliği Normalleştirme” ve “Yenidüzen Senden Beklemezdik” gibi pankartlar tutuldu. Bu eylemi Yenidüzen önünde yapsalar da tüm medyanın cinsiyetçi haber ve yazılar yayınladığına, magazin adı altında kadın bedenini teşhir ettiğine dikkat çeken eylemciler, diğer gazeteleri de uyardırlar. Eylemdeki polis sayısının fazlalığı ve polislerden birinin eylemcilere “Gece kulüpleri kapanırsa size tecavüz edecekler” demesi dikkat çekiciydi.

Basın açıklamasının okunmasının ardından Yenidüzen Gazetesi yetkililerinden Cenk Mutluyakalı’nın odasına davet edilen eylemciler, burada gazete yetkilileriyle bir süre sohbet ederek fikir alış verişinde bulundular.

Eylemde okunan basın açıklamasının tam metni ise şöyle:

Değerli basın emekçileri değerli halkımız,

Bugün burada Yenidüzen Gazetesi’nin Pazar ekinde, Mert Özdağ imzasıyla iki haftadır yayınlanmakta olan “Yaşanmış Bir Hayat Hikayesi” adlı yazı dizisini protesto etmek için toplandık.

İlk yayınlandığı günden bu yana, Mert Özdağ’a ve Yenidüzen yetkililerine yaptığımız eleştiriler ve yazı dizisini durdurma önerimiz dikkate alınmamış ve yazı yayınlanmaya devam etmiştir. Kendilerine yazdığımız mektupta da ifade ettiğimiz gibi; Gece kulüplerinde yaşanan insan hakları ihlalleri ile ilgli haber ve yazıların yayınlanması, kamuoyunun ve özellikle de devlet yetkililerinin dikkatinin bu yöne çekilmesi, hükümet üzerinde bir baskı oluşturmak adına elbette faydalı ve gereklidir. Ancak bu gibi haber ve yazıların, magazin formatında, özendirici, gece kulüplerindeki kadınların kölelik koşullarını görmezden gelen ve kadın eti alınıp satılmasını meşrulaştıracak bir üslupla yazılması, en az gece kulüplerinde yaşananlar kadar insanlık dışıdır. Mert Özdağ’ın söz konusu yazısı, “gazeteci sorumluluğuyla gerçekleri anlatma” süsü verilmeye çalışılsa da erkek egemen histerileri kışkırtan ve sadece gece kulübündeki kadınları değil tümüyle kadın bedenini aşağılayan bir yazıdır.

Ayrıca ropörtaj gibi gösterilen bu metin, uzunca bir süreden beri internet ortamında dolaşan, gerçek olup olmadığı dahi şaibeli olan, dolayısıyla da hiçbir şekilde haber değeri taşımayan bir metindir. Böylesi bir metnin, yazı dizisi şekline sokulup ilgili kişiyle ropörtaj yapılmış gibi yayınlanması, okuyucuları aldatmak anlamına gelir ve gazetecilik etiğiyle de bağdaşmaz.

Söz konusu yazı, Mert Özdağ’ın gece kulüpleri hakkındaki ilk cinsiyetçi yazısı değildir. 25 Ağustos 2010 tarihli Yenidüzen gazetesinde yayınlanan “Fuhuş ve 300 bin Erkek”  başlıklı, bilimsel dayanaktan mahrum yazıda, gece kulüpleri kapatılığı takdirde tecavüzlerin artacağı öne sürülmekte, dolaylı olarak ırkçı bir şekilde yabancı kadınların köleleştirilmesi meşrulaştırılmaktaydı.

Mert Özdağ ve Yenidüzen Gazetesi, gece kulüplerine karşı ise bunu açıkça ortaya koymalı ve yayınlarını bu doğrultuda yapmalıdır. Yok eğer gece kulüplerinin devamından yana ise bunu da açıkça belirtmeli ve takdiri ya da tepkiyi okuyuculara bırakmalıdır.

Evrensel haber etiği ilkelerine, emeğin değerine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine vurgu yapan böylesi bir gazetenin, haklı eleştirilerimizi yapıcı yönde değerlendirmesini ve yayınlarına bu doğrultuda devam etmesini umuyoruz. Ayrıca cinsiyetçi ve ırkçı söylemin ifade özgürlüğü örtüsüyle kapatılamayacağını da hatırlatıyor, ifade özgürlüğünün belirli cinsel kimlik ve etnik kökene karşı hoşgörüsüzlük içermediği sürece kulanabileceğini vurguluyoruz.

Bugün eleştirilerimizi Yenidüzen Gazetesi’ne yöneltmiş olsak da neredeyse her gazete ve televizyon kanalında toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı yayınlar yapılmakta, magazin sayfalarında kadın bedeni bir meta gibi teşhir edilmektedir. Bu protestomuzla diğer medya kuruluşlarını da uyarıyor ve cinsiyetçi, erkek egemen, kadınları aşağılayan yayınlar yapmaları halinde kendilerini de protesto edeceğimizi bildiriyoruz.

Yeniçağ’ın da kulağı çekildi

Bu arada YKPfem aktivistleri 3 Aralık 2010 tarihinde Çuvaldız başlıklı Yılmaz Parlan’ın köşesindeki “Kendisini bir Mağusalı hemşehrisi olarak uyarayım: Burada pantolonunu kaybettin ama İngiliz kadınları azgındır, sadece donla kalmazlar! Bak benden uyarması” cümlesi nedeni ile gazetemizi de uyardı. YKPfem aktivistleri “İngiliz kadınları azgındır” gibi cümlenin toplumsal cinsiyet konusuna duyarlı olduğunu söyleyen YKP’nin yayın organı Yeniçağ Gazetesinde yayınlanmış olmasından üzüntü duyduklarını, tüm yazarlara bu konularda daha fazla duyarlı olunması çağrısı yaptıklarını açıkladılar…

Yeniçağ olarak söyleyeceğimiz ise gerçekten ayıp ettik, tekrar olmaması için üzerime düşeni yapmaya çalışacağız ama daha iyi bir Yeniçağ için uyarılar devam etmeli!..