Masadan kaçırma oyunu aşırıya kaçıyor

150

YKP Dışilişkiler Sekreteri Alpay Durduran, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi. Açıklama şöyle:

Sürmekte olan görüşmelerin, Kıbrıs sorununun çözümünün önünün açılması için değil, dünyanın arzusu üzerine karşı tarafı masadan kaçırmak için yapıldığı belli idi. Ancak halkta umutlar yarattığı da aşikârdı. En yararlı yanı görüşme yapıldığı zamanlarda iki taraf arasında sert sözlerle sürdürülen bir suçlama oyunu azalırdı. Halk da bunu daha iyi ilişkiler için kullanırdı.

Ancak Rum tarafında ortaya çıkan provokasyon, görüşmeleri kesmek ve bundan siyasi çıkarlar elde etmekten başka bir etkisi olmayan bir plebisit anması konusu her şeyi alt üst etmiş gibi Türk tarafında tehditlerle ve şoven açıklamalarla görüşmeleri tıkama çabası ortaya çıktı.

Masadan kaçırma girişimi suçlanmadan masaya gitmeme amaçlıysa, dünya Kıbrıs sorununun BM parametreleri çerçevesinde çözüm isteğinden vazgeçmez. Şimdi kaçılsa da baskı her iki tarafta da görülmeye devam eder.

Dünyanın gözünde durumda bir değişiklik yoktur. Görüşmelere Kıbrıs’ı yeniden birleştirmek ve iki devletliliğin yasalaşmasını engellemek kararı binlerle kararda vardır. Enosis oylamasını anmayı okul programlarına almak bugünün işi değildir. Zaten bu karar alınmadan da anma yapılırdı.

Bunu bahane ederek kırmızı çizgilere yenilerini eklemek ve geçmişte başka türlü yorumladıkları siyasi eşitlik gibi konularda, aleni kavgalar başlatmak, görüşmeleri bu kavgaya kurban etmeyi istemekten başka türlü anlaşılamaz.

Durumu sakinleşerek ele almak yerine daha sertleştirmek ve koşullar ileri sürmek uygun bir tavı değildir, Türk tarafı bunu yapmamalıdır. Bunları yaparken bundan sonrası için tehditler yapmak böyle bir durum yakalamak için fırsat beklendiğini düşündürür. Unutmamalıdır ki “KKTC” devlet olarak tanınacak olsaydı çoktan bunu yapacak olanlar siyasete gelip geçtiler.

Tehditlerin arasında nüfus yapısının da değişip birleşik Kıbrıs’ın yaratılmasına olanak kalmayacağını da eklemek adamızı sürekli sorun yaşanan bir yer haline getirecek şeylerden medet ummak olur. Doğal insan hareketliliği ile değişiklik elbette olacak onlara da barışı engelleme etiketi koymak bazı insanlarla ilişkilerde tehlikeler yaratmış olacaktır. Bunu sevindirici bir şey gibi faktör olarak görmek ve kullanmak kabul edilemez.

Kıbrıs sorununun çözümü siyasi oyunlara kurban edilemez.

Halkımızın çözüm isteği yüksektir ve ne yazık ki meclis partileri bu isteği temsil etmemiştir. Çözüm desteği ve krizi atlatma isteği için hareket edenler bile görüşmelerde sessiz kaldıklarına göre onlar da yaratılan imaj karşısında hareketsiz kalmayı seçmişlerdir. Anastasiadis hiç değilse anma kararının yanlışlığını kabul ilan etmiştir. O yeteri kadar anlatmadı diyenler de onu eleştirecek diye onun anlattığından fazla halkı aydınlatmıştır.

Bir an önce masaya dönülmesi ve bu kez temel sorunları görüşüp, çerçeve antlaşması için yoğunlaşılması, gerisini birleşik Kıbrıs’ın seçimlerinden sonra seçilen organlarına bırakmayı düşünmelidirler.