“MARAŞ’IN İADESİNDE DENKTAŞ VE KİPRİYANU ANTLAŞTIYDI”

179

baslik_ykp

YKP Parti Meclisi Alpay Durduran, Maraş konusunu değerlendirdi ve 1979 Denktaş ve Kipriyanu arasında yapılan antlaşmada Maraş sahiplerine iade edilebileceği kararına bağlandığını hatırlattı.

Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Birinci parti olacağını iddia eden ve barış için bağlılık gösterdiğini kanıtlamak isteyen CTP, başkanı ve dışişleri bakanıyla Kıbrıs’ta genel olarak kabul gören ve BM tarafından kabul gördüğü kaydedilmiş olan 1977 Denktaş ve Makaryos ve 1979 Denktaş ve Kipriyanu arasında yapılmış olan antlaşmalara bağlı olduğunu açıkladı. Ancak bu açıklama Maraş’ın Maraşlılara açılmasının bütünlüklü çözümün parçası olduğu ve BM yönetiminde bile açılmayacağı açıklamalarıyla çelişmektedir. Çünkü 1979 Denktaş ve Kipriyanu arasında yapılan antlaşmada Maraş bütünlüklü çözümden ayrılmış ve bütünlüklü çözüme ulaşılamamış olsa da üzerinde antlaşamaya varılacak bir formülle Maraş’ın sahiplerine teslim edilebileceği karara bağlanmıştır.

Ne yazık ki CTP, Kıbrıs’ta yetkilendirilen tüm partiler ve Türkiye yönetimleri bir antlaşmaya bağlı olduğunu söylediğinde içeriğine de bağlı olup olmadığını anlamak ve ona inanmak olası değildir.

Ben antlaşmama bağlıyım ama içerisindeki bazı maddelere bağlı değilim demek benle antlaşma yapmayın demektir. Benim sözümün değeri yoktur, neyi kabul ettiğimi neyi kabul etmediğimi anlayamazsınız, canım istediğinde antlaşma içindeki hükümleri keyfime göre değiştiririm demekteyimdir.

Barış için görüşme yapmak ve ortamı iyileştirme için düzenlemeler getirmek şarttır. Bunun vazgeçilmez şartı da verilen sözlere güveni sağlamaktır.

CTP de, UBP ve DP gibi sözüne güvenilir parti olmadığını göstermektedir ama basının buna dikkat ettiğini görmemekteyiz. Siyasilerimizi basının denetlemesi çok önemlidir. Yoksa denetlenmeyen bir yönetim güven vermez, görüşmeler yaptıkları taraflarla da anlaşma yapamazlar, yaptıkları anlaşmalar da güven vermediği için etkili olmaz.

Bu seçim öncesinde halkın içinden yüzlerce mesajın inanmıyoruz somut delilleri görmek istiyoruz demesi ve basın yayının da bunları gündeme getirmesi boşuna yalan söylendiğini kanıtlamaktadır.

Yalanlarla seçime katılanların Türkiye yönetimine karşı diklenmeyeceklerini ama dik duracaklarını söylemeleri de inandırıcı olmamaktadır. Çünkü yalan bir savunma aracıdır; Türkiye, Maraş’ı sahiplerine açmamak gerektiğini söylediği için bunlar bu kadar kolayca gerçek olmadığı ortaya çıkacak yalanı söylemek durumunda kalmaktadırlar. Hem Türkiye dışişlerine emir kulluğu etmek hem de dik durmak olası değildir. Hemen yakalanmayı bile göze almak gerek!

Şimdiden eski dışişleri bakanı ile yenisini ayırt etme olanağı ortadan kalkmıştır. CTP istediği kadar bize inanın, farkımız vardır, biz çözüme bağlıyız ama gerisi ayrı devlet peşindedir desin çıplak yakalanmıştır.

Yorumlar