Lefkoşa Belediyesinde rakamlar bize bazı şeylerin iyi gitmediği söylüyor, bunun için kapsamlı çalışmaya ihtiyaç var, geçici tedbirlere değil

166

Murat KanatlıYKP’nin Lefkoşa Belediye Meclisi üyesi Murat Kanatlı, sosyal medyadaki paylaşımı ile aile yardımı ve diğer ekonomik durumla ilgili görüşlerini açıkladı. Değerlendirmeler şöyle

Lefkoşa Belediyesindeki ekonomik duruma yönelik konular gene yanlış yerden tartışılmakta… Bize göre doğru olduğunu düşündüğümüz yerden konuları yeniden yerlerine koyalım… Lefkoşa Belediyesi esas olarak 2010’da Eroğlu cumhurun başı olarak seçilsin diye tüm kaynakları sonuna kadar kullanıldığı için battı. Bu süreçte elbette Cemal Bulutoğluları’nın ikinci kez seçilebilmek adına belediye kaynaklarını yağmalamasını ve İrsen Küçük’ün 2011’de intibakları kurultay sürecinde bir araç olarak kullanmasını da unutmamak gerek. Onların neden olduğu kimisi Sayıştay raporu ile net şekilde yasadışı olduğu belirtilen borçlar nedeni ile ekonomik olarak zordadır. Şu aşamada, yeniden yapılandırma sonra aylık Ziraat Bankasına ödenen kredi borcu taksiti yaklaşık olarak tüm Lefkoşa Belediye çalışanlarının sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı aylık yatırımlarına aşağı yukarı denktir. Şu aşamada Ziraat Bankası ödenmekte, sigorta ve ihtiyat sandığı yatırılamamaktadır.

Personel sayısının fazla olup olmadı da ayrıca tartışmalıdır. Elbette birçok kesim kendince fazla olduğunu iddia etmektedir. 1990’lı yıllarda DAÜ-KÖB çatısı altında harç ve burs için mücadele ederken hep ilk maddemiz planlı eğitim ve işgücü planlaması idi… yetkililer hep bize siz burnunuzu buraya sokmayın bursu artıralım, biraz harçları düşürelim tamamdır derlerdi. Bizse talebimizden geri adım atmadık, hep bu başlığı dile getirdik. Bugün ayni noktadayız. Lefkoşa belediyesinde maalesef iş gücü planlaması ve hizmet şeması tam anlamı ile yok. Son sınıflandırmalar için yapılan defakto durum üzerinden bir hizmet şeması gibi birşey çıktı ama sağlıklı olmayan çalışma koşullarında acil ihtiyaçların belirlediği bir hizmet şeması olduğu için geleceğe dair bunun üzerinden konuşmak zor. Yapılması gereken Lefkoşa’nın belediyeler yasası ile kendine verilen görevleri tam olarak yapabilmesi için bugüne ve yarına yönelik iş gücü planlaması yapmaktır. Bu yapılmadan fazla var mı yok mu anlamak imkansızdır. Bu hali ile verimli çalışma koşulları da ortaya çıkamıyor, bütçe performansı bunun en önemli göstergesi. 2015 için bütçenin en azından 21 milyon TL açık vereceği ortada. Bunu terse çevirmek bütçe performansını artırmak borç bakiyelerini toplayabilmek, toplanması gerek vergi, harç vs konusunda kayıp kaçağın önüne geçecek tedbirler almaktır. Bunun yaparken hizmet kalitesi artırarak herkesin ödediği parasını huzur içinde gelip yatırabileceği ortam oluşmasının sağlanması gerekir. Seçimden bugüne bir yıllık zaman tüm bunların en ciddi bir şekilde sağlanamadığını ortaya koymaktadır. Geçmişten gelen sorunlar dururken, mevcut idarenin tedbirler geliştirmekteki eksikler görülebilirken tartışmayı getirip çalışanların aldığı “aile yardımı” üzerinden yapmak bizi doğru bir yere çekmeyecektir. “Aile yardımı” denen ek ödenek aslında ismi ile yanıltıcıdır. Ortada gerçek anlamı ile aile yardımı yoktur, bu nedenle bekara vermeyin, şu kadar çocuğu olan verilsin gibi öneriler bu yönü ile anlamsızdır. Adını her kim seçtiyse hata yaptı ama verilen “aile yardımı” değil, verilen 1990’larda verilen yiyecek, yolluk, koku parası gibi kimi ek ödeneklerin birleştirilerek tek bir ödeneğe çevrilmesi ve alamayan 5-10 çalışan daha alacak şekilde çerçevesinin genişletilmesiydi. Elbette çalışan sayısı bu kadar artırılınca (“kim artırdı” sorusu burda önemli), bütçe için bir yüke döndü. Burda gene başka bir yanlış tartışma başlamakta. Ülkede birçok kişi düşük ücret almaktadır, bunun sorumlusu mevcut kapitalist sistemdir. Kendinin köle koşullarında aldığı sefalet ücretini biraz daha iyi maaş alan ile kıyaslayıp, sefalet ücretine herkesin gelmesini talep eder şeklinde tartışmalar bizi “göç yasasını” haklı çıkarır noktaya getirmektedir. Esas yüzümüzü dönmemiz gereken yön, diğer emekçiler değil, bizi köle koşullarında çalıştıran patronlar olması gerekir. Bugünkü tartışmada biz yüzümüzü çalışanlara dönüp, onların aldıklarının da iyi bir yaşam için yeterli mi değil miyi konuşmadan, bizden yüksek aldığı için suçlamaktır. en kaba hesap ile baktığımız çok para alır denen memurun, belediye çalışanın aldığı 1000-1500 euro civarına denk gelir ki herşeyin özelleştirildiği, herkesin çocuğunu özel okullara göndermek zorunda olduğu koşullarda bu miktar çok mu ayrıca konuşulması gerekir. Ekonomik krizdeki Yunanistan’da, Portekiz’de Eurostat verilerinde ortalama aylık gelir 1000 eurodur… Bu noktada konuşmamız gereken kurumun bütçesidir. Lefkoşa Belediyesinde “aile yardımı” 20 kusur yılın sonunda artık esas ücretin/maaşın parçası kabül edilmesi gerektiği noktadayız. O zaman bütçe olanakları çerçevesinde ortaya çıkan maaş ödemelerinin sürdürülebilir şekilde yapılması için önlem gerekir mi? Bunu yapması gereken idaredir. İdare bugüne ve geleceğe dair planlamalarını yapar, bütçe koşullarını koyar ve tedbirlerini geliştirir. Bunun içinde geçici süre yüzde miktarda maaşlarda azaltma dahil tüm tedbirler konuşulabilir, bu önerilerini getirip sendikanın önüne koyar, onu ikna etmeye çalışır ama bunlar için herkes ev ödevini iyi yapması gerekir, sıcak aldığında yüzüne su serptiğinde serinlen ama 5 dakika sonra gene sıcak alın, sorun su serpecek önlemler değil, sıcağa önlem alacak tedbirleri hayata geçirmektir.

Lefkoşa Belediyesinde rakamlar bize bazı şeylerin iyi gitmediği söylüyor, bunun için kapsamlı çalışmaya ihtiyaç var, geçici tedbirlere değil…

 

yeniduzen kanatliBu paylaşımı Yenidüzen Gazetesinde okurları ile paylaştı
http://www.yeniduzen.com/Haberler/ozel-haber/su-serpecek-degil-onlem-olacak-tedbir-gerekli/56280