Lefkoşa ara bölgede Kıbrıslı Ermeniler, Türk ve Rumların katılımı ile Hrant Dink anması gerçekleştirildi

71

Türkiyeli Ermeni gazeteci, Agos gazetesi editörü Hrant Dink, katledilişinin 4.yılında ara bölgedeki Ledra Palace Otel yanındaki Goethe Enstitüsünde gerçekleştirilen etkinlikte anıldı.

23 Ocak akşamı Hrant’ın arkadaşları imzası ile bir grup Kıbrıslı Ermeni ve Kıbrıslı Türk’ün ortak düzenledikleri etkinliğe Agos gazetesi Ermenice bölümü editörü Sarkis Seropyan ve akademisyen Niyazi Kızılyürek konuşmacı olarak katıldı. Geceye Kıbrıslı Ermeniler’in, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların yoğun ilgisi vardı…

Etkinliğin açılışında konuşan Murat Kanatlı, Hrant Dink için mütevazi bir etkinlik gerçekleştirmek istediklerini ve bu geceyi organize ettikleri söyledi. Kanatlı, Hrant’ın 4 yıldır fiziki olarak aralarında olmadığını ama hala düşleri ve düşünceleri ile süreçlere yön verdiği söyledi. Kanatlı, Hrant’ın hep diyalogdan yana olduğunu, tüm sorunların diyalog ile çözülmesi gerektiğini söylediğini ve bunu için mücadele ettiğini hatırlatarak, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Ermeniler arasında uzun zamandır iletişim olmadığını, ilk kez bu iki toplum içinden grupların bir etkinliğin düzenlediğini yani bir diyaloğun başladığını söyleyerek, bunun Hrant’ın düşlediği bir şey olduğunu vurgulayarak, onun ruhunun hala kendilerine ve süreçlere yön vermeye devam ettiğini söyledi… Kanatlı daha sonra sözü Agos Gazetesi Ermenice bölümü editörü Sarkis Seopyan’a verdi…

Sarkis Seropyan: “O her zaman diyaloktan yanaydı”

Seropyan konuşmasının bir kısmını Türkçe, bir kısmını da Ermenice yaptı. Seropyan, Hrant Dink’in güçlü bir ikna kabiliyetine sahip olduğunu belitti. Hrant’ın her zaman diyaloktan yana olduğunu söyleyen Seropyan, “Eğer katilini görebilseydi onu ikna eder ve silahını indirmesini sağlardı” şeklinde konuştu.

“Hrant olsaydı koşa koşa gelirdi”

Seropyan, gerçekleştirilen etkinliğin önemine de dikkat çekerek “işte Hrant’ın ruhu budur” dedi. Seropyan, “Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Ermeniler Hrant’ın arkadaşları olarak burada, ara bölgede toplandılar. İste Hrant’ın ruhu budur. Hrant olsaydı koşa koşa gelirdi böyle bir etkinliğe” şeklinde konuştu.

Niyazi Kızılyürek: “Hrant’a yapılan adaletsizlik ortadan kaldırılmalı”

Sarkis Seropyan’ın konuşmasının ardından Niyazi Kızılyürek konuştu. Kızılyürek Dink’in öldürülmesinden sonra kaleme aldığı yazısını okudu. Makalesini bitirdikten sonra Türkçe ve Rumca kısa bir konuşma yapan Kızılyürek Türkiye’nin ancak Hrant’ın gerçek katillerinin yargılandığı gün demokratikleşmeye başlayacağını söyledi. Kızılyürek Hrant’a yapılan adaletsizliklere de dikkat çekerek sözlerini şöyle noktaladı: “Hrant’a yapılan adaletsizlik ortadan kaldırılmadıkça Türkiye adaletli bir ülke olmayacaktır.”

Konukların soru ve katkılarına konuşmacıların verdiği cevapların ardından etkinlik sona erdi…