Kuğulu Park’ta çadırlar kuruldu, ateşler yakıldı

76

30 Ocak Pazartesi günü saat 10’da Kuğulu Park’ta çadır Sendikal Platform, üretici örgütler ve bazı siyasi partilerin oluşturduğu Toplumsal Varoluş Hareketi temsilcileri, ateş yakarak eylemlerini başlattı.

Toplumsal Varoluş Hareketi adına hazırlanan ortak açıklamayı Zeytin ve Zeytin Üreticileri Birliği Başkanı İrfan Çelik okurken, Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı ile Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Hürrem Tulga da birer konuşma yaptı.

Hürrem Tulga konuşmasında, yeni bir başlangıç yapıldığını ve toplumsal varoluş mücadelesi için Kuğulu Park’ta ateşler yakılarak çadır kurulduğunu belirtti. “Yürütülen politikalarla işimiz var. Mesleklerimiz, işlerimiz elden gidiyor. Sistemli bir politika ile karşı karşıyayız” diyen Tulga, Kıbrıslı Türklerin tüm varlığını yiyip bitirecek bir politikayla karşı karşıya olunduğunu açıkladı. Yabancı sermaye üzerinden peşkeş politikası sürdürüldüğü eleştirisinde bulunan ve buna ‘dur’ demek için toplandıklarını belirten Tulga, elektrik grevinde başlayan hareketliliğin tüm toplumu sardığını kaydetti. Tulga, sözlerini “Umut her zaman insanın elindedir, bundan hiç şüpheniz olmasın” diyerek tamamladı.

Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı da, başlatılan mücadeleye El-Sen ile Tel-Sen’in eylemlerinin mesaj olduğunu ifade ederek, halkın sorunlara karşı biraraya gelmesi durumunda sorunların çözüleceğine dikkat çekti ve halktan destek istedi. Bıçaklı, halk ile birlikte verilen mücadelenin her zaman sonuç aldığını, bu yüzden halkın destek vermesiyle başarılı olacaklarını söyledi.

Uzun zamandır fiziki şiddet yanında psikolojik şiddeti de rutinleştiren polis, eylemi bahane ederek Meclis ve TC Elçiliği önüne dikenli tellerden barikat kurdu ve abartılı güvenlik önlemi aldı.

Eylemde “Ülkemize, Emeğimize, Onurumuza Sahip Çıkalım, Özelleştirmeye Hayır”, “Sen Kimsin, Ülkeme ve Emekçilerime Dokunma”, “Govcala Halil Beyi”, “Çare=Birleşik Kıbrıs” yazılı pankartlar da açıldı.

 

TOPLUMSAL VAROLUŞ HAREKETİ BİLDİRİSİ

Basına da okunan Toplumsal Varoluş Hareketi’nin hedeflerini anlatan bildiri şöyle:

“Toplumsal Varoluş Hareketi, yıllardır uygulanan yanlış politikalara dur demek ve ekonomimizi kendi ayakları üzerinde durabilmesi için yeniden yapılandırmak, sosyal, kültürel değerlerimize ve siyasal irademizden kaynaklanan kendi kendimizi yönetme hakkına sahip çıkmak için oluşturulmuştur. Kıbrıs sorununun çözümüne katkı koymak bu hareketin en başta gelen hedefidir. Tüm bu yaşananlar ışığında Toplumsal Varoluş Hareketi aşağıdaki maddeleri hedefleri olarak benimser ve bu hedeflere ulaşana kadar mücadele eder…

1. Toplumsal Varoluş Hareketi Kıbrıslı Türklerin demokratik, ekonomik ve sosyal haklarını koruma ve geliştirme, Kıbrıslı Türklere ait sermaye ve varlıkların peşkeş çekilmesini durdurma amacıyla kurulmuş bir hareket olup bu amaçlara giden yolda toplumun kendi kendisini yönetmesini hedefler.

2. Toplumsal Varoluş Hareketi, Kıbrıslı Türklerin iradeleri ile seçecekleri ve kendi iradeleri doğrultusunda yönetilecekleri demokratik bir yönetim sistemi oluşturmak için başlatılmıştır.

3. Türkiye ve Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişki, saygıya dayalı, siyasi eşitler düzeyinde olmalıdır. Buyuran-emir alan, mantığına dayalı ilişkiye son verilmelidir.

4. Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını yönetebileceği bilgi, beceri ve potansiyeli vardır. Bu gerçekten hareketle Merkez Bankası, Sivil Savunma Teşkilatı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın yönetimi Kıbrıslı Türklere devredilmeli, polis ve itfaiye sivil yönetime bağlanmalıdır.

5. Bakanlar Kurulu gibi çalışan ve siyasal iradeyi gölgeleyen yardım heyetinin fonksiyonu değiştirilmeli ve AB standartlarında denetim yapan teknik bir kurula dönüştürülmeli, ülkemiz için yatırımı öngörülen projelerin ihaleleri Kıbrıs’ta açılmalı, mali destek projeler bazında uygulanmalı ve kaynaklar yerel makamlar aracılığı ile aktarılmalıdır.

6. Özelleştirme adı altında Kıbrıslı Türklere ait kamusal varlıkların peşkeş çekilmesi uygulamalarından derhal vazgeçilmelidir. Kurumların yönetsel yapıları ve gelecekleri ile ilgili kararlar ekonomimizin yeniden yapılandırılması çerçevesinde çalışanların da katılımı ile toplumsal bütün kesimler tarafından karara bağlanmalıdır.

7. Ülkemizdeki sosyal, ekonomik ve kültürel dokuyu bozan, Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesini ortadan kaldıran gelişigüzel vatandaşlık dağıtma uygulamalar derhal durdurulmalıdır. Ülkedeki kaçak nüfusun geri dönüşü sağlanmalı, muhaceret yasası bu bağlamda değiştirilmeli, ülkeye girişler kontrol altına alınmalıdır.

8. Yaşamını sürdürmek için ülkemizde çalışmakta olan fakat gayri insani koşullarda çalıştırılanların çalışma koşulları iyileştirilmeli, ILO kurallarının ülkemizde hem kamuda hem de özel sektörde uygulanması sağlanmalıdır. Kimse güvencesiz, sendikasız çalıştırılmamalıdır.

9. Vergi adaleti sağlanarak, ekonomide kayıtdışılık, yağma, kayırma, yandaş dönemi yerine şeffaf, objektif bir yönetim oluşturulmalıdır.

10. Amacımız başta ekonomik, sosyal ve kültürel değerşerimiz olmak üzere toplumsal tüm varlıklarımıza sahip çıkarak, toplumsal zenginliklerimizin tabana yayılmasını teşvik ederek ve varlıklarımızın değerlerini koruyarak Kıbrıslı Türklerin mutlu, sıhhatli ve güvenli bir yaşam sürmelerine olanak sağlayacak sosyo-kültürel yapı ile kendi kendine yeterli, dünya ile rekabet edebilen sürdürülebilir bir ekonomik yapı ve siyasi bir güce kavuşmaktır.

11. Kendi ayakları üzerinde duran sürdürülebilir bir ekonomik yapı için Planlı Ekonomik Kalkınma programımızı kendi irademizle yapabileceğimizi vurgularız.

12. Kıbrıslı Türkler olarak dünyanın saygın bireyleri ve Kıbrıs Türk halkı olarak uluslararası camianın saygın üyesi olabilmek için Kıbrıs sorununun çözümünü önemser ve çözümü en önemli temel hedefimiz olarak kabul eder, bunun için mücadele etmeyi görev biliriz”.