KTİHV, TESEV ve GPoT’dan ortak rapor: Kıbrıs’ta Mülteci ve Sığınmacılar için İnsan Hakları

38

TESEV Dış Politika Programı, 16 Aralık’ta Lefkoşa Ara Bölge’de “Ortak bir Amaç Üzerinden Uzlaşmak: Kıbrıs’ta Mülteci ve Sığınmacılar için İnsan Hakları” (Reconciliation through a Common Purpose: Third Party Human Rights in Cyprus) başlıklı yeni raporunun tanıtımını gerçekleştirdi. Rapor, TESEV, Global Political Trends Center (GPoT) ve Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı’nın (KTİHV) ortak çalışması olup, Dr. Christalla Yakinthou ve Öncel Polili tarafından kaleme alındı.

Rapor, Kıbrıs’ın iki tarafında mülteci ve sığınmacıların maruz kaldığı insan hakları ihlallerini inceleyen bir yıllık çalışmanın son aşamasını teşkil etmektedir.  Raporun öne sürdüğü en önemli tez adanın iki tarafında da mülteci ve sığınmacıların benzer sorunları yaşadığı ve Kıbrıs’taki siyasi durumun kurbanları olduklarıdır. Rapor, mülteci ve sığınmacıların durumlarının düzeltilmesi için somut öneriler sunmakta ve Kıbrıslı Rum ve Türk toplumlarının kendi toplumları dışındaki insanların hakları için işbirliği ve diyalog içerisinde bulunmaları gerektiğini söylemektedir.

Raporun girişi

TESEV Dış Politika Programı ve İKÜ – Küresel Siyasal Eğilimler Merkezi (GPoT) imzalı raporun girşi kısmı şöyle:

“Mülteci ve sığınmacıların durumu tüm dünyada son derece sorunludur. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi’nin verdiği bilgilere göre 2009 yılında dünya çapında 15.2 milyondan fazla mülteci ve yaklaşık bir milyona yakın da sığınmacı bulunmaktaydı.1 Bu rakam sadece 12 ay içerisinde herhangi bir sebepten dolayı kötü muamele gördüğü için başka bir ülkeye kaçmış olan veya kaçmak ya da sığınmak isteyen insanları temsil etmektedir. Uluslararası çatışmalardan kaçan çok sayıda mülteci, Pakistan gibi yerlerde ya da İngiltere ve İsveç gibi daha iyi bilinen ev sahibi ülkelerde korunma talebinde bulunmuştur.

Rakamların ortaya koyduğu tabloya rağmen, üçüncü ülkelerden gelen mülteci ve sığınmacılar meselesi, Kıbrıs adası için nispeten yeni bir konudur. Gerçekten de, bölünmüş olan ada üçüncü ülkelerden gelen mülteci ve sığınmacılara yaygın olarak ev sahipliği yapan bir ülke olarak tanınmamaktadır. Bu durumun sebebi Kıbrıs sorununun adanın her iki tarafında da diğer siyasi meselelerin önüne geçmesi olabilir. Kıbrıs’ta siyaset bu bölünme etrafında şekillenmektedir. Örneğin Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) (United Nations High Commissioner for Refugees – UNHCR) Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolü altındaki bölgelerde faaliyet gösterirken, Yeşil Hattın kuzeyindeki Kıbrıs Türk yönetiminin2 siyasî olarak tanınmaması sebebiyle onlarla temasa geçmemektedir. Bu diyalog ve işbirliği eksikliği, üçüncü ülkelerden gelen mülteci ve sığınmacıların insan hakları üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Kıbrıs adasına sığınma amacıyla gelen kimselerin kendileri de adadaki siyasî durumun mağduru haline gelmektedir. Bu kimselerin ihtiyaçları ve haklarıyla ilgilenmek için daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir.

Elinizdeki rapor iki araştırmacı tarafından hazırlanmıştır: Kıbrıs Rum toplumundan Dr. Christalla Yakinthou ve Kıbrıs Türk toplumundan Öncel Polili. Raporun amacı, adanın her iki tarafındaki üçüncü ülkelerden gelen kişilerin insan hakları meselesini ele almak; süregelen siyasî çözümsüzlükten nasıl etkilendiklerini görmek ve karşılaştıkları zorlukların azaltılabilmesi için neler yapılabileceğine bakmaktır. Kıbrıs meselesi henüz çözülememiş olsa da, bu durum temel hak ve özgürlüklerin göz ardı edilmesi için bir mazeret teşkil etmemelidir. Bu rapor, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) ve Küresel Siyasal Eğilimler Merkezi (Global Political Trends Center – GPoT) tarafından Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı (KTİHV) ile işbirliği içerisinde yürütülen bir yıllık bir projenin sonucunda ortaya çıkmıştır. Proje kapsamında adanın her iki tarafındaki insan hakları savunucularının ve aktivistlerinin halka açık çeşitli forumlarda görüşleri alınmıştır. Rapor, bu proje faaliyetlerinin sonucunda ortaya çıkmıştır.

Rapor, resmî anlatıları yinelemektense, adanın her iki tarafında da mülteci ve sığınmacılar tarafından yaşanan tecrübeleri ve iltica sürecini kolaylaştırmayı hedefleyen politika önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Aynı şekilde rapor, Kıbrıs’ın iki toplumu arasında işbirliğini savunmaya da önem vermektedir. Şeffaf ve ortaklaşa yürütülen bir süreçle üçüncü tarafları ilgilendiren bir meseleyi çözmeye çalışırken, iki taraf arasında güven ve işbirliği tesis edilmesi ümit edilmektedir. Daha geniş bir çerçevede bu proje, her iki toplumu da ilgilendiren, ancak Kıbrıs sorunuyla doğrudan alakadar olmayan bir mesele üzerinden bir köprü kurmayı amaçlamaktadır. Kıbrıs meselesine adil bir çözümün getirilmesi ancak toplumların uzlaşması sayesinde mümkün olacaktır.

Araştırmacılar raporda bulgularını dört bölümde toplamışlardır.

Birinci bölümde her iki toplumdaki sığınma meselesinin hukukî ve siyasî çerçevesi ana hatlarıyla ortaya konulmuştur. İkinci bölümde, Kıbrıs’a sığınma talebiyle gelen mültecilere her iki toplum tarafından nasıl yaklaşıldığı incelenmiştir. Üçüncü bölüm, Kıbrıs’a sığınma talebiyle gelen mülteciler konusunda en çok göz ardı edilen insan hakları meselelerini detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Son olarak dördüncü bölüm ise, bir dizi iyileştirme teklifi ve politika önerisi sunmaktadır. Bu teklif ve önerilerin uluslararası toplum, ilgili Kıbrıs makamları ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları tarafından dikkate alınacağını ümit ediyoruz.”

Türkçe

[issuu width=550 height=392 embedBackground=%23c93f36 showHtmlLink=false documentId=110102191118-7cb5d207f2bc44658dc964bf962bb072 name=trkibrism_lteciwebicin20_12_10 username=yenicaggazete tag=oncel%20polili unit=px v=2]

İngilizce

[issuu width=550 height=389 embedBackground=%234393cd showHtmlLink=false documentId=110102192636-a39ad261638d4cf8a69cc5865294263f name=reconciliation_through_a_common_purpose username=yenicaggazete tag=oncel%20polili unit=px v=2]

Raporun adresi:

http://www.tesev.org.tr/UD_OBJS/PDF/DPT/KBRS/YYN/Trkibrism%C3%BClteciWEBicin20_12_10.pdf

http://www.tesev.org.tr/UD_OBJS/PDF/DPT/KBRS/YYN/reconciliation_through_a_common_purpose.pdf