Koalisyon çalışması entrikaları – Alpay Durduran

61

Seçim oldu. Şimdi seçimin ne anlama geldiği ve halkın ne istediği değerlendirilerek hükümet kurma çalışması başlatıldı. Partiler güya ara döneme son verecek acele bir sonuç için kararlı işe başladılar. Yalnız UBP muhalefet görevi aldık diye uzak durduğunu söyledi. Hepsi de toptan yalan söylüyorlardı.

Çünkü Eroğlu hükümeti kurabilecek bir mebusa hükümeti kurma görevini verecek diyen anayasa mebuslara hemen harekete geçerek çoğunluğu sağlayacak bir çalışmaya başlayın der. İlk yapılması gereken tek partinin çoğunluğu sağlayamayacak seçim sonucu belli olunca çoğunluğu sağlayacağını düşünenlerin görüşmelere başlamaları idi. Bunu yapacaklarına anayasaya boş verip pusuya yattılar ve Eroğlu’nun çoğunluğu sağlayacak bir mebusa görevi vermesini engellediler.

Sonunda Eroğlu ikinci aşamaya geçti ve En büyük gurubu oluşturan CTP’ye hükümeti kurma çalışmasını başlatması için görevi verdi. Buna başlandığına göre bundan sonra da ikinci büyük guruba ve sonunda da en küçüğe verip kurdular kurmadılar gene seçime gönderecek onları.

Bu arada halkın CTP’yi hükümette görmek istediğine kanı olanlar açıklamalar yaptılar. Bu tipik geri kültürlü toplum davranışıdır. Halkın ne istediği ortadadır. Halk hükümet seçmedi, mebus seçimi yaptı. Ona başka anlamlar vermek Denktaş ve Talat’ın cumhurbaşkanını seçerken görüşmeciyi de seçtiğini iddia etmesine benzer. Tarihte madem ben seçildim bunun anlamı seçime verdiğim anlamın onaylanmasıdır deyip bildiğini okuyanların örnekleri vardır. Sonuçta da o ülkelere ve dünyaya büyük zararlar verilmiştir. Halk meclise seçim yaparken sadece mebus seçer. Sayısı tutanlar halk istediği için değil anayasanın dedikleri sonucu hükümet kurarlar.

Eroğlu ikinci safhada ikinci parti çıkan UBP başkanına görevi verince DP ile 14+12=26 ile hükümetin kurulmasını sağlarsa tamamen anayasal yetkileri kullanmış olur.

Yasa maddelerini sadece kelimelere göre yani lâfzına göre değerlendirenlerden değilim, yasaların ruhuna saygıdan yanayım ama partiler ruhunu ihlal etmiş bulunuyorlar. İlk yapmaları gerekeni yani bir çoğunluk gurubu oluşturup Eroğlu’na görevi kime vereceğini söylemeleri gerektiğini ihmal ettiler. Bekleyelim de en büyük guruptan başlasın diyerek avcı gibi pusuya yattılar.

Partiler ve basın yayın kütlesi o kadarla da kalmadı. Israrla biz bakanlık pazarlığı yapmayan onurlu partileriz diye poz aldılar ama görüldü ki ilk görüşmeden o çok önem verdikleri siyasi konuları bir çırpıda anlaştılar ve atladılar ama on beş dakikada bakanlık paylaşımında ihtilafa düştüler. UBP ayni goftorozluğu yapmadı diyen olursa onun da halk bize hükümet değil muhalefet görevi verdi tafrasını da attığını hatırlatırım.

Efendiler, cinsiyetleri ne ise, büyük ideallerin sahipleri gibi laflar ettiler.

Şimdi ya acele CTP, UBP koalisyonunu kuracaklar ya da UBP görevi alacak.

UBP ile DP’nin yan yana gelemeyeceği düşünülüyorsa o da görevi yapamayacak çünkü CTP, başbakanlığı alan UBP ile görüşmeyi bile kabul etmeyecek. Sıranın kendine geleceğini düşünüp pusuya yatacak olan DP de ortak bulamayacak.

Anayasaya bu kadar girift kuralları koymaya gerek yoktur ama bizdeki olaylar bazı partilere hükümet kurma görevini anayasaya rağmen reddeden Denktaş’ın bıraktığı miras nedeniyle partilere anayasada belli bir sürede çoğunluğu sağlama şartıyla anlaşıp gelene görev verilir demeyi yeterli bulamadılar.

Şimdi anayasaya böyle tüzüğe layık kuralları koymamayı düşüneceklerine daha beterlerini koymak için düşünceler yayılıyor. Ders almanın ancak iyi kayıtlar ve kayıtlara bakmadan konuşmamaya dikkat eden çoğalmadıkça mümkün olmayacağını bir kez daha görüyoruz.

Ezcümle partilerimiz büyük laf edip ertesi gün açığa düşmekten korkmazlar. Donsuz yakalanmak onlar için korkulacak şey değildir. Halk nasılsa gelecek dört yıl içinde bunları unutur görüşündedirler. Halk bu kanıyı gördüğü halde gelecek dört yılda unutursa bir daha seçimde de ayni palavraları dinleyecektir.

Güya anayasayı değiştirip mebus transferlerine son vereceklermiş! Çünkü halk çok kızmış! Kızsaydı devşirmelerle kurulan partilere dayanan bir geçiş hükümeti kurulduğu için tepki göstermez mi idi? En çok transfer yapan partinin oyunu bu kadar arttırır mı idi?

Çok genç seçilmiş ama o adayları gahgariyalar aday yapmadı mı idi?

Koalisyon zor işmiş. Maiye bakanı ikinci başbakan gibi fren görevi yaparmış, bazı bakanlıklar çok daha önemli imiş. Bunlar hep hükümetin ortak sorumluluğunun ve bütünlüğünün ihlal edilmekte olduğunun işaretleri…

Bundan sonra da öyle gideceğinin işaretleri de koalisyon pazarlığında ortaya çıktı. Partiler hükümeti bölecekler ve hükümet programını hiçe sayıp bildiklerini okuyacaklar.

Ey ahali seçimin çare olmadığını size anlatmaya çalıştık ve şeffaf, hesaba çekilebilir ve hukuka saygılı hükümet için özgür, bağımsız ve dokunulmaz haklara sahip yurttaşların serbest oylarını kullandığı bir ortam yaratmak için boykota davet ettik dinletemedik. Memnun musunuz!