Kıbrıs’ta Temmuz 74’te ne oldu? 1 / Murat Kanatlı

115

Temmuz aylarında Kıbrıs’ta gene bir sürü hikâyeler anlatılacak…

Ve bu hikâyelerin birçoğunun içinde biraz gerçek, biraz da hayal ürünleri var…

Önce baştan almak gerekirse kanlı EOKA-B örgütü ne demek? Hade buradan başlayalım… Kasım 1967 sonrası silahlı toplumlararası çatışma var mı? Mart 68 itibari ile görüşmeler başlamadı ve normalizayona geçilmedi miydi? O zaman?

Eylül 1971’te adaya dönen Grivas tarafından kurulan EOKA-B’nin Kıbrıs Türklere kayda değer, önemli herhangi bir saldırısı yoktur. Ağustos 74’te olanlardan da örgütsel olarak EOKA-B’yi sorumlu tutmak çok da mantıklı değil… Örgütün aşağıda da görüleceği gibi Temmuz 74’te gelindiğinde çözüldüğü koşullarda bir merkezden emir verip bazı işlere giriştiğini söylemek, bazı konuları açıklamak için çok da ya kolaya kaçmak ya da propaganda amaçlı bir girişim olur… Ama EOKA-B üyeleri olayların evet içindeydi… Bu durumda malum soru hemen gündeme gelecek; “o zaman EOKA-B masum bir örgüt müydü?” Paramiliter bir örgüte masum diyebilecek biri herhalde yoktur ama neyi kime nasıl mal edeceğimiz önemlidir… EOKA-B’nin 71-74 arası faaliyetleri, saldırıları, bombalamaları konusunda Makarios Druşotis’in Galeri Kültür Yayınlarında çıkan “Kıbrıs 1970-1974” (2006) önemli bir kaynak, detay isteyenin okuması gereken bir kaynak…

Grivas’ın ölümü

Bu nedenle hızlı bir son sahne tekrarı yapmakta yarar var. Bu nedenle Makarios’un kitabındaki bu bölümü yeniden hızlı hatırlayalım…

27 Ocak 1974, EOKA-B lideri Grivas öldü. (syf298)

24 Nisan 1974 yapılan EOKA-B baskını sonrası örgüt resmen illegal ilan edildi… (syf316)

18 Haziran 1974, EOKA-B arşivi ele geçti. Arşivde Yunan cuntası ile ilişkiler, Makarios’u devirme planları, örgütün finansal bilgileri yer alıyordu. Arşivin ortaya çıkarılmasından sonra örgütten kopmalar başladı. (syf336)

1 Temmuz 1974’t, Bakanlar Kurulu RMMO’daki zorunlu askerlik süresini 24 aydan 14 aya indirmişti. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios ayrıca RMMO’daki tüm Yunan subaylarının geri çekilmesini de resmen talep etti. (Syf341)

11 Temmuz’da EOKA-B liderlerinden Lefteris Papadopulos tutuklandı (syf351). Papadopulos’un tutuklanmasından sonra, EOKA-B liderliğini panik havası sardı. Arananlar listesinde adları bulunan iki teğmen kendiliklerinden gidip teslim oldu. Aranan 125 kişinin dağlarda saklanmasına rağmen EOKA-B lidersiz kalmıştı ve gerçekten bölünmüştü (syf352)

Yani Grivas’ın ölümü sonrası EOKA-B hızla çözülmeye gidiyordu…

Sampson darbesi değildi!

RMMO 3. Taktik Üs Komutanlığı Başkanı Tuğgenerali Mihail Georgitsis liderliğindeki darbe 15 Temmuz 1974’te saat 7.45’te oldu ve darbeciler bir anlamı ile başkan aramaya çıktılar. Önce Yüksek Mahkeme Başkanı Michael Triantafyllides denendi sonra Sağlık Bakanı Zenon Severis, Klerides’in de Cumhurbaşkanı olarak adı geçer ama Constandinos kitabında bunun için yeterli kanıt olmadığını düşünür (Andreas Constandinos, “America, Britain and the Cyprus Crisis of 1974: Calculated Conspiracy or Foreign Policy Failure” syf 195-196)… Bu rağmen Constandinos kitabında 1972’de Amerikalılar ve o dönemdeki Yunanistan’daki darbecilerin lideri Papadopoulos tarafından Makarios’un alternatifi olarak düşünülmüş olabileceğini belirtir. 1972 Darbe girişimi ile ilgili Makarios da kitabında “Eğer Makarios düşseydi, Atina onun yerine Klerides’i geçirecekti” diye yazar(syf165). 1974’teki darbede de o dönemdeki Yunanistan’daki darbecilerin lideri Ionnades’in ondan habersiz onu da planlarına dahil etmiş olabileceğini Andreas Constandinos kitabında belirtir ama hiç biri bir şekilde kabul etmez  ve ‘görev’ Sampson’a kalır… Ayni Cumhurbaşkanlığına düşünülen isimleri Makarios Druşotis da kitabında belirtir (Makarios, syf 350)

Yani 15 Temmuz’daki Sampson darbesi değildi… Hatta Andreas Constandinos son İngiliz ve ABD’de de açılan belgelere dayanarak yazdığı “America, Britain and the Cyprus Crisis of 1974: Calculated Conspiracy or Foreign Policy Failure” (2009) kitabında bu konuya değinmekte ve konuyu “Sampson Fiyaskosu” (syf196) olarak adlandırmakta…

Sampson o dönemde iyi bir satışı olan Mahi gazetesi editörüdür, darbecilerle ve EOKA-B ile bağlantısı vardır hatta Grivas sonrası kendini yerine halefi olarak görmektedir ama EOKA-B ile hiçbir örgütsel ilişkisi yoktu, bu nedenle örgüt lüderliğine seçilmez! (Makarios, syf300)

Constandinos kitabının 914 sayfasında neden Sampson sorusuna da cevap arar… 2 buçuk yıl İngiliz cezaevlerinde yatmış, Tourkofagos (Türk yeyici) lakabı ile bilinen, Kıbrıslı Türkler tarafından ‘Omorphita kasabı’ denen biri Cumhurbaşkanlığına niçin getirildi sorusunu sorar ve bunu bir fiyasko olduğunu belirtir… Zaten böylesi bir ortamda Sampson’un uluslararası kamuoyundan herhangi bir destek görmeyeceği açıktı ki görmedi…

Makarios kitabında Yunanistan’daki parlamento kayıtlarına dayandırdığı alıntısında “ortalıkta cumhurbaşkanı olmayınca, Sampson’un bu koltuk için yanıp tutuştuğunu anlayan Kombokis ona, “git üzerine bir kravat geçir de Cumhurbaşkanı olarak ant iç” demişti… (syf369)

Makarios kitabında ayrıca EOKA-B darbede hiç rol verilmemiş olmasından bahseder (syf 350). Zaten yukarda da hızlı geçtiğimiz gibi örgüt hızlı çözülme sürecine girmişti…

Bu nedenle bu darbeye EOKA-B ve Sampsoncuların darbesi denmesi komik kaçmakta ama niyet propaganda olunca her şey mübah!

Bu nedenle dönem üzerinde daha fazla konuşulmayı hak ediyor…

(devam edecek)