“KAZAN VADİSİ KAYNAYACAK”

100

Avrupa’dan bir heyet 36 HPG gerillasının kimyasal silahların da kullanıldığı saldırıda yaşamını yitirdiği Kazan Vadisi’nde incelemelerde bulundu. Heyet üyeleri bölgeden aldıkları numuneler ve yaptıkları gözlemleri detaylı bir rapor olarak yayınlayacaklarını belirtti.

Hakkari’nin Çukurca (Çelê) İlçesi Kazan Vadisi’nde 22-24 Ekim tarihleri arasında, Türk ordusu tarafından yapılan operasyonda 36 HPG gerillası yaşamını yitirmişti. Operasyon sırasında kimyasal silahlar kullanıldığına dair çok sayıda bulguya rastlandı. Kimyasal silah iddiasını araştırmak üzere Alman parlamenter Jan Van Aken ile Alman ve Fransız avukatlar Clementine Frances, Benjamin Hiller, Marie Avpert, Aledeuy Ledrein Aveco, Torre Dominulle, Avrupa Parlamentosu (AP) eski üyesi Feleknas Uca ve tercüman Delal Gemitli’den oluşan bir heyet, bölgeye giderek incelemelerde bulundu. BDP’li Çukurca Belediye Başkanı Mehmet Kanar ile birlikte bölgeye giden heyet üyeleri, incelenmek üzere, numune aldı.

 

Alman heyet ile İlk Ropörtajı Gazeteci Yazar Necmettin Çapa yaptı

Alman Parlamenter: Sizlerin de gördüğü gibi 1 ila 1.5 km.’lik bir alanda yoğun bir saldırının yapıldığı görülmektedir. Halen alanda bulunan bomba parçalarının büyüklüğüne bakıldığında ve bu bölgede bulunan ağaçların yanmış ve parçalanmış manzarası bombanın ne denli şiddetli ve büyük ölçekli olduğunu gösteriyor.

Alanda bulunan bomba parçalarını incelediğimizde, kullanılan bombaların “MK-82 ve MK-84 olduğunu kesin olarak söyleyebiliriz ve bu bombaların ağırlığı ise 250 Kg. olup etki alanı çok yüksektir.

Şu anda olay yerinde herhangi bir kimyasal bombanın veya o niteliği taşıyan başka bir şeyin kullanıldığına dair herhangi bir açıklama yapma imkanına sahip değilim, ancak buradan aldığımız örnekler ve yaptığımız gözlemleri bu alanda uzman bir heyet ile paylaşacağız ve ancak o incelemeden sonra bu alanda kimyasal kullanılıp, kullanılmadığına karar verebileceğiz.

Çapa: Çatışma alanından sağ olarak kurtulan gerillaların verdiği beyanatlarda “ilk attıkları bombanın ardından, muz ve armut kukularını andıran bir koku hissettik ve hemen ardından boğaz yanması mide bulantısı, nefes alamama gibi durum ile karşılaştık” şeklindedir. Bu beyanlara bakıldığında kimyasal olup olmadığı anlaşılmıyor mu?

Alman Parlamenter: Doğrusunu söylemek gerekirse bu tip kukular yayan çeşitli kimyasallar vardır. Ancak daha önce söylediğim gibi daha detaylı bir araştırma yapılmadıkça bunu belirlemek çok güçtür.

Fakat herkesin de bildiği gibi Türkiye 1999’da da kimyasal kullanmıştır ve bu dönemde kullanılan bombanın niteliğinin kimyasal olduğu belgeler ile kanıtlanmıştı.

Şu an Avrupa’nın derhal bir inceleme ekibi göndermesi lazım ve gerek cenazeler üzerinde gerek ise bombalanan alanda detaylı bir rapor hazırlaması gerekir. Türkiye’nin 1999’da kimyasal kullanma olayı ile bağlantılı olarak, şu anda Kazan Vadisi için yapılacak olan incelemeye yardımcı olmamakta ve aksine bu incelemeleri kabul etmemektedir. Bu durum ise Türkiye üzerindeki şüpheleri gittikçe artırmaktadır.

Çapa: Görgü tanıklarının ısrar ile söyledikleri “İlk atılan bombanın sadece mavi bir toz’dan oluştuğudur. Bu mavi toz’dan oluşan bombanın ardından bölgeyi alev topuna çeviren ikinci bir bomba atıldı. Bu duruma bakıldığında sizce kimyasal’ın izlerini yok etmek amaçlı mı atıldı bu gaz bombası?

Alman Parlamenter: Bu büyük bir ihtimaldir. Kimyasalın izlerini yok etme amaçlı çoğu bölgelerde bu strateji kullanılmıştır ancak tekrar ediyorum, mutlaka ama mutlaka cenazeler ve alan üzerinde çok detaylı bir araştırma yapılmalıdır.