Kanatlı: ‘AKP kandırıyor’

46

YKP Yürütme Kurulu Murat Kanatlı 12-13 Ocak’ta Diyarbakır’da KCK davasını izlemek için bulunduğu sırada DİHA ve Roj TV’nin de soruları yanıtlamıştı. DİHA ile yapılan röportaj şöyle:

Kürt siyasetçilerinin yargılandığı ‘Tarihi dava’yı izleyen Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Yürütme Kurulu Genel Sekreteri Murat Kanatlı, AKP Hükümeti’nin çözüm adına Kıbrıslıları aldattığı gibi Kürtleri de aldattığını belirtti.

Kürt siyasetçilerinin yargılandığı ‘Tarihi dava’yı izleyen Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Yürütme Kurulu Genel Sekreteri Murat Kanatlı, AKP Hükümeti’nin çözüm adına Kıbrıslıları aldattığı gibi Kürtleri de aldattığını belirterek, Türkiye’de militarizmin ve eski statükonun devam ettiğini söyledi. “KCK” adı altında yapılan operasyonları “sivil ve demokratik siyasete darbe” olarak değerlendiren Kanatlı, Kürt siyasetinin tüm baskılara rağmen demokratik siyasette ısrar ederek, ortaya koyduğu ‘Demokratik Özerklik’ modelinin Türkiye’de yaşayan tüm halklar tarafından tartışılması gerektiğini dile getirdi.

Kürt siyasetçilerin yargılandığı ‘tarihi davayı’ izlemek ve Kürt siyasetçilere destek için Diyarbakır’a gelen YKP Yürütme Kurulu Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Kürt siyasetçilerin yargılanması ve Kürt sorununun çözüm yöntemlerini değerlendirdi. Kanatlı, “Türkiye’nin Kürt siyasetçilerine yönelik tutuklamalarına karşı dayanışma ve KCK kapsamında tutuklanan Kürt siyasetçilerine destek olmak için buradayız” dedi. Kanatlı, Kürt siyasetçilere “KCK operasyonu” adı altında düzenlenen operasyonların sivil ve demokratik siyasete bir darbe olduğunu ifade ederek, “Bu darbe karşısında okunması gereken AKP’nin ne yapmaya çalıştığıdır. AKP 2002 öncesi derin devletin ortaya koyduğu siyaseti biraz söylem değişikliği ile aynı şekilde devam ettirirken, kamuoyu üzerinde büyük bir manipülasyon yaratmaktadır” dedi.

‘Kürtçeye saygı gösterilmeli’

Dava ile AKP Hükümeti’nin ne yapmaya çalıştığının ortaya çıktığını belirten Kanatlı, “Eğer gerçekten çözüm istiyorsa söylemi bir kenara bırakıp, daha somut durumlar ortaya koymak durumundadır” dedi. Kürtçe savunmaya izin verilmemesi ve Kürt dili üzerindeki baskılara dikkat çeken Kanatlı, “Kürtçeye saygı gösterilmesi gerekiyor. Anadilde eğitimin kabul edilmesi gerekiyor. Bunları kabul etmeden çözümden yanaymış gibi gözükmek, aslında çözümü istememenin ama istiyormuş gibi görünmekten kaçınmamanın çabası görülmektedir” diye konuştu.

‘Türkiye’deki sol hareket ve sivil kurumlar süreci iyi değerlendirmeli’

“Kıbrıs’ta derin devletin yaptıklarını burada da yaptıklarını görüyoruz” diyen Kanatlı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Buraya ilk geldiğimizde fark ettik ki, asker radyosunun ismi burada ve Kıbrıs’ta da ‘Güven Radyosu’dur. Benzer şekilde yayınlar yapıyorlar. Siyasetleri iki tarafta da sürdürüyorlar. Bunlara karşı bizlerde Kıbrıs’ta mücadele ediyoruz ve bunu gördükten sonra Kürtlerle de dayanışmamızı sürdürüyoruz.” Kürt siyasetçilerin çözüme ilişkin ortaya koyduklara çabaya karşı siyasi operasyonlarla cevap verildiğini ifade eden Kanatlı, parti kapatmalara ve tüm baskılara rağmen Kürt siyasetinin soğukkanlılığını sürdürerek, Demokratik Özerklik modeli ile önemli bir noktaya geldiğini vurgu yaptı. “KCK davası çatışmaya davetiye çıkaran bir durum olmasına rağmen PKK’nin ateşkes ile cevap vermesi çok önemli” diyen Kanatlı, “Türkiye’deki sivil unsurların bu süreci iyi değerlendirmesi gerekir. Yalnızca bu konuyu Kürt siyasetçilere bırakmadan Türkiye’deki sol hareket ve kurumların da bu sürece sahip çıkması gerekir. Biz süreci takip ederken şu anda izlenen politikaların değerli olduğuna ve ileriye taşınması için de sivil toplum örgütlerinin de devreye girerek, süreci ileriye taşıması gerektiğini düşünüyoruz” diye belirtti.

‘Türkiye’deki tüm halklar Demokratik Özerkliği tartışmalı’

Demokratik Özerklik modelinin iyi tartışılması önerisinde bulunan Kanatlı, Türkiye’deki diğer halkların da bu tartışmalarda yer alması gerektiğini söyledi. Modele ilişkin devlet yetkililerinin tepkilerine dikkat çeken Kanatlı, “Hükümetin sorunun çözümüne dair bugüne kadar somut bir açıklaması olmamasına karşın, Kürt siyasetçilerinin çözüm modeli neden bu kadar sert bir tepki ile karşılandı? Demokratik Özerklik’ veya yerellerin güçlü olması dünyada birçok örneği olan bir konudur. Günümüzde de sol ve sosyalist hareketlerin izlediği yerelden demokrasi, yerinden demokrasi örnekleri var. Tabana inebilmek için bu yerelden yönetimlerin daha fazla yetki alması gerekmektedir. Eğitim, sağlık gibi temel unsurlarda birincil olabilmesi açısından şimdi şu an solun tartıştığı bir model. BDP’nin hazırladığı ve internet sayfasında bulunan bir taslak var. Biz bunu Kıbrıs’ta haftalık olarak yayınladığımız Yeniçağ Gazetesi’nde yayınladık. Biz bu konudaki tepkilere anlam veremiyoruz. Nihayetinde üzerinde tartışılabilinir” diye konuştu.

‘Kıbrıs ve Kürt sorununda politikalar aynı’

Kıbrıs ve Kürt sorununu karşılaştıran Kanatlı, “AKP’nin Kürt sorununa ilişkin yaklaşımını bizler Kıbrıs’ta yaşıyoruz. Kıbrıs’ta mesela eğer bir çözüm istiyorsa, bu savaş halinin ortadan kaldırılması gerekiyor. En azından askersizleştirmenin başlaması gerekiyor. Kıbrıs iradesine saygı gösterilmesi gerekiyor. Kürt sorunu konusunda da aynı şeyleri söylemek mümkün, eğer çözüm isteniyorsa en azından Kürt kimliğine saygı gösterilmesi gerekiyor” değerlendirmesini yaptı. “Kıbrıs ile Kürt sorunu birbiri ile çok paralel bir seyir izlemektedir” diyen Kanatlı, şunları söyledi: “AKP’nin gerçek yüzünü çok net ortaya koyan süreçlerdir. Kürt ve Kıbrıs sorunu yaşanan süreçlerle ve uluslararası etkileri ile birbirleri ile benzeşen unsurları içinde barındırıyor. Kıbrıs konusu ile benzeşen en önemli taraflarından biri, Türkiye’deki militarist unsurlar ve Türkiye’deki askeri kanadın buralara yönelik projeleridir. Bu projeler, çok bilinen hali ile bir asimilasyon politikası olarak hem Kıbrıs’ta hem Kürt coğrafyasında devam ediyor.” DİHA