İngiltere’de Göçmen Bakanı istifa etti – Alpay Durduran

106

durduran2İngiliz basını, göçten sorumlu devlet bakanı bile yanında çalıştırdığı insanların vize durumlarını kontrol edemezse, ülke genelinde bu kontrollerin sağlıklı yapılmasının nasıl mümkün olabileceği yönünde yorumlara yer veriyordu. Haberlerde mark bakan Mark Harper’ın, yanında 2007 yılında çalışmaya başlayan temizlikçinin vize kontrollerini işe alırken yaptırdığı ancak daha sonra bu kişinin vize süresi bitmesine karşın çalışmaya devam ettiği ortaya çıktı.

Basının değerlendirmelerine uygun bir şekilde kendi evinde çalışan hizmetçinin vize durumunu izleyemezse ülkedeki vize durumlarını da izleyemeyeceğini gösterdiğini kabul ederek istifa ettiği haber verildi.

Bunu anlamak bizim için çok gerekli. Siyasilerin görevlerine yakışmayan bir duruma düşmeleri halinde sorumluluğu üstlendiklerini ama istifa değil istifade yolunu seçtikleri görülür. Bizde bu olay olsaydı ki olasıdır çok olmuştur, adam unutmuş yahu deyip bakanlıktan atma gibi bir şey talep edilmez.

Artık herkes de unuttum deyip vizesiz insanları çalıştırma suçunu işlemeğe devam edilmesine mi, bakanın evindeki hizmetçiden vize aranmasına kimsenin cesaret edemeyeceğine mi, elbirliği ile hükümetin olayı örtbas edeceğine mi yoksa hizmetçisinin hemen yurttaş yapılmamasına şaşacağımıza mı yanalım!

Türkiye’de olanları hatırlarsak bir bakanın hizmetçisinin başına gelenle bakanı yıpratmak amacına yönelik bin türlü komplo teorisi icat edilmemesini de şaşkınlıkla karşılamalıyız. İngiltere’de göçmenlere yönelik şikâyetlerin sahibi olan partilerin koalisyonundaki bakan bu… Yani kolayca hükümete karşı komplo da denilebilir ama diyen yok. İskoçya ayrılmak istiyor lakin onlardan da ses yok.

Bir İskoç polis özellikle bakanı seçmiş olsa da kulak veren olmamış. Önce halka güven verecek hareket düşünülmüş.

Bakansan görevini yapmış olmalı ve öyle bir idare kurmalısın ki vizesi geçenler etkin bir şekilde kovalansın ve kaçakların sayısı artmasın. Yok, bakanın evinde vizesiz çalışacak biri çıkacak.

Çalışma vizesi İngiliz için önemli ve şikâyetler var. Onun için etkin bir denetim istenir. Bunu sağlamak da hükümete düşer. Ne yapalım polis yakalayamıyorlar iyi saklanırlar ve işverenler kaçak çalıştırmaya devam etmek isterler ve yardımcı olurlar diye mazeret dinlenmez. En azından sayılarının kontrol altında olduğunu bilmek halkın isteğidir. Bu isteği karşılayamayanlar çelip gitmeyi bilmeli yoksa görevden atılmalıdır.

Mezarlıklar yeri doldurulamayacak kişilerle doludur.

İstifa etmesini bilmek bilmeyene öğretmek tüm halklar için önemlidir. Halk bu bakan istifa etmeseydi partisine hesap sorardı. Bizde ise halk umursamaz görünür. Döner gene seçer bu tipleri ve partilerini. Partilerindeki sakatlıkları görenler de seçimi beklemeden yöneticilerden hesap sorar. Bizde ise partilerin içinde kıpırdama olmaz. Çok kızan olursa başka partiye geçer ama değişen bir şey olmaz. Genelde bundan kaçsak öçteki de ayni diye düşünülür.

İnsanlarımız dürüstlüğe önem vermeli ve dürüst parti olması için partilerini disipline etmelidir. Olmazsa küseceğine yeni ve denetlemeye izin veren bir partiye geçmeli veya yenisinin kurulması için gayret sarf etmelidir.

Türkiye’de dinine bağlı diye bir partiye meyledenler oldu ve siyasi bir kriz ortaya çıktı. Dini bütün olup sahtekârlığın dik âlâsını yapanlar çoktur. Hükümet etmek çağın siyasi görüşlerine göre programlar sahibi olmayı gerektirir. Suni mi Şii mi gibi ayrımlar onları bölerse dağınıklık daha da artar. Dini siyasete bulaştırmamak gerek.

Bizde de artık din siyasi bir faktör olmak yolunda… Ancak işleri daha da karıştırmaktan başka sonuç vermeyecektir. Türkiye’nin çağdaşlaşması yoluna çıkıldığından beri laiklik anlatılıyor. Çünkü çok önemlidir. Cennete gitmek için İslam’ın hangi disiplinini seçerse insan ona göre cennet hayali görebilir ama bunu dünya işlerine karıştıran çıkacak sorunların da sorumluluğunu yüklenir. Gerçekten inanıyorsa insanlara bela getiren inançların günahını da yüklenir. Mısır’da laikleri kovalayan dinciler hızla ülkelerini din, tarikat ve mezhep kavgalarına sürüklüyorlar. Bunun vebali yok mu? Hangi din ülkesini mezbahaya çevirmenin Allah yoluna yapıldığını kabul edip cennetin yolunu onlara kapamaz?

Çağdaş devlet şeffaf olur, hesap verebilir olur, halka hesap verir ve bağımsız kurumlarıyla yetkilileri disiplin altında tutar. Ülkesini karıştıran ve sokaklarda polislerin insan avlamasını emreden siyasiler Gezi olayları gibi olaylar olur da istifa etmezlerse onlara destek veren ve hesap sormayanlar da suça (günaha) katılırlar. Yetkililerin partilerinin üyesi olup da sorumluları sigaya çekmeyenler daha da suçludurlar.

Dindarlar devletlerinin işgal edildiğini yani kendi tarikatlarından polis ve savcıların ayrı bir şebeke kurup insanları dosyalayıp köle etmeye çalıştıklarını, dosyaları açıklayıp polislerini yola düşürdüklerini ve hükümet krizi yaratmaya çalıştıklarını işitenler görmektedirler ki devlet gücü bir maksatla adam kayırarak devlet içinde yer etmek için kullanılmaktadır. Suç görüldüğünde değil uygun zaman kullanılarak başka maksatla ifşa edilmektedir. Seçmen olan insanlar bunun hesabını seçimlerde soracak olabilirler ama şimdiden siyasi partilerine ve elleri yetene sormaya başlamalıdırlar.

Biz düştük kuyuya pır pır eder uçamayız. Şimdi bir din tehdidi karşımıza dikildi. Bir yabancı elçilik militan yetiştirirmiş. Parasını da yardımlar diyerek bize sayıyormuş! Saysa ne saymasa ne! Lakin insanlar arasında ayrım yapıldığını da görüyoruz. Din okuyacaksan para istemez, gerçek bilim okuyacaksan öde!

Bunları gördükçe seçmen ne ediyon diye sormadan edemiyoruz. Bizim göçmen bakanı ne yapıyor? Kaç yıldır burada yaşıyorlar yazık değil mi deyip yurttaşlık belgesi mi hazırlıyor!