Güncel haber ve yorumlar
YKP ile ilgili görsel malzeme
Bildiriler, parti çalışmaları ve etkinlikler
| YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı: 'Ergenekon ve derin devlet, Kıbrıs'ta eğitimini aldığı yöntemleri Kürdistan'da hayata geçirdi' | ||
|
YENİÇAĞ GAZETESİNİN NOTU:
YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı ile yaptığımız görüşmede bu
röportajın, Roj TV’de de yayınlandığı, bu metnin DİHA tarafından
haberleştirildiği belirtildi. Kanatlı, bu haberleştirilmiş metnin bir
kısımda anlam bozuklukları olduğunu, konular arasında geçişlerde sorun
bulunduğunu, bunun da gerek röportaj, gerekse haberleştirme sırasında
yaşananlardan kaynaklanmış olabileceğini belirtti. Kanatlı, bunun
Türkiye kamuoyunda Kıbrıs ve Kıbrıs’a dair eksik bilgilerin
bulunmasından kaynaklanabileceği, haberin iyi bir editör tarafından
redakte edilebilmesi halinde bu tip hataların en aza inebileceğini
belirtti. Kanatlı sözlerine şöyle devam etti; “ancak her şeye rağmen
Türk ve Kürt basın emekçilerinin Kıbrıs sorununa ilgileri önemli.
Haberin içeriğinde eksiklikler ve yanlış anlamalara neden olacak
kısımlar mevcut ancak buna rağmen ciddi madde bir hatta bulunmuyor.
Ortaya çıkacak tartışmalarda da YKP kendi belgelerine ve dökümanlarına
dayanarak gerekli açıklamayı yapabilir, bu nedenle haberin olduğu gibi
yayınlanmasında bir sakınca yok” dedi. Gazetemiz bu röportajı bu
temelde yayınlıyor… (DİHA) Ergenekon ve derin devletin ana üssünün Kıbrıs olduğunu belirten Yeni Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri Murat Kanatlı, 'Ergenekon'un aydınlatılması için soruşturma Kıbrıs'ta derinleştirilmelidir. Çünkü Ergenekon ve derin devlet, Kıbrıs'ta eğitimini aldığı yöntemleri 1980 sonrası Kürdistan'da hayata geçirdi' dedi. Çatı Partisi'nin hafta sonu yaptığı 'Demokrasi İçin Birlik Konferansı'na katılan Yeni Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Kıbrıs'taki durum ve Türkiye'de yaşanan 'birlik' arayışlarını DİHA'ya değerlendirdi. Kıbrıs'ta 1900'lerden beri yaşanan süreci, 'İngiliz sömürgeciliğinin böl-yönet politikasına' bağlayan ve Kıbrıs'lı Türkleri ve Rumları politikası olarak nitelendiren Kanatlı, bu politikanın 1955'ten itibaren Türk resmi tezi olarak kabul edildiğini söyledi. '1957'den itibaren, Türk derin devleti resmi olarak taksim tezini sahaya sürdü o günden beri Kıbrıs'ı Kıbrıslı Türkleri bölmek için elinden geleni yaptı' diyen Kanatlı, '1974'ten sonra da bir operasyonlar Ada'nın yüzde 35'ini işgal ederek orada 40 bin asker konumlandırarak, bu taksimde çok önemli bir adım attı. Bu yalnızca bir işgal değil, bir fetih hareketine dönüştü. Nüfus taşıyor, Tıpkı İttihat Terakki'nin yaptığı gibi, Türkiye'nin değişik yerlerinden insanları adanın değişik yerlerine taşıyarak, hiçbir etnik grubun, Kürtlerin Lazların etnik grupların etkin olmayacağı şekilde yerleştiriyorlar' diye kaydetti. 'Kıbrıs'ta bir savaş ganimeti var, Rumların malları paylaşılıyor' Kıbrıs'taki 500 bin nüfus'tan sadece 100 bininin Kıbrıslı Türkler olduğunu, geriye kalan 350-400 bin kişinin ise Türkiye'nin taşıdığı vatandaşlar oluşturduğunu ifade eden Kanatlı, 'Bunların tümü TC elçiliğinin kontrolü ve askerin baskısı altında. Siyasi yaşamı manipüle ediyorlar' dedi. Kanatlı, Kıbrıs'a nüfus taşınmasının nedenini yaşanan yağmaya bağlarken, şunları söyledi: 'Bunun en önemlisi nedeni Kıbrıs'ta bir yağma olmasıdır. Yani Kıbrıs'taki sorunu Türkiye'de gelenlere bağlamak hatalı olur. 200 bin Kıbrıslı Rum'un bıraktığı mal mülk var. Bu bir savaş ganimeti ve yağması olarak paylaştırıldı. Bu ganimet paylaşımı sürüyor. 1986'da Özal'ın deyimiyle '200 bin kişinin ekonomisi mi olur' diyerek Kıbrıs'taki tesisler kapatıldı ve Türkiye'den maddi yardım alınıyor. Bu da insanların emeklerinin karşılığında bir silah olarak dayatılıyor ve siyasi tercihleri yönlendiriliyor. Bu bakımdan Yeni Kıbrıs Partisi olarak seçimlerin Kıbrıslıların tercihlerini yansıtmadığını belirterek, boykot ediyoruz bu yönde kampanyalar yapıyoruz. Bu yıl Kıbrıs işgalinin 35. yıl dönümünü yaşıyoruz, Kürtleri, sol sosyalist kesimleri aydınları buna karşı mücadeleye çağırıyoruz. Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün sürmesi için Türkiye ordusunu derin devletini ve mafyasını orda bulunduruyor. Türkiye'deki Türk-Kürt sol sosyalistlere düşen 'bu emperyalistlerin sorunudur' demenin ötesinde Türkiye'deki muhalif kesimlerin sorunudur. Ahmet Türk, Cezayir örneğini vermişti. Bizde en az bunun yarısını Türkiye'deki aydınlardan, sol sosyalistlerden bekliyoruz Kıbrıs için. Bunun için bir süredir girişimler yapıyoruz.' 'Çözüm için adadaki Türk askeri ve sonradan gönderilen nüfusun kademeli olarak azaltılmalı' Somut taleplerini de sıralayan ve Kıbrıs'taki işgalin bitmesini isteyen Kanatlı, bunun için Ada'nın Kuzeyinde bulunan 40 bin kişilik Türk askerinden ilk etapta 10 binin çekilmesini istedi. Nüfus akışının durdurulması ve kademeli olarak azaltılması talebinde de bulunan Kanatlı, 'Kıbrıs küçük bir adadır, bugün ki yapıyı kaldıracak alt yapımız yok. Biz sol sosyalist bir partiyiz kimseyle herhangi bir düşmanlığımız yoktur. Bizim sorunumuz, bu siyasettir, derin devletin Türkiye'deki itaatçilerin girişimiyle Kıbrıs'ın Türkleştirilmesi ve sunileştirilmesine karşı çıkıyoruz' diye konuştu. Yeni Kıbrıs Partisi hakkında da bilgi veren Kanatlı, 20 yıllık bir mücadele tarihine sahip olduklarını, söylemlerinin toplumda karşılık bulmasına rağmen, baskılardan ve değişik nedenlerden dolayı etkili bir destek bulamadığını vurguladı. '3 yıl önce askersiz Lefkoşa kampanyasını başlattığımız zaman bu bir ütopya olarak görüldü. Ama şimdi onlarca grubun destek verdiği bir kampanya olarak destekleniyor' diyen Kanatlı, 'Diyoruz ki Kıbrıs'ta savaş koşulu var. Birileri çözüm istiyormuş gibi yapıyor. Maronilerin evlerine geri dönmesini istiyoruz. Çözüm isteyenlere de 'samimiyseniz, Lefkoşa'dan askerlerini çekin' diyoruz' dedi. 'Ergenekon ve devletin asıl kökü Kıbrıs'tadır' Kıbrıs'taki derin yapılanmalara da dikkat çeken Kanatlı, 'Aslında Kıbrıs tarihini okursanız Ergenekon'un kökünün Kıbrıs'ta olduğunu görürsünüz. Özel harp dairesinin, Ergenekon ve öncesi örgütlerin ilk olarak Kıbrıs'ta kurduğu, Kıbrıs'ta eğitildiği, halen daha birçok taraftarının orda olduğu görülür. Kıbrıs Ergenekon'un ana üssüdür. Aslında operasyon Kıbrıs'a da sıçrarsa gerçek anlamda çözülecek. Eğer ipuçları takip edilirse gideceği yer Sayın Denktaş'tır. O bakımda Ergenekon'da Kıbrıs ayağının derine gitmesi zor. Çünkü sayın Denktaş'ın arkasında Türk Genelkurmayı vardır buna izin vermeyecektir, onu korumaya almışlardır. Zaten Annan planı döneminde etkinliklerin milli davaya dayandırılmasının nedeni budur. 1955'lerde yerleşmeye başladı özel harp dairesi, Kore savaşından gelerek oraya yerleştiler. Orda yaptığı çalışmaların çoğu zaman Kürdistan'da test etmeye başladılar. Bizde kullandığını insanların öldürülmesini sendikacıların öldürülmesini 1980'lerden sonra Kürdistan'da denemeye başladı' diye kaydetti. 'Kürtlerin ayrılma talebi varsa da dikkate alınmalıdır ama ayrılma acı veriyor' Kanatlı, Türkiye'deki Kürt sorununa yabancı olduklarını, Kürtleri ve sorunu son dönemlerde Kıbrıs'a göç eden Kürtler ile birlikte tanımaya başladıklarını anımsattı. Kürt sorunun çözümü için, herkesin kendi dilini kültürünü yaşatması hakkını savunduklarını belirten Kanatlı, 'Eğer Kürt halkının kendi talebi ayrı bir devletse de bunun oturulup konuşulması gerekiyor. Bugün ki konjonktürde her grubun ayrılma hakkı vardır. Ama biz ayrılıkları acı olarak yaşayan bir toplumuz. Eğer birlikte yaşama şansı yoksa ayrılma olabilir. Ama Kıbrıs'ta olduğu gibi ayrı yaşamak milliyetçiliği şovenizmi doğruyor. Biz kendi adamız için birlik taraftarıyız. Bu birlikteliği de herkesin dini ve diliyle yaşamasını savunuyoruz' dedi. 'Demokratik Birlik önemlidir, ama pratik işlere ihtiyaç var' Çatı Partisi girişimi ve Demokratik Birlik girişimlerini de önemsediklerini ve yakından tapi ettiklerini dile getiren Kanatlı, tartışmaların halen detaylar üzerinde sürdürüldüğünü belirterek, 'Pratik işlere ihtiyaç var. Durum gösteriyor ki sıcak gelişmeler onları daha da yakınlaştıracaktır. Bugün bir arada durmaları önemli. Durağanlık içinde detayları tartışıyorlar, ama umut vaat eden bir sürecin içindeler. Bu hareket Türkiye ve Kürdistan coğrafyası başarır ve umut ediyorum ki sol yeniden bir alternatif olur' diye konuştu. (Kenan KIRKAYA, DİHA) |
||
|
Bildirilerin arşivi
etkinliklerin arşivi
Boykot çalışmalar (Şubat-Nisan 2009)
YKP Kurultay 1. Olağanüstü Toplantısı (Şubat 2009)
YKP’nin Kıbrıs sorunu ile ilgili düşünceleri (Ekim 2008)
Cross-voting Moderation for
Cyprus?
NEOPHYTOS LOIZIDES Belfer Center, Harvard
University ESER KESKINER Wharton Business School, University of
Pennsylvania
Nüfus konusundaki
tartışmalar
YKP Lefkoşa İlçe Örgütü,
Kıbrıs’ın kuzeyindeki nüfus konusunu, düzenlediği bir panel ile
tartıştırmıştı, panelin video görüntüleri, konuşmaların yazılı
versiyonu ve nüfus ile ilgili diğer belgeler
askersiz lefkoşa eylemi sonrası sağcı, Ergenekon'cu basında çıkan YKP'ye yönelik saldırılar Şubat 2008
Mağusa'yı birleştirelim kampanyası
www.karpasia.net Karpaz ile ilgili gelişmeler
YKP 9. Olağan Kurultayı dökümanları (parti meclisi raporu, kurultay kararları) pdf 05/05/2007
YKP'nin 4. Avrupa Sosyal Formu izlenimleri
Yeni Kıbrıs Partisi'nin seçimlerdeki boykot çalışmaları...
Duvarlar yıkılacak eylemi ve ardından yapılan saldırı
YBH'nın AİHM başvurusu, haber ve yorumlar
Bildiriler için
17/02/07 tarihinden beri (starting date)

Internet Explorer'e karşı
Firefox (türkçe)-
MS Office'e karşı Openoffice (türkçe) kullan

Özgür yazılım programlarını destekle...








