Eşcinselliği suç sayan hükümler içeren Kıbrıs’ın kuzeyindeki ceza yasası aleyhine AİHM’de dava dosyalandı

105

Avrupa Konseyi’nde eşcinselliğin suç olarak düzenlendiği tek bölge olan Kuzey Kıbrıs’ta eşcinselliği suç kapsamından çıkarmak için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM), yasal süreç başlatıldı.

1993’te, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıs’ta yetişkinler arası rızaya dayalı eşcinsel ilişkinin yasallaştırılmasını gerektirmişti;  ancak Kıbrıs’taki bölünme, eşcinselliği yasaklayan kanun dahil,  birçok İngiliz ceza kanununun Kıbrıs’ın kuzeyinde yürürlükte kalmasına neden olmuştur. Bu kanunlar, devlet yetkililerinin insan haklarını ihlal eden kanunların kaldırılacağı konusundaki vaatlerine rağmen, yürürlükte kalmıştır.

Uluslararası insan hakları hukuku, cinsel kimlik hakkının da dahil olduğu kimlikleri korumaktadır. Yetişkinler arası rızaya dayalı mahrem cinsel faaliyet insan hakları hukuku tarafından korunmaktadır.

Davaya göre, eşcinselliği suç olarak düzenlemeyen Türkiye, Kıbrıs’ın kuzeyindeki insan haklarını korumak ve teşvik etmekle yükümlü olduğu için İngiliz koloni mirası bu yasayı savunmak durumundadır.

Dava, davacı aleyhinde dava açılacağı korkusuyla isimsiz bir şekilde dile getirilmiş, özel ve aile yaşamının söz konusu yasaların varlığıyla ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Davacı maruz kaldığı ayrımcılığın, insanlık dışı ve aşağılayıcı bir muameleye dönüştüğünü de iddia etmektedir.

Dava, başvuran kişinin yerine tüm dünyada hukuk yolu ile eşcinselliği suç kapsamından çıkarmayı amaçlayan uluslarası örgüt Human Dignity Trust (İnsan Onuru Vakfı) tarafından açılmıştır. İnsan Hakları avukatı ve Human Dignity Trust’ın başkanı Jonathan Cooper bugün yaptığı açıklamasında şöyle dedi:

‘’Eşcinsel ilişkinin Kuzey Kıbrıs’ta suç olarak düzenlendiği gerçeği, uluslararası hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hükümlerini ihlal etmektedir.

Kimliklerin suç kabul edilmesi, insanları hukukun koruması dışına itmektedir. Bu sadece eşcinsel hakları ile ilgili bir sorun değildir,  bu evrensel insan hakları ile ilgili bir sorundur. Dünyada 80’den fazla hukuk sistemi yani neredeyse ülkelerin yarısı, eşcinselliği suç olarak düzenlemektedir’’.

Dava, Kıbrıs’ın kuzeyindeki LGBT örgütü Homofobiye Karşi İnşisiyatif Derneği tarafından desteklenmektedir. Nigel Pleming QC öncülüğündeki  yasal ekipte, avukat Öncel Polili ve Tom Mountford bulunmaktadır. Uluslararası hukuk firması Taylor Wessing LLP ise danışman avukatlık yapmak üzere davada yer almıştır.

Taylor Wessing LLP’de ortak olan Paul Callaghan’in bugün yaptığı yorum şöyle:

‘Bu kadar önemli bir konuda, Human Dignity Trust ile birlikte gönüllü olarak çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu dava, uluslararası insan hakları hukukuna bir ihlali  açığa çıkarmaktadır; hem yasal hem de manevi yükümlülüklerin hüküm sayesinde yerine getirilmesini diliyoruz’’.

Homofobiye Karşi İnisiyatif Derneği ise şunları ekledi:

‘’Yasayı düzeltmek için harcanan çabalarımız faydasız olmuş ve Kıbrıslı Türk yetkililer iyi niyetli olmak konusunda isteksiz davranmıştır. Yasayı değiştirmek için verilen sözlere rağmen, yetkililer bu eski yasa ile insanları yargılamaya devam etmektedir. Bu durum, Kıbrıslı Türkler yekililerin insan haklarını korumaya cesareti olmadığını açıkça gösteriyor.

Human Dignity Trust ile yaptığımız çalışmaların, uluslararası dayanışma için iyi bir örnek olmasından dolayı da mutluluk duyuyoruz’’.