ELfem: “Biz 8 Mart ve yılın her günü, eşitlik ve özerklik talep ediyoruz!”

128

el-femAvrupa Sol Partisi Feminist Ağı (ELfem), 8 Mart’a ilişkin bir açıklama ve çağrı yayınladı. Açıklama şöyle:

2013 yılında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde tüm Avrupa’da kadınlar, ülkelerimizdeki kapitalist krizin ve patriarkal koşulların getirdiği, yaşamımızın kötüleşmesini protesto ediyor! Bizler, Avrupa Solu’nun kadınları ve feministleri, bu uluslararası kadın hareketinin parçasıyız.

Mali piyasalar tarafından dikte edilen yaşam koşullarımıza karşı savaşıyor ve hükümetlerimiz ve AB tarafından talep edilen kamu parasının vurgunculuk amacıyla kullanılmasının yasaklanmasını ve servet vergisi uygulanmasını savunuyoruz. Kemer sıkma programlarının artık tüm ulusal ekonomileri mahvetmesine ve daha fazla insanın özellikle kadınların çoğunluğunu oluşturduğu en savunmasızların güvenliğini risk altına almasına karşı konulmalıdır. Biz, bütün ülkelerdeki politikacıların yaptıkları yolsuzluklara karşı çıkıyor ve onların mahkeme önüne çıkartılmalarını talep ediyoruz.

Daha kesinlikle biz, işçileri ve sağladığı hizmetlerin kullanıcılarını olduğu gibi çoğunlukla kadınları vuran sosyal devletin çözülmesini reddediyoruz.

Hepimiz; kadınlar ve erkekler, göçmenler ve yerliler için iş, iyi ücret ve çalışma koşulları talep ediyoruz. Ama ekonomik üretim ve iş, yeryüzünde doğayı ve yaşamı yok etmemelidir. Aksine, çalışma saatleri kısalmalı ve kadınlar tarafından yapılan bakım işlerinin değeri daha yüksek olmalıdır. Biz ekonominin kâr maksimizasyonu ve büyüme ilkelerine göre değil, insan gereksinimlerine göre düzenlenmesini istiyoruz.

Biz, bu gezegende diğerlerinden daha fazla haklara sahip olması gereken kişiler olduğunu düşünmüyoruz. Sonuç olarak, insan haklarının sürekli ihlal edilmesini temsil eden, AB’nin kısıtlayıcı iltica ve göç politikaları terk etmesini talep ediyor, yerleşim ve çalışma hakkı için mücadele eden tüm Avrupa’daki göçmen hareketi ile dayanışma içinde olduğumuzu bildiriyoruz. Biz, mülteciler için daha iyi yaşam koşulları için mücadele ediyoruz. Avrupa, diğer kıtalardan göçe yol açan koşullardan sorumlu olanlardan birisidir. Biz, tüm kürede ekonomik ilişkilerinin tamamen yeniden yapılandırılmasını talep ediyoruz.

Biz, günlük yaşamımızda kadınlara karşı işlenen ‘maço’ erkek şiddetine ve toplumlarımızı ve kamusal söylemi saran cinsiyetçiliğe karşı mücadele ediyoruz ve bu şiddete karşı kadınların korunması programlarının uzatılmasını talep ediyoruz. Kadına yönelik şiddet, birçok biçimde ortaya çıkmakta, bizi zayıflatmaya ve kontrol altına almaya hizmet etmektedir. Biz, kadın ticareti ve sömürücü fuhuşa karşı önlemler alınmasını talep ediyor, ancak seks işçilerinin kendi hakları için mücadelesini destekliyoruz.

Son zamanlarda endişe verici boyutlara ulaşan ciddi bir konu olarak tecavüze karşı, kadınların utanç duymaları yerine suçu bildirmelerini ve suçluların mahkemelerde cezalandırılmalarını sağlayacak yasal düzenlemelerin kamu otoriteleri tarafından yapılmasını talep ediyoruz.

Lezbiyenler olarak biz mücadelemizde daha fazla görünürlük, hayatımızın tüm alanlarında saygı ve her türlü ayrımcılığa son verilmesini talep ediyoruz.

Ekonomik özerklik, bağımsızlığımızın temelidir. Bu nedenle tüm kadınlar için yaşam geliri talep ediyoruz. Kadınlar tarafından gerçekleştirilen bedeli ödenmemiş bakım hizmetlerinin (çocuk bakımı, ev işleri, yaşlıların bakımı vb.) iş olarak değerlendirilmesini, uygulanmasını ve siyasi bir kavram olarak dikkate alınmasını talep ediyoruz. Biz, ev işlerinin ve bakım hizmetlerinin kadınlar ve erkekler arasında eşit biçimde dağılımı için mücadele ediyoruz.

Biz, kendi geleceğimizi belirleme hakkımıza karşı gerçekleştirilen tüm saldırılara karşı mücadele ediyor, ne zaman ve ne kadar çocuk doğuracağımıza ve büyüteceğimize kadınların kara vermesini talep ediyoruz. Kadınların seçme haklarına yönelik saldırılar, faşizmden esinlenmiş saldırılardır ve kadınların boyunduruk altına almanın bir aracıdır. Kendilerini “yaşam” yandaşı ilan eden ve fetüs ve embriyonun “yaşamlarının” kadınların sağlığından daha önemli görenlere bir son verilmeli, kaynakları kesilmelidir. Biz, yasal ve güvenli kürtaj hakkını destekliyoruz çünkü ne Avrupa’da ne de dünyanın başka bir yerinde, yasadışı kürtaj sırasında ya da sonucunda kadınlar ölmemelidir. Bundan dolayı ve binlerce nedenden dolayı, kadınların özgürlüğüne sınırlamalar getirmeye çalışan her dinden patriarkiye karşı mücadele ediyoruz. Biz, bütün dinsel okullara ve okul müfredatlarına din derslerinin eklenmesine karşı mücadele ediyoruz. Biz, bir değer olarak ve laik etiğin kamusal alanı olarak laikliği destekliyoruz.

Biz, özellikle kriz zamanlarında önem kazanan faşist ve aşırı sağ örgütlerin yükselişine karşı mücadele ediyoruz ve çalışmalarının yasaklanmasını talep ediyoruz. Bunlar, demokrasi için bir tehlike oluşturmaktadırlar.

Biz küresel ölçekte askersizleştirme ve tüm erkek hükümetler ve çetelerin silahsızlandırılmasını talep ediyoruz. Biz askeri bütçelerin dağıtılmasını, sosyal, eğitsel ve ekolojik amaçlar için bütçeler ile değiştirilmesi talep ediyoruz.

Biz, tüm kaynakların ve olanakların cinsiyetler ve dünyanın farklı bölgeleri arasında eşit biçimde dağıtılmasını istiyoruz.

Biz, sosyal ve cinsiyet eşitliğine sahip, sosyalist ve feminist bir Avrupa için mücadele ediyoruz.

EL-Fem; partilerde ve özerk kadın örgütlenmelerinde örgütlenmiş kadınların Avrupa Solu feminist ağıdır. Komünistler ve sosyalistler olarak biz aynı zamanda feministiz, feministler olarak aynı zamanda solcuyuz. Bizim için sosyal değişim mücadelesi kopmaz biçimde, kadın hakları, özel durumumuzun ve kadın olarak yaşadığımız gerçeklerin tanınması mücadelesine bağlıdır.

Çeviri: toplumsol