EL-FEM: Avrupa’nın feministleri ve kadınları – patriarkal ve kapitalist çılgınlığa karşı sesini yükselt!

427

site_webEL-FEM Açıklaması, 8 Mart 2016

Avrupa Solu Feminist Ağı olarak, 105 yıllık bir sosyalist gelenek olan Dünya Kadınlar Günü’nü, hem bulunduğumuz ülkelerde hem de yaşadığımız dünyada, toplumlarımızda artan çürümeyi protesto etmek için bir olanak olarak ele almaktayız. Bizim de yararlandığımız, dünyanın dört bir tarafındaki insanların ve kaynakların sömürüsüne dayanarak elde edilen Avrupa zenginliği; ulusal düzeyde, Avrupa çapında ve tüm dünyada yeniden dağıtılmalıdır. Erkeklerin yaptığının üç katını gerçekleştirmemize karşın, dünyanın her yerinde kadınlar kendi toplumlarının en yoksul üyeleridir. Ama yaptığımız iş, erkeklerin yaptıkları ile aynı değerde kabul edilmez. Bedeli ödenmeyen ya da düşük ücretlerle karşılanan bakım hizmetleri kadına yüklenir ve evin ekmeğini kazanan erkeğe destek olarak değerlendirilir. Kadınlar genel olarak mali açıdan bağımsız bir yaşam sürdüremezler. Üstelik, son yıllarda Avrupa’daki kemer sıkma politikalarının uygulanması toplumsal cinsiyet açısından tarafsız değildir. Kadınlar, temel işçi haklarının bile çiğnenmekte olduğu yeraltı ekonomisine ve kayıt dışı istihdam sektörlerine itilerek iş güvencesinin olmadığı en uç koşullarda yaşıyorlar. Ayrıca, sosyal devlet yardımlarındaki büyük kesintiler, kadının omuzlarındaki bakmakla yükümlü olunan aile üyelerinin yükünü daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle taleplerimiz: “eşit işe eşit ücret”, yeterli emeklilik maaşı, ev işlerinin paylaşılması ve sosyal yardımlara erişimdir.

Gezegenimizde yaşayan insan sayısı hızla artarken ve aramızdaki ilişkiler sömürü, şiddet ve savaş üzerine biçimlendirilirken, bu sistemi kuran ve yönetenler çalışmalarımızın meyvelerini toplamayı sürdürmekte, gezegenimizin varlığını tehlikeye atmakta ve kadınları erkeklerin görüntüsüne benzetmeye çalışmaktadır. Aynı zamanda kıtlık ve ihtiyaç, açlık ve ölüm, savaş ve iç savaş giderek insan varoluşunun karakteristik biçimleri oluyor, her zamankinden daha fazla sayıda insan hayatta kalmak için birbirleri ile savaşmak zorunda kalıyor. Bu durum insanlığa yakışmamaktadır. Bu küresel durumdan sorumlu olanlara, sadece politikacılara değil, aynı zamanda kadınlardan esirgenen ve toplumun acil gereksinim duyduğu kaynakları geri çeken ve kar üretmeyi sürdüren (mali) kapitalistlere de dikkat çekmek istememizin nedeni budur. Sadece politika bu durumu değiştirebilir, eğer biz başka bir Avrupa ve başka bir dünya vizyonumuzu gerçekleştirmek istiyorsak, eylemciler olarak barış, sosyal ve ekonomik adalet ile insanlığın barış içinde bir arada yaşamasını önemseyen isteklerimize karşılık gelen politikaları iktidara getirmeliyiz.

Kadınlar olarak, cinsiyetçi şiddetin hayatımızın her yerinde olduğunu ve birçok biçimde ortaya çıktığını biliyoruz. Bu – psikolojik, fiziksel, yapısal – şiddet sistemi ile bütün olarak uğraşılmalı, başka kültürlerden gelen erkeklerin yaptığı fiiller olarak ele alınmamalıdır. Biz sol feministler ırkçı söylem ve politikalar için kullanılmayı reddediyoruz. Avrupa Solu’nun feministleri olarak, tüm silah ticaretine son verilmesini istiyor, barıştan yana bir Avrupa dış politikası talep ediyoruz.

Gezegenimizdeki var olan askeri çatışmalar ve büyük ekonomik eşitsizlik koşullarında, tehlikelerden kaçarak Avrupa’da sığınacak yer arayan insanlar için açık sınır politikası talep ediyoruz. Biz özellikle, tüm dünyada daha iyi yaşam koşulları için mücadele eden kadınlar ile dayanışma içindeyiz.

EL-FEM olarak, doğal kaynakları ve küresel dayanışmayı, -kadınlar tarafından verilmiş olan- çok sayıda insan yaşamını yok eden bu patriarkal ve kapitalist çılgınlığın parçası olmayı reddediyoruz. Sol feministler olarak, tüm dünyadaki kadınlar ile dayanışma içinde olduğumuzu bildiriyoruz.

Çeviren: Nezih Kazankaya