Dünyada nükleere yer yok

138

4 ülkede 12 şehirde eş zamanlı ortak basın açıklaması düzenlendi ve “dünyada nükleere yer yok” dendi.

Nükleer Karşıtı Platform – İstanbul, Sinop Nükleer Karşıtı Platform, Mersin Nükleer Karşıtı Platform, Ankara Nükleer Karşıtı Platform, İğneada Doğa Elçileri, Kıbrıs Nükleere Hayır Platformu, Karadeniz İsyandadır Platformu, Kuzey Ormanları Savunması, Samsun İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Diyarbakır Ekoloji Meclisi, Batman Ekoloji Meclisi Girişimi, Tov Tiyatro, Bûka Baranê Ekolojik Yaşam Derneği, Tbilisi Vegan Base and Green Fist destek verdiği ortak açıklama İstanbul – Beşiktaş Kartal Heykeli Önü, Sinop – Bektaşağa Köyü, Mersin – Forum Havuzbaşı, Ankara – Ankara Ünv. Cebeci kampüsü – ATAUM Salonu, İğneada – Limanköy Meydanı, Samsun – Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi, Diyarbakır – Sanat Sokağı Carrefour önü, Batman- Atatürk Parkı, Kıbrıs – Lefkoşa Ledra (Lokmacı) Caddesi, Gürcistan – Türkiye Konsolosluğu Önü/Tiflis, Yunanistan – Rodos ve Atina’da saat 12:30’da gerçekleşti.

Lefkoşa’daki açıklamayı İngilizce olarak Faika Deniz Paşa, Türkçesini Murat Kanatlı ve Rumcasını Yorgos Perdikis yaptı…

Okunan açıklamanın Türkçesi şöyle:

Bugün nükleer karşıtları birçok yerde eş zamanlı olarak açıklama yapmaktadır. Bizler İstanbul, Ankara, Mersin, Sinop, İğneada, Samsun, Batman, Diyarbakır, Kıbrıs, Yunanistan ve Gürcistan’da “Dünyada nükleere yer yok” demek için bir aradayız. Bu birlikteliği bir eylem birlikteliğinden öte, yerel ve uluslararası boyutta nükleer karşıtı mücadele için bir adım olarak görüyoruz.

Yapılması planlanan nükleer santrallerin; Karadeniz, Akdeniz ve Trakya’nın eşsiz doğasının yok olmasına sebep olacağı gibi başta tüm Türkiye topraklarını, Karadeniz ve Akdeniz ülkelerini radyasyon ve nükleer atıklarla zehirleyeceği ve tüm dünyayı tehdit edeceği bilinciyle eş zamanlı olarak sokaklardayız.

Halkların, bilim ve hukuk insanlarının, tüm itirazlarına rağmen anti-demokratik, şeffaf ve katılımcı olmayan, sahte ve halktan gizlenen rapor ve süreçlerle nükleer santral projeleri dayatılmaktadır. Bu kirli süreç seçime giden Türkiye’de AKP iktidarı tarafından bir propaganda malzemesi olarak kullanılmakta, dünyadaki nükleer santrallerin kaza ve olumsuz etkileri halktan gizlenerek nükleer felaket insanlara şirin gösterilmek istenmektedir. Doğa ve yaşam savunucuları, bu hukuksuzluğun ve yalanlarla işleyen sürecin muhatabıdır ve “ben yaptım oldu” denilerek nükleer kirliliği dayatanlara izin vermeyecektir.

Yine Türkiye Enerji Bakanı Taner Yıldız, Ermenistan Metsamor nükleer santraline karşı insanları eyleme çağırarak, kendince nükleer karşıtları ile dalga geçtiğini zannetmektedir. Bizler ne Metsamor’un ne de dünyadaki başka nükleer santrallerin çalıştırılmasını ya da yeniden inşa edilmesini istemiyoruz. Bütün nükleer santrallerin saatli bomba olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Ermenistan’daki nükleer santral dâhil olmak üzere dünyadaki bütün nükleer santrallerin kapatılması gerektiğini, yeni nükleer santrallerin açılmasına izin vermeyeceğimizi söylüyoruz. Türkiye’de İktidarın, Aras Nehri’ni yok eden Metsamor Nükleer santralinin kapatılmasını istemesi yetmez. Kıbrıs ve Yunanistan başta olmak üzere tüm Akdeniz’i yok edecek Mersin Akkuyu nükleer santralinden de bir an önce vazgeçmesi gerekir. Karadeniz ve Trakya’yı bütünüyle radyoaktif atık çöplüğüne döndürecek olan Sinop ve İğneada nükleer santrallerinin hayalini bile kurmamalıdır.

Ve bir kez daha hatırlatıyoruz; yeni bir Çernobil ve Fukushima’nın olmasına, Akdeniz, Karadeniz ve Trakya’nın nükleer atık çöplüğüne döndürülmesine, dünyaya bir saatli bomba daha yerleştirilmesine izin vermeyeceğiz.

Bu vesileyle bugün bu eylemi bir başlangıç sayıyor ve dünyadaki nükleer karşıtı hareketten dostlarımızı bizlerle dayanışmaya çağırıyoruz.

NÜKLEERE İNAT YAŞASIN HAYAT