sorular ve cevapları
1. Niçin ‘askersiz Lefkoşa’
2. Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi halinde güvenlik sorunu
olmayacak mı?
3. Asker sivil yaşam için gerçekten tehlikeli bir sorun mu?
4. Askersiz Lefkoşa’da sınır güvenliğini kim sağlayacak?
5. Askeri birlikler ile şehrin planlanmasının ilişkisi
nedir?
6. Turizm etkisi var mı?
7. Askersizleştirilmiş Lefkoşa ile sportif, kültürel ve sosyal
imkanların ne ilgisi vardır?
8. Askersizleştirmenin gençliğe yararı olacak mı?
Kıbrıs sorununda önemli bir süreci aşarak yeni bir aşamaya geldik. Geldiğimiz noktada taraflar arasındaki güvensizlik ve şovenizm ciddi boyutlara ulaştı. Çözüme olan inanç ciddi yaralar aldı. Gelinen aşamada bir şeylerin değiştirilebileceğine olan irade de zayıfladı.
Böylesi koşullarda, güven ortamını kurabilmek ve şovenizmi geriletebilmenin en önemli unsuru pratik işlerdir. Tıpkı 1990larda ‘iki toplumlu etkinliklerin’, ‘toplumlararası temasların’ oynadığı rolü oynayacak, yeni bir itme gücüne ihtiyaç duyulmaktadır.
Ledra Caddesinde bir geçiş noktası açılma(ma) sürecinde yada Maraş’ın iadesinin tartışmalarında yaşandığı gibi, her ciddi adımda asker önemli bir sorun unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca 1974’ün yarattığı ciddi travmadan da yola çıkarak, askerin, güvensizliğin ve şovenizmin yükseltilmesinde oynadığı rolü görebiliriz.
Çözüme giden süreçte, güven artıcı bazı önemlerin hemen hayata geçirilmesi sorunun çözümüne yardımcı olacak, tıkanıklıkların aşılmasını sağlayacaktır.
Bu noktada bölünmüş bir kent olan Lefkoşa’nın askersizleştirilmesinin büyük önemi vardır.
Lefkoşa, özellikle eski Lefkoşa (surlariçi) Kıbrıs’ı ve Kıbrıslıları bölen hattın birbirine en yakın olduğu yerdir. Bu, iki tarafın silahlı birliklerinin birbirlerine en yakın olduğu bölge anlamına da gelmektedir. Kimi yerde bir yolun ayırdığı hatta, yaşları çoğu kez 18 olan iki tarafın gençlerinin birbirlerini görerek nöbet tutukları tek bölgedir. Eski Lefkoşa, askeri bölge olması yada ara bölgede kalması nedeni ile, bir zamanlar yaşamın olduğu ama şimdi kullanılamayan tarihi de önemi olan ölü bölgeyi de içinde barındırır…
Askerin varlığı, Lefkoşa’daki, özellikle kuzeydeki şehrin genişlemesini, trafik akışını, sosyal, sportif, kültürel çalışmaları yani tüm sivil yaşamı da etkilemektedir…
İki tarafın da birbirini sürekli taciz eden askeri törenlerin yapıldığı şehirdir de Lefkoşa…
Bu nedenle Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi, tüm adanın askersizleştirilmesine giden yolda ilk ve önemli bir adım olacaktır. Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi önce şehrin sonra adanın birleştirilmesine giden süreci başlatacaktır. Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi ara bölgede kalan yüzlerce evin, işyerinin yeninden yaşam bulmasının fırsatını yaratacaktır. Bu bölge ortak çalışma alanlarına dönüştürülerek, Kıbrıs’ı ayıran hat, Kıbrıs’ı birleştiren mekanlara dönüştürülebilir.
Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi, Lefkoşa’nın siviller tarafından yeniden daha rahat planlanmasını sağlayacaktır. Askeri bölgelerden dolayı çıkmaz sokaklarla dolu Lefkoşa, askersizleştirmeyle beraber trafik sorunu da daha rahat çözebilecektir.
Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi, Kıbrıs’ın diğer kentlerindeki, köylerindeki, yaşam alanları içindeki askeri birliklerin de tartışılmasının sürecini başlatacaktır.
Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi, birbirlerine karşı gerekçelerin yaratıldığı askeri törenlerden arındırılması anlamına da gelecektir. Askeri törenlerle yaratılan gerginlikler yalnızca şovenizmi körüklemekte ve düşmanlık unsurlarını ön plana çıkarmaktadır. Askersizleştirme, bu gerginliğin azaltılmasına da yardımcı olacaktır.
Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi çözüme giden süreçte yeni bir itme kuvveti yaratacak, toplumlararası güven ortamının oluşmasına ciddi yararı olacaktır. ‘İmkansızlıkların’, mümkünlere dönüştürülebileceği ilk somut adım olacaktır Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi …
Bu gerekçelerle Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi için Yeni Kıbrıs Partisi tüm dünyayı da içine alacak ‘çözüme giden süreçte: ASKERSİZ LEFKOŞA’ başlığı ile bir kampanyayı başlatıyor. Bu ilk ama son kampanya olmayacaktır.
YKP, önümüzdeki günlerde yeni kampanyalarını da başlatarak çözüme giden süreçte yeni bir Kıbrıs’ın mücadelesini sokaktan iktidara taşıma kararlılığını, iradesini tüm Kıbrıslılarla birlikte her platformunda ortaya koyacaktır.
Bu kampanyalar tüm eylem şekillerini içinde barındıracaktır. Tüm iletişim metotları kullanılarak, tüm Kıbrıslıların, Avrupa başta olmak üzere tüm dünyadaki Kıbrıs sorununa taraf olan kesimlerin desteğini almak için yapacağımız bu kampanyalarda sen yoksan bir kişi eksiğiz…
Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi mümkün, yeni Kıbrıs da mümkün, bunun için katıl ki ‘askersiz bir Lefkoşa’yı’, birleşik bir Kıbrıs’ı mümkün kılalım…
2. Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi halinde güvenlik sorunu olmayacak mı?
Annan Planından;
Kuruluş Anlaşması Madde 8:
“1.c. Türk ve Yunan kuvvetleri ile silâh ve teçhizatları önceden belirlenecek yerlerde yeniden konuşlandırılır ve üzerinde anlaşılan seviyeye getirilir. Bu seviyenin üstündeki kuvvetler, silah ve teçhizat geri çekilir;”
“Kıbrıs askersizleştirilerek, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk kuvvetler, seferi birlikler de dahil olmak üzere dağıtılır, silahları, Türk ve Yunan Kuvvetlerinin yeniden konuşlandırılıp, ayarlamalarının yapılmasıyla senkronize aşamalarla adadan uzaklaştırılır.”
“APPENDIX C - İLİŞİK 1: YUNAN VE TÜRK BİRLİKLERİNİN OLUŞUMU, TEÇHİZATLARI, KONUŞLANDIRILMA BÖLGELERİ VE FAALİYETLERİ” başlıklı bölümde:
“Madde 4 Tesis ve eğitim alanlarının konumu
2. Belirlenmiş askeri tesis ve eğitim alanları hiçbir şekilde Kuruluş Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi öncesinde ara bölgede, veya Kuruluş Anlaşması’nı müteakip toprak ayarlamasına tabi olmuş veya olacak olan Kıbrıs Rum Devleti bölgesinde, veya Kıbrıs Türk Devleti bölgesinde Kuzey Lefkoşa ve Mağusa’yı bağlayan anayolun güneyindeki veya oluşturucu devletler arasındaki sınırda 1000 metre içinde olamaz.”
“İLAVE IV: GEÇİŞ DÖNEMİ GÜVENLİK DÜZENLEMELERİ” başlıklı bölümde:
“Madde 1 Yedekler de dahil Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk kuvvetlerinin lağvedilmesi
Yedekler de dahil tüm Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk birlikleri, (Kuruluş Anlaşması’nın yürürlüğe girdiği gün itibarıyla (“A-günü”) aşağıda belirtilen zaman çizelgesi doğrultusunda lağvedilecek ve silahları Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarından çıkarılacaktır”
“Madde 2 Yunan ve Türk Kuvvetlerinin düzenlenmesi
Yunan ve Türk kuvvetleri, silah ve teçhizatları , İttifak Antlaşması’nın, Ek Protokol’ünün Ek açıklamasına uygun olarak belirlenmiş yerlere ve tesislere tekrar konuşlandırılır ve uzlaşılan sayılara uyarlanır. Fazla birlik ve teçhizatlar, Kuruluş Anlaşması’nın yürürlüğe girdiği gün itibarıyla [(“A-günü”)] aşağıda belirtilen zaman çizelgesi doğrultusunda çekilecektir”
Kaynak: http://www.ctpkibris.org/Belgeler/Annan26022003TR.doc
Annan Planına evet demiş olmanın sürekli gündeme getirildiği ve Annan Planını tek taraflı da olsa uygulamaktan bahsedildiği koşullarda, askersizleştirmenin bir güvensizlik yaratacağını düşünmek gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır.
Uzun bir zamandır Kıbrıs sorununun silahla değil, görüşmeler yoluyla çözülmesine karar verildiğine göre güvenliği gerçekten tehdit eden bir durumun olduğu söylemek de doğru bir yaklaşım değildir.
Ayrıca Kıbrıs Cumhuriyetinin bir AB ülkesi olduğu göz önüne alındığında, AB kurum ve organlarının sağladığı tüm Avrupa Birliği sınırları içinde geçerli AB güvenlik sistemi Kıbrıs için de geçerlidir.
Tüm bunlarla birlikte karşılıklı silahlanmış ve savaş pozisyonundaki askeri birlikler güvensizlik yaratmakta, barışı tehdit etmektedir.
3. Asker sivil yaşam için gerçekten tehlikeli bir sorun mu?
Evet, özellikle yerleşim yerlerindeki cephanelikler, silah depoları ve askeri malzemeler sivil yaşamı direk tehdit eden unsurlardır. Buralarda ortaya çıkacak kazalarda siviller de büyük zarar görebilirler.
Yaşam alanları içindeki askeri birliklerdeki atış poligonları da sivil yaşamı tehdit etmektedir. Atış poligonlarındaki eğitimler, sivillerin sürekli olarak savaş psikolojisi altında yaşamasına, savaş ortamını hatırlamasına neden olmaktadır.
Askeri birliklerin olduğu bölgelerdeki askere öncellikli yada askere özel işaretler ve ayrıcalıklar (‘Dikkat askeri araç çıkabilir’, ‘yalnız askeri araç girebilir’ vb) da askerin sivillerden üstünlüğünü hatırlatan sembollerdir.
Bu yönleri ile de askerin sivil yaşam üstünde olumsuz etkileri vardır.
4. Askersiz Lefkoşa’da sınır güvenliğini kim sağlayacak?
Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi ile ortaya çıkacak adli suçlara karşı sınır güvenliğini BM sağlayabilir. BM bu görevini yaparken yerel otoritelere bağlı polis güçleri ile de işbirliği yapabilir.
5. Askeri birlikler ile şehrin planlanmasının ilişkisi nedir?
Yaşam alanları içindeki askeri birlikler, özellikle yol düzenlemelerinin ideal şekilde yapılamamasının önündeki en ciddi engelleridir. Sokakların askeri birliklerden dolayı çıkmaz sokağa dönüşmesi, sokaklar arasında sürekliliğin sağlanamamasından şehrin dokusuna aykırı çözüm yolları yaratılmaktadır ancak bunlar ideal da çözüm olmadığı için kalıcı sonuçlar elde edilememektedir. Dereboyu trafiği ve Kumsal Parkı olayında yaşanan ikilem buna bir örnektir. Kızılbaş eskiden kalma ‘merkez’dir. Mimari açıdan AB şehirlerinin bir çoğunda böylesi merkezler koruma altına alınmış, dokusu korunarak çözümler üretilmiştir. Ancak Domuzcular Burnundaki Askeri Kamp nedeni ile yapılamayan düzenlemeler, bir merkezin yok edilerek, kent dokusuna aykırı çözümler üretilmesini sağlamıştır. Benzer şekilde, Lefkoşa trafiği için üretilen alternatif çözümlerden biri olan Dumlupınar’daki yolun kullanım hakkı da askere aittir.
Bu ve benzeri örneklerde olduğu gibi şehrin planlanmasında askeri birlikler ciddi sorundur…
Evet, önemli bir turizm merkezi olması olanağı bulunan Lefkoşa bugünkü hali ile ‘askeri kamp içine yapılmış bir şehri’ andırmaktadır. Bu hali ile Lefkoşa’nın bir turizm merkezine dönüşme olanağı yoktur.
7. Askersizleştirilmiş Lefkoşa ile sportif, kültürel ve sosyal imkanların ne ilgisi vardır?
Askeri bölgeler bugün itibarı ile şehrin içindeki yoğun yapılaşmanın olmadığı bölgelerdir. Askersizleştirme ile bu bölgeler yeşil alanlara, parklara, yürüyüş parkurlarına ve sportif tesislere dönüştürülerek şehrin akciğerleri haline dönüştürülebilirler.
8. Askersizleştirmenin gençliğe yararı olacak mı?
Evet, Lefkoşa içindeki askeri birliklerin birçoğu GKK’ya aittir. Askersiz Lefkoşa, GKK’nın acil ihtiyacı olan asker sayısının azalması anlamına gelecektir. Bu nedenle askerlik süresinin düşmesi ve zaman içinde GKK’nın Annan Planında ön görüldüğü şekilde dağıtılması süreci başlamış olabilecektir.
