YKP, çocuklarından ayrı gözaltında tutulan, Filistin uyruklu Iraklı kadın konusunda açıklama yaptı

100

YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı yayınladığı bildiri ile sığınmacılar konusunda yeni insani sorunu kamuoyu gündemine getirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Haziran’ın son haftasında sahte kimlikle ülkeye giriş yaparken yakalandığı belirtilen Iraklılardan bahsedilmekteydi. Konunun detayında olan ise girenlerden bir kısmı Filistin kökenli Iraklı bir anne ve 3 çocuğuydu… Bu çocuklardan biri 1,5-2 yaşlarında henüz sütten kesilmemiş, diğerleri de 10 yaşın altında bir kız bir de erkek çocuğudur… Mahkeme emri 2 haftadan fazla bir zamandır çocuklar ve anne ayrı tutulmakta, kısıtlı zaman dilimleri içinde görüştürülmektedirler…

Irak süren savaş durumundan dolayı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından listelenmiş bir ülkedir ve gelenlerin hem Irak’tan gelişleri, hem de Filistin olmasından dolayı sığınmacı statüleri aslında çok da tartışmaya mahal bırakmamaktadır. Bu nedenle iç hukuğun da bMültecilerin Statüsüne İlişkin 1951 Sözleşmesi 31. Madde uyarınca özgürlüklerini kısıtlamaması gerekir.

“UNHCR, ülkeleri dışındaki Iraklıların uluslararası koruma ihtiyaçlarıyla ilgili olarak 18 Aralık 2006 tarihinde yayınladığı tavsiyeyi Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile paylaşmıştı.

Bu tavsiyede UNHCR, Irak’taki genel durumu, yaygın şiddet ve insan haklarının ağır ve hedeflenmiş ihlali olarak belirtmektedir. Bu şartlar altında, UNHCR güney ya da merkez Irak’tan gelen hiç bir Iraklı’nın, bu ülkedeki güvenlik ve insan hakları koşullarında önemli bir ilerleme kaydedilmeden zorla geri gönderilmemesini tavsiye etmektedir. UNHCR Süleymaniye, Erbil ve Dohuk’lu olmayan insanların söz konusu üç Kuzey vilayetine geri gönderilmemelerini özellikle önermektedir.”

http://www.unhcr.org.tr/MEP/MEP/NEWSPORTAL_MODULES/News/Forms/NewsRead.aspx?NewsID=851

Mevcut özel durumda yani Filistin asıllı Iraklı yalnız kadının çocuklarından da koparılarak cezaevinde tutulması kabul edilemezdir, zaten bu durum UNHCR internet sitesinde net olarak ortaya konmuş durumdadır: (altını biz çizdik)

“Özgürlük tıpkı sığınma gibi temel bir insan hakkidir. Genel bir kural olarak sığınma arayanların gözaltına alınması kabul edilemez. Hapsedilenler çocuk, yalnız kadın veya işkence kurbanları gibi tıbbi veya psikolojik ihtiyaçları olan kişilerse durum özellikle istenmeyen bir hal alır. Onlar suçlu değildirler, zaten pek çok zorluk çekmiş olan bu kişileri hapse atmak yanlıştır.

http://www.unhcr.org.tr/MEP/index.aspx?pageKey=MulteciKimdir#24

Çocuk hakları sözleşme 7. Maddesi uyarınca da; “Her çocuk “anne babasını bilme onlar tarafından bakılma hakkına sahiptir”… Bu madde de özellikle henüz 1,5-2 yaşındaki adı geçen çocuk için kötü şekilde çiğnenmektedir…

Hem sığınmacı hakları, hem kadın hakları hem de çocuk haklarının ayaklar altına alındığı bir durumla karşı karşıyayız. Yetkili olan kişiler bu durumlarının yaşanacağını bilebile hala yasal düzenleme yaparak sığınmacıların statüsü kabul etmemekte, uluslararası yardımlaşmaya tanınma/tanıtma çerçevesinde ket vurmaktadır. Günün sonunda da yaşadığımız olaylar ortaya çıkmaktadır ve gelecekte de bu olayları yaşamaya devam edeceğiz. Böylesi bir durumu ortaya çıkaranlardan utanç duyuyoruz.

YKP, tüm demokratik kitle örgütlerini, kadın ve çocuk hakları savunucularını acil tepki ve duyarlılık ortaya koymaya çağırır…

YKP, konuyu izlemeye ve durumun en kısa sürede düzelmemesi halinde uluslararası alanda çağrı yapıp bundan sorumlu olanlara yaptırım uygulanmasını gündeminde tutmayı sürdürecektir, bu nedenle tüm yetkili kesimlere de bir kez duyarlılık ve sağduyu çağrısı yaparız…