BRÜKSEL… BRÜKSEL…

140

AB Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği ve AB Komisyonu İletişim ve Ziyaretler Servisi’nin Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum siyasi parti temsilcileri için birlikte düzenledikleri tanıtım ve bilgilendirme gezisi 5-8 Aralık tarihleri arasında AB’nin merkezi Brüksel’de gerçekleştirildi. Yeni Kıbrıs Partisi’nin de temsil edildiği bu tanıtım programında, her iki toplumdan siyasi parti temsilcilerine yapılan sunumlarda, AB kurumları (Parlamento, Komisyon, Bakanlar Konseyi), bu kurumların işleyişi ve çalışma prensipleri ile güncele dair birtakım sorunlar aktarıldı. Bunun yanında 2012 yılının ikinci yarısında AB dönem başkanlığını devralacak Kıbrıs’ın bu organizasyona ve yönetimine dair hazırlığı anlatıldı. Avrupa’nın başkentine gerçekleştirilen ve AB kurumlarının günlük işleyişine siyasi partiler noktasından bakılan bu ziyarete TDP’den Sami Dayıoğlu, DP’den Bengü Şonya ile İbrahim Özgü, YKP’den Emir Taşcıoğlu ile Dr. Mustafa Hami, BKP’den Kemal Gülercan ile İffet Öcal, KSP’den de Kazım Halit Öngen ile Zehra Cengiz katıldılar. Kıbrıs’ın güneyinden ise AKEL, DISI, DIKO, EDEK, Yeşiller ve EDI’den toplam 10 temsilci katıldı. Bunun yanında ikisi güneyden ikisi de kuzeyden 4 gazeteci de heyette yer aldı. Programa Kuzeyden UBP, CTP ve ÖRP katılmazken CTP’nin katılmaması dikkat çekti. Yapılan davetin, Kıbrıs’ın 2012 yılındaki dönem başkanlığı ile ilişkilendirilmesinin ve programda da bu yönde de bir sunumun olmasının buna sebep olduğu öğrenildi.

Avrupa’nın Başkenti: Brüksel
Medya temsilcilerine yapılan AB tanıtım programı çerçevesinde geçen yıl bu zamanlar ziyaret ettiğim Brüksel’de çok sert kış şartlarıyla karşılaşmış ve adeta şok olmuştum. Bu kez, THY’nin İstanbul aktarmalı tarifeli seferiyle saat 10:30 civarı vardığımız Brüksel’de bizi açık ve az bulutlu bir hava karşıladı. Orda bulunduğumuz süre içerisinde geçen yılki gibi yağmur yağmadı ama hava gerçekten çok soğuktu (5 ⁰C). 1930 yılından beridir hizmette olan Le Plaza oteline yerleşip kısa bir istirahatten sonra kendimizi tarihi Brüksel sokaklarına bıraktık. Noel öncesi telaşı ve alışverişi ilk göze çarpan şey oldu. Brüksel gelin gibi süslenmiş Noel’i karşılamaya hazırlanıyor gibiydi. Sokaklarda yer yer kaldırım ve yol çalışmaları vardı ancak buna rağmen alınan iş güvenliği tedbirleri sayesinde yaya trafiği olumsuz olarak etkilenmiyordu. Grand Place her zamanki görkemiyle cıvıl cıvıldı.

Birinci Gün
Programın birinci günü AB kurumları hakkında topluca aldığımız seminerlerle geçti. Öncelikle durağımız seminerlerin verileceği Rue van Meerlant’taki Komisyona ait bina oldu. Çok sıkı güvenlik önlemlerinden geçtikten sonra bizleri Komisyonun ziyaret birimi sorumlusu Lise Ravenfeldt karşıladı. Hemen girişte tüm üye ülkelerin küçükten büyüğe doğru metalden yapılmış figürler şeklinde temsil edildikleri eser dikkat çekiciydi. Daha da dikkat çekici olanı ise her ülkenin metal figürünün altında yer alan ve başkenti, yüzölçümü, nüfusu, para birimi gibi bilgilerin yer aldığı bilgi levhasında Kıbrıs’ın bölünmüş olarak resmedilmesiydi. Seminer odasında bayan Revenfeldt iki günlük program hakkında kısa bir bilgi verdi ve hoşgeldiniz dedi. AB Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği çalışanı Eleftherios Eleftheriou, son anda başka bir toplantıya katılmak zorunda kalan bayan Androulla Kaminara yerine heyete programla ilgili bilgiler aktardı.
Günün ilk semineri iletişim biriminde görevli ingiliz Mark Corner tarafından verildi. AB kurumlarının tantıldığı bu seminerde; AB’nin oluşumundan başlayarak kısa tarihinin yanında, Parlamento, Komisyon, Bakanlar Konseyi, Adalet Divanı hakkında çok detaylı bilgiler verildi. Bay Corner AB’nin; dünyadaki diğer ulusal veya uluslararası kurumlardan farkının (hatta Birleşmiş Milletlerden bile), biraraya gelen ülkelerin milli egemenliklerini paylaşarak bir uzlaşıya varmaları olduğunu belirttikten sonra AB’nin, egemenliğin paylaşıldığı alanlarda (iç-dış ticaret, tarım, çevre, vs.) ortak yasalar yaptığını söyledi. Komisyonun yasa tasarılarını kendinin hazırlayarak Parlamento ve Bakanlar Konseyi’ne sunduğunu, 27 komiser, 41 genel direktör ve 25,000 çalışana sahip olduğunu aktardı. Bakanlar Konseyi’nin üye devletlerin hükümetlerinden birer bakandan oluştuğunu, başkanının Herman von Rompuy yardımcısının ise yüksek temsilci Catherine Ashton olduğunu, yılda dört kez toplandığını ve kararlarını nitelikli çoğunlukla aldığını anlattı. AB’nin diğer kurumlarının ise AB Sayştayı, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi, Bölgeler Komitesi, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Ombudsmanı olduğunu söyledi. Seminer sonrasında DP temsilcisinin semineri veren AB memuruna “Neden Güneyi tek taraflı olarak üyeliğe aldınız?” şeklindeki ayrılıkçı sorusu hem hayret uyandırdı hem de hala daha Kıbrıs sorununu bilmediklerini gösterdi. Bat Corner’in verdiği cevap ise çok kısa oldu “Bilmiyorum”.
‘Kıbrıs’ın AB Başkanlığına Genel Bakış’ konulu günün ikinci seminerini AB Genel Sekreterlik Direktörü, Danimarkalı Jens Nymand Christensen verdi. Sunumunda daha çok ekonomik konulara değinen Christensen, bu yıl yaşanan ekonomik sıkıntının 2012 yılında da devam edeceğinden bahisle Kıbrıs’ın dönem başkanlığının çok önemli olduğunu belirtti. Kıbrıs’ın başkanlığı süresince mücadele edeceği en önemli konuların ekonomik ve mali işler olacağını anlatan Christensen, başkanlık döneminin Kıbrıs’ın farklı değerlerinin de tanıtılması için büyük bir fırsat olacağını belirtti.
“Lizbon Antlaşmasından Sonra Dış Politikada Avrupalı Parlamentosu’nun Rolü” konulu üçüncü sunum Genel Sekreterlikte görevli Polonyalı Bartek GISZCZAK tarafından verildi. Avrupalı Parlamentosu’nda Kıbrıs ile ilgili alınan kararladan bahseden Giszczak, örnek olarak ‘Müzakerelerde BM’ye yardımcı olunması gerektiği’, ‘Türkiye’nin adadan asker çekmeye başlaması gerektiği’ ve ‘Türkiye’nin adaya nüfus aktarmaktan vazgeçmesi gerektiği’ başlıklı kararları gösterdi.
Crown Plaza Europa otelinin restorantında alınan öğle yemeğinden sonra devam eden oturumda ise konuk heyete AB Komisyonu Eğitim, Kültür, Çok Dillilik, Gençlik ve Spor Komiseri bayan Andrulla Vasiliou hitap etti. Mesleki eğitimin önemine dikkat çeken Vasiliou, buna rağmen Kıbrıs, Malta, İtalya gibi bazı AB ülkelerinde bu konunun gereken önemi görmediğini belirtti. Üniversiteler ile piyasa arasında bir köprü olması gerektiğini belirten Vasilou, mesleki eğitimin bu yüzden önemli olduğunu ve AB’nin 2020 Stratejisi için seçilen beş hedeften birinin de eğitim olduğunu vurguladı. Vasiliu, Türkçe ile ilgili yorum yaparken, “Umarım Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi ile birlikte Türkçe de AB’nin resmi dili olur” dileğinde bulundu. Vasiliou, her toplantının, her konuşmanın AB’deki 23 resmi dile çevirisinin yapıldığını belirten Vasiliou, “Kıbrıslı Türk çalışan yok” şeklinde yapılan eleştiriyi “iki dilde sınav geçen herkes işe alınır” diye açıkladı. Ancak Kıbrıslı Türklerin ana dillerinde sınava girememelerine de üzüldüğünü belirtti. Bunu yanında, 7 kişilik bir kabinesi ve toplamda 4 bin 500 kişilik bir çalışma ekibi olduğunu, ekibinde Kıbrıslı Türk stajiyerler de bulunduğunu, Kıbrıslı Türk öğrencilere şimdiye kadar 7.5 milyon Euro tutarında burs verildiğini de anlatan bayan Vasiliu, komisyon üyeleri olarak göreve başlamadan önce Parlamneto’da, ülkeleri adına çalışmayacakları ve hiçbir kurum ile kişinin etkisi altında kalmayacaklarına dair yemin ettiklerini belirtti.
Bir sonraki sunum ise “AB Bütçesi” başlığını taşıyordu ve Genel Direktörlüğün Bütçe biriminde görevli Kıbrıslı Rum Yiannos Asimakis tarafından verildi. Kısaca 2014 yılında uygulanacak olan AB bütçesinin taslağı hakkında bilgiler veren Asimakis, 2014 bütçesinin yaklaşık 1 trilyon Euro olacağını ve önümüzdeki dönemde enerji, ulaşım ve dijital iletişime önemli oranda para ayrılacağını söyledi. 2014–2020 döneminde ekonomik tedbirler çerçevesinde AB’nin de personel azaltacağını ve haftalık çalışma saatlerinin artırılacağını söyleyen Asimakis, yeni vergiler geleceğine vurgu yaptı.
“Kıbrıs Türk Toplumu” konulu günün son sunumunu Genel Direktörlüğün Genişlemeden Sorumlu biriminde görevli İtalyan Michaela Di Bucci yaptı. Di Bucci, 1 Mayıs 2004’te Kıbrıs Görev Grubu’nun kurulduğunu ve konuya ‘de fakto olarak bölünmüş bir ada olarak Kıbrıs’ın üyeliğe kabülü’, şeklinde yaklaştığını belirterek günümüze kadar geçen süreçte Kıbrıs Türk Toplumuna yapılan yardımlardan ve Yeşil Hat tüzüğü ile Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nden bahsetti. Di Bucci’nin konuşması sırasında da tartışma yaşandı. TDP temsilcisi Sami Dayıoğlu’nun “Kuzey’deki ürünü Limasol’dan ihraç etmek için Güney’de şirket kurmak gerekiyor, bu da çifte vergilendirmeyi gerektiriyor” şeklinde özetlenebilecek görüşüne, AKEL ve DIKO temsilcileri “Bu iki hükümetten anlamına gelmektedir, Kıbrıs’ta tek hükümet var” diyerek karşılık Verdi ve bu konulara girilmemesi gerektiğini söyledi. Bu esnada DP temsilcisi Bengü Şonya, “Benim kendi hükümetim vardır” diyerek dışarıya çıktı ve toplantı bitişinde geri döndü.

İkinci Gün
Programda olan bir oturumun iptal edilmesinden dolayı güne daha geç başlayan heyet ilk olarak Rue Van Meerlant’taki AB Komisyonu binasında “AB’nin Enerji Politikası” konulu sunuma katıldılar. Enerji Politikası sunumundan önce AB Komisyonu Kıbrıs Temsilciliğinde görevli Eleftherios Eleftheriou kısaca ‘AB Yasama Sürecinde Üye Ülke Parlamentolarının Rolü’ konusunda bilgi aktardı. Van Meerlant’taki sunumların ardından alınan öğle yemeğinden sonra topluca Avrupalı Parlamentosu’na gidildi. Geniş güvenlik önlemlerinden sonar girilen AP binasında heyet, tüm üye ülkelerin bayraklarının bulunduğu alanda toplu olarak resim çektirdi. Buradaki tanıtıcı sunumun ardından genel kurul salonuna giden Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum siyasi parti temsilcileri, burada parlamentonun nasıl çalıştığı, mevcut siyasi gruplar ve oturma düzenleri konularında kısa bilgilendirmenin ardından programı tamamladılar.
Sonuç olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB dönem başkanlığına hazırlığını ve bu hazırlık için yıllardır harcadığı para ve insan gayretini, oluşturduğu ekipleri ve kurumsal altyapıyı gördükten sonra Türkiye’nin “Temmuz ayına kadar çözüm bulunsun” şeklindeki talebinin ne kadar gerçek dışı ve sadece günü geçirmeye yönelik bir söylem olduğu gün gibi açığa çıkıyor.