Boykot, kurulu düzene bir başkaldırıdır

168

miting2009_kYKP Boykot Eylem Komitesi üyesi Rasıh Keskiner’in açıklaması şöyle:

Seçim kampanyası bu sefer sönük geçiyor. Yıllardır rejimin belirlediği çizgiler içerisinde dans eden partiler durumdan memnun görünmemektedirler. Hep birlikte yarattıkları batak içerisinde daha da derinlere batmamak için çırpınıp durmaktadırlar. Bu platformda belki de son sahne alışlarının farkında olacaklar ki panik içinde halka yalvarmaya devam etmekte, bu batağın içinde olmayı reddeden ve “boykot” çağrısı yapan YKP’ye saldırmaktadırlar. Korkunun ecele faydası yok, yarattıkları batakta hep birlikte daha da dibe batmaları kaçınılmazdır.

Halktan bekledikleri ilgiyi bulamayan siyasi partiler başkanlarından bir tanesi, boykota katılacak olanlara, 4-5 yıl konuşma hakları olmayacağı tehdidinde bulunmaktadırlar. Tam tersine, seçimden sonra her gün bu rejim ve rejimin partileri için, konuşma hakkı en fazla, boykota katılanların olacaktır. Bir diğer parti başkanı ise boykot yapmakla halkı ümitsizliğe sevk ettiğimizi söylemekte; oysa gerçekte YKP boykot uygulamakla halkı düzene karşı yüreklendirmekte, bu batağı yaratanların peşinden gitmeyerek iradesine sahip çıkmaya çağırmaktadır. Boykot yapanların evde oturdukları iddiasına gelince, YKP her zaman için sokaktadır ve yine sokakta onlardan daha aktif bir şekilde boykot kampanyası sürdürmektedir. Panik içerisinde ne söyleyeceklerini şaşırmış olmalıdırlar ama onlar da bilmektedirler ki geçmişte olduğu gibi, gelecekte de acenta olmaktan başka bir işe yarayamayacaklardır.

Bir kez daha vurgulamakta yarar vardır:

Boykot bir karşı duruştur. Boykot, bizleri yok etmek için işbirliği içinde olan herkese, her merciye başkaldırıdır. Boykot kurulu düzeni reddetmektir. Halkın, “gel deyince gelen, git deyince giden” anlayışına itaat etmemesidir.

Yeni Kıbrıs Partisi halkımıza çağrısı yinelemektedir: Düzen partilerinin sandığa gidin yönündeki yalvarışlarına aldırmayın. Sessiz de kalmayın. Artık yeter diyelim ve her alanda karşılaştığımız sorunlara olan tepkimizi sandığı boykot ederek gösterelim. Doğru dürüst sağlık hizmeti alamıyorsak, trafikte her gün bir insanımızı kaybediyorsak, topraklarımız yandaşlara peşkeş çekiliyorsa, okul yerine ülkenin kuzeyinde cami yapımı, kuran kursu ön plana çıkmışsa, kısacası toplumumuza bir yok oluş süreci yaşatılıyorsa artık buna dur dememiz kaçınılmazdır. Bunun yolu da, bize bunları dayatan Ankara Yönetimleri ve buradaki yerli temsilcilerine “ hayır” diyerek, sandığı boykot etmektir.

Boykot bir dik duruştur

Boykot saygın bir direniştir,

Boykot kurulu düzene bir başkaldırıdır,

Boykota ne kadar çok katılırsak, Rejim ve temsilcileri kadar çok rahatsız olacaktır,

Boykota katılım ne kadar çok olursa, uluslararası camiada sesimiz daha yüksek çıkacaktır.

Katılın bize!