Basın Bildirileri
| Tutum, dünden bugüne, Denktaş’tan Talat’a değişmedi, TC hep ayni şarkıyı söylüyor: "kanla aldım vermem" | ||
|
Yeniçağ: Yeni Kıbrıs Partisi Dış İlişkiler Sekreteri Alpay Durduran bir
bildiri yayınlayarak Kıbrıs sorunundaki son durumu değerlendirdi: Konu
ile ilgili bildiri şöyle: Görüşmelerden hala ihtiyatlı iyimserlik belirten Alexander Downer Ada’ya geldi. Ayni gün Hristofias Talat’ın söylediği ve verdiği sözleri aykırı yeni yorumlar getirerek değiştirdiğini söyledi. Öyleyse görüşmeler başlamadan önce tarafların aralarındaki uçurumu daraltmaları yoksa kendilerini meşgul etmemelerini isteyen uluslar arası toplum ve BM aldatılmıştır. Türk tarafının federal devleti siyasi eşitlik yokmuş gibi görerek kendi kanadının egemen olmasını istemekten başka anlamı olmayan iddiaları ve bakir doğum istekleri umut bırakmadı ve tek egemenlik ve tek yurttaşlık konusunda yaptığı anlaşma Talat ve Hristofias arasında anlaşmazlık yaratmaktan başka işe yaramadı. Görülen o ki Türkiye “kanla aldım vermem” tutumunu değiştirmedi. Boşu boşuna BM gibi dünyanın birçok bölgesinde acılar çeken halklara yardım etmesi beklenen dünya örgütünün kaynakları tüketilmeye başlandı. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Yalanlarla imaj yaratmaya çalışılmasının kazandıracağı bir şey yoktur. Etkili devlet ve uluslararası kurumlar uyumazlar. Onları aldattığını sananlar kendi kendilerinin halklarını kandırırlar. Onun için bu yalanların cezasını çekeceğiz. Kimse Sn. Talat’ın Kıbrıs için ağzını açıp bir söz ettiğini duymadı. Kıbrıslı Türklerden başkasının kendisini ilgilendirmediğini söyler ama Kıbrıslı Türkler için de tek bir görüş ortaya koymadı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde yaptığı konuşmada da sadece Türkiye’nin savunmasıyla ilgilendiği dünyanın dikkatini çekmişti. Ne yazık ki Kıbrıslı Türkler için sorumluluk alan da ortada yok. Konuyu sadece garantörlük ile sınırlamaya da olanak yoktur. Çünkü garantörlük hakkında komite veya çalışma gurubu kurulmasına da Türkiye izin vermedi. Annan planının görüşülmesi sırasında garantörlük ve ilgili konular görüşülmüş ise de bu kez gündeme alınmasına karşı çıktılar. Hristofias’ın siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlığı kabul ettiğini açıklaması dünyada umutların artmasına sebep olması doğal ama sahte umutlar yaratılmasından sorumlu tutulması gereken o değildir. Açıkça göz önünde olan verdiği sözleri yapay yorumlarla değiştiren ve umutların sahte olduğunu kanıtlayan maalesef Sn Talat’tır. Bir an önce bu yoldan vazgeçilmeli ve Kıbrıslı Türklerin kurtuluşu için çözüme gidilmelidir. Uzun bir liste tutan uzlaşılmış konular onaylanıp yürürlüğe konulmalı ve ilgililerce imzalanıp uzman yardımı da alınarak Kıbrıs cumhuriyetine yeni anayasasının taslağı sunulmalıdır. Zürih ve Londra antlaşmaları şimdi varılan mutabakatlardan çok daha az ve özet idi onun için yani anayasa taslağının hazırlanması teknik bir sorundur ve uzmanlarca yapılabilir. Liderlerin rahatlarını bozmaya gerek yoktur. Yeter ki sözlerini tutsunlar! |
||
|







