Basın Bildirileri
| “Hemen şimdi, Maronitler evlerine dönsün!” | ||
|
fotoğraflar Yeni Kıbrıs Partisi, 6 Temmuz, Pazar günü Asomatos (Özhan) köyü yakınında düzenlediği basın toplantısı ile “Hemen şimdi, Maronitler evlerine dönsün!” kampanyası ile ilgili detayları açıkladı ve kampanyanın startını verdi… Basın toplantısı için saat 10dan itibaren Yeni Kıbrıs Partisi Merkezinde toplanan parti üyesi, sempatizanları ve parti dostları ile konuya duyarlı bazı vatandaşlar otobüs ve otomobillerle konvoy halinde saat 10.40 Lefkoşa’dan ayrıldılar… Etkinliğe Kıbrıs Yeşiller Partisi de destek verdi… Lefkoşa’daki YKP Merkezi önünde polisin aldığı yoğun önlem dikkat çekti… Asomatos girişinde polisin trafik kontrolü gerekçesi ile konvoyu durdurması ile kısa süre burada bekleyen grup daha sonra köye doğru hareket etti. Köy girişine park eden gruba polisin askeri bölgenin 300 metre dışında basın toplantısı yapılabileceğini bildirmesi üzerine de bir grup araçlarla, bir grup da YKP pankartı açarak ve parti bayrakları ile polisin gösterdiği yere gitti ve basın açıklaması burada yapıldı. Burada basın toplantısı öncesi açıklama yapan YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı, iki toplumlu görüşmelerin başlatılması için çalışma yapıldığı iddia edilen bu koşullarda tarafların iyi niyetini ortaya koyması için bu ve benzeri güven artırıcı önlemleri hemen hayata geçirmesi çağrısını bir kez daha yaptı. Kanatlı daha sonra basın açıklaması metnini okudu. Kanatlı, basın toplantısına YKP’nin daha önce başlattığı “askersiz Lefkoşa” ve “Mağusa’yı birleştirelim” kampanyaları ile ilgili bilgi vererek başladı. Daha sonra yeni kampanya ile ilgili detayları ve gerekçeleri kapsamlı açıkladı. Kanatlı, “çok kültürlü Kıbrıs mozaiğinin önemli unsurlarından Kıbrıslı Maronitlerle ilgili çeşitli kurultay ve parti meclisi belgelerinde belirttiğimiz Kıbrıs sorununun çözümüne yapıcı katkı için güven artırıcı önlemler çerçevesinde Kıbrıslı Maronitlerin kendi evlerine dönüş talebimizi kampanyaya dönüştürüyoruz” açıklamasında bulundu. Kanatlı, “74’de yerlerinden büyük oranda sürülüp dağınık şekilde Kıbrıs’ın güneyinde yaşamaya mahkûm edilen ve çözümsüzlüğün uzaması nedeniyle Kıbrıslı Maronitler tüm kimliklerini, kültürel, dinsel ve dilsel özelliklerini Ortodoks Rum toplumu içinde kaybetmekte, erimektedirler” diyerek Maronitlerin de haklarının savunulması için çağrı yapıldı. Kanatlı bu koşullar altında bölgenin askersizleştirilerek Maronitlerin 1974 öncesi yerleşik oldukları bölgelere dönmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılmasının Kıbrıs sorunun çözümüne yeni bir ivme kazandıracağı ayrıca Kıbrıs’ın solmakta olan bir rengine yeni baştan yaşam geleceğini belirtti. Kanatlı bu çerçevede YKP’nin, çözüme giden süreçte güven artırıcı önlemler çerçevesindeki “askersiz Lefkoşa”, “Mağusa’yı birleştirelim” kampanyaları sonrası “Hemen şimdi, Maronitler evlerine dönsün!” kampanyasını da başlattığını belirtti. Kanatlı, bunun yanında Maronitlerle ilgili partinin diğer taleplerini de dile getirdi ve “Maronitlerin din ve eğitim konuları başta olmak üzere tüm temel insan hak ve özgürlüklerinin de hemen eksik olarak sağlanmasını talep ediyoruz. Ayia Marina’daki kilisede 17 Temmuz’da ibadet taleplerine, tıpkı Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin diğer tarafta kalan kutsal yerlerin ziyaretine izin verildiği gibi, olumlu cevap verilmeli ve ibadetlerini özgürce yapabilmeleri sağlanmalıdır. Okul talepleri de iki toplum arasında süren bürokratik krizlere kurban edilmemeli, Maronitlerin kendilerine ait bir okulunun Kormacit’te açılmasına izin verilmelidir. Karpashia (Karpaşa) köyünde halen daha askeri lojman olarak kullanılan evler de sahiplerine hemen geri verilmeli, ev sahiplerine geri dönüş hakkı tanınmalıdır. Başka yerlerde yüzlerce lojman yapanlar, 15-20 adet lojmanı da rahatlıkla Karpashia’ya (Karpaşa) yapabileceğine inanmaktayız. Bunun mümkün olmamasının tek gerekçesi iyi niyetli olunmamasıdır. YKP olarak tarafları, bu konulara da ivedi çözüm bulmaya çağırıyoruz” dedi. Kanatlı basın toplantısı sonunda umutlu olmak için çok da iyi koşullardan geçmediklerini belirterek ancak önlerinde olan tek yolun da direniş olduğunu söyleyerek, “Kıbrıs’ın ve tüm Kıbrıslıların birleşmesi engellenemeyecek, YKP bunun için mücadelesini sürdürüyor, yarın da ayni kararlılıkla sürdürecek” dedi. Basın toplantısı sonrası grup yine araçlarla konvoy halinde Kormacit’e gitti. Kormacit’te bazı Maronitlerle beraber bir süre sohbet eden ekip daha sonra birlikte yemek yedikten sonra köyden ayrıldı. Konu ile ilgili çağrının tam metni şöyle: Kıbrıslı Maronitler, çok kültürlü Kıbrıslılık mozaiğinin önemli parçasıdırlar… YKP, çeşitli kurultay ve parti meclisi belgelerinde çözüme giden süreçte güven artırıcı önlemler başlığı altında Kıbrıslı Maronitlerle de ilgili çeşitli öneriler ortaya koymuştu. Kıbrıslı Maronitlerin kendi evlerine dönüş talebi olan bu önerilerimizi kampanyaya dönüştürüyoruz… YKP'nin, “çözüme giden süreçte: askersiz Lefkoşa” başlığı ile Şubat 2006’da başlattığı ilk kampanya, bugün kitlelerce tartışılan, farklı kesimlerin kendilerince anlamlar yüklediği ama sokaktaki çocukların bile ne demek istediğimizi çok iyi anladıkları bir noktaya geldi. Kampanyanın yoğun olarak sürdürüldüğü 2006 Şubat-Haziran aylarında, Kıbrıs’ın her iki yanından, Yunanistan’dan ve Türkiye’den örgütlerin ve aktivistlerin desteklediği, üzerinde uzlaşılan ortak açıklama temelinde çalışmalar yapılmış, yüzlerce imza toplanmış, çeşitli toplantı ve eylemler yapılmıştı. Sonrasında da özellikle Ledra’nın açılması sonrası, “askersiz Lefkoşa” talebi içte ve dışta birçok platformda dile getirilmiş, destek talep edilmiş, bugün da edilmeye devam ediliyor, gelecekte da devam edilecek… Güven artırıcı önlemler çerçevesinde, 27 Temmuz 2007’de de Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Alman-Kıbrıs Forumu, Sınırı Aşan Eller Kadın Örgütü (HAD), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Sanat Derneği, Haklar ve Özgürlükler Derneği, Kıbrıs Doğa Dostları, Kıbrıs AB Derneği (KAB) ve Kıbrıs Indymedia'nın imzasını taşıyan “Mağusa, geleceğin birleşik Kıbrıs’ına da örnek olabilecek model bir kent olabilir” başlığı ile ‘Maraş dahil, Mağusa’nın yeniden canlandırılması’ önerisinin olduğu ortak deklarasyon basın toplantısı düzenlenerek açıklanmış ve “Mağusa’yı birleştirelim” kampanyası başlatılmıştı. YKP olarak şimdi de, çözüme giden süreçte güven artırıcı önlemler çerçevesinde “Hemen şimdi, Maronitler evlerine dönsün!” kampanyasını başlatıyoruz… Türkiye’deki ve buradaki yerel alt yönetim, Annan Planına evet dediğini söyleyerek çeşitli platformlarda haklarını talep etmektedir. Maronitler de referandum sürecinde yüzde doksan oranının üzerinde, Annan Planına evet demişlerdi ve bugün antlaşma yürürlüğe girebilseydi evlerine dönebileceklerdi. Dönmek istedikleri köyler Asomatos (Özhan) ve Ayia Marina (Gürpınar) kuzeydeki askerin kullanımındadır. Bölgenin askersizleştirilmesi ile herhangi bir maddi sorun yaşanmaksızın Maronitlerin geri dönüşleri mümkün olabilir. Yani ‘evet’ demenin hakkını Kıbrıslı Maronitler de talep etmektedir, bu sese duyarsız kalmamalıyız, hele de Annan Planına evet demiş olmayı ve referandumun sonucunu bu kadar çok kullanan Türkiye ve buradaki yerel alt yönetim bu talebe duyarsız kalamaz, kalmamalı… Kıbrıslı Maronitler, Kıbrıslı Rum değillerdir… Maronitler, Kıbrıs kültürünün önemli bir unsuru olmalarına rağmen, o günkü antlaşmalara göre dini grup denen, ancak uluslararası antlaşmalar temelinde incelendiğinde etnik bir azınlık olan bir toplumdur ve bugün yaşadıkları sürgün yaşamı onların yok oluşunu da hazırlamaktadır… Niçin Maronitler evlerine dönmeli? Yüzyıllar önce onlarca köyde yaşayan Maronitler zaman içinde azınlığa düşmüş ve 74 öncesi yalnızca 4 köyde yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bu köyler dışında tek tük başka yerlerde de Kıbrıslı Maronitler yaşamaktaysalar da bunlar çok küçük bir rakamlardaydı… 74 öncesi Kormakitis (Kormacit), Karpashia (Karpaşa), Asomatos (Özhan) ve Ayia Marina (Gürpınar) köylerinde yoğun olarak yaşayan Kıbrıslı Maronitler, 74’de Kormacit dışındaki köylerini boşaltmak zorunda kalmıştı. 1974 Aralık’ında Kormacit’in nüfusu 2000 kişiydi bugün yüzlü rakamlara indi. Son dönemdeki çeşitli iyileştirmelere rağmen hala daha kuzeyde zor koşullarda yaşamlarını sürmektedirler. Kıbrıslı Maronitlerin bugünkü toplam nüfusu 6000 civarındadır ve daha çok Limasol ve Lefkoşa’ya dağılmış durumdadırlar… Daha önce 4 köyde, yakın yakın oldukları için kendi kültürlerini, dillerini ve dini adetlerini sürdürebiliyorlardı. Maronitler dinsel olarak merkezi Lübnan olan Maronit Katolik bir kiliseye bağlılar. Kıbrıs’ta da kullanılan ama bugün yok olma noktasına gelen Arapça kökenli Aramaic dili kökeninden gelen Sanna veya diğer adı ile Kıbrıslı Maronite Arapçasını kullanıyorlar… 74’de büyük oranda yaşadıkları yerlerden sürülüp dağınık şekilde Kıbrıs’ın güneyinde yaşamaya mahkûm edilen Kıbrıslı Maronitler, çözümsüzlüğün uzaması nedeniyle tüm kimliklerini, kültürel, dinsel ve dilsel özelliklerini Ortodoks Rum toplumu içinde kaybetmekte, erimektedirler… Annan Planı tartışmaları yaşanırken antlaşmadan hemen sonra uygulamaya girecekler arasında Kıbrıslı Maronitlerin de köylerine dönmesi vardı. Bu nedenle Kıbrıslı Maronitler yüzde 90’ın üzerinde Annan Planına evet dediler ama antlaşma reddedilince bu hayalleri gerçekleşemedi… Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler olarak iki dominant toplum kendi sorunlarını çözmek için yıllardır görüşmeler yapmakta, çeşitli toplantılarla kimi güven artırıcı önemleri hayata geçirmekteler. Ancak Kıbrıslı azınlıkların yani Kıbrıslı Ermenilerin, Maronitlerin ve Latinlerin de bu ada üzerinde yaşamaya devam ettiğini unutmadan ve onların taleplerini görmezden gelmeden de politika ve çözümler üretmeliyiz, yoksa bu adanın çok kültürlü Kıbrıslılık kimliği anlamsızlaşır, değerini yitirir… Bölgenin askersizleştirilerek Maronitlerin 1974 öncesi yerleşik oldukları bölgelere dönmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılması, Kıbrıs sorunun çözümüne yeni bir ivme kazandıracak ayrıca Kıbrıs’ın solmakta olan bir rengine yeni baştan yaşam gelecektir… Ayrıca Kıbrıslılar olarak çok kültürlülük derken anladığımız, bu ada üzerinde var olan tüm farklı renklerse bunları korumak da bizlerin görevidir… Bu çerçevede YKP olarak, “Hemen şimdi, Maronitler evlerine dönsün!” kampanyasını başlatıyoruz. YKP olarak bu talebimiz yanında Maronitlerin din ve eğitim konuları başta olmak üzere tüm temel insan hak ve özgürlüklerinin de hemen eksik olarak sağlanmasını talep ediyoruz. Ayia Marina’daki kilisede 17 Temmuz’da ibadet taleplerine, tıpkı Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin diğer tarafta kalan kutsal yerlerin ziyaretine izin verildiği gibi, olumlu cevap verilmeli ve ibadetlerini özgürce yapabilmeleri sağlanmalıdır. Okul talepleri de iki toplum arasında süren bürokratik krizlere kurban edilmemeli, Maronitlerin kendilerine ait bir okulunun Kormacit’te açılmasına izin verilmelidir. Karpashia (Karpaşa) köyünde halen daha askeri lojman olarak kullanılan evler de sahiplerine hemen geri verilmeli, ev sahiplerine geri dönüş hakkı tanınmalıdır. Başka yerlerde yüzlerce lojman yapanlar, 15-20 adet lojmanı da rahatlıkla Karpashia’ya (Karpaşa) yapabileceğine inanmaktayız. Bunun mümkün olmamasının tek gerekçesi iyi niyetli olunmamasıdır. YKP olarak tarafları, bu konulara da ivedi çözüm bulmaya çağırıyoruz. Tek yol direniş Yeni Kıbrıs Partisi, sınırsız, silahsız bir Kıbrıs için 18 yıldır sürdürdüğü mücadelesini soluksuz yarın da sürdürmekte kararlıdır. Bugün içinden geçmekte olduğumuzu süreç bizlere, çok da umutlu olabilmeyi mümkün kılmıyor. Buna rağmen önümüzde duran tek yol direniştir, bu umutsuzluk çemberini, şoven ablukayı, direne direne kıracağız ve, evet, yeni bir Kıbrıs mümkün, bunu gerçek yapabiliriz, yeter ki bugünden isteyelim ve bunun için hemen şimdi, mücadele edelim, mücadeleyi yükseltelim… Yeniden ve bir kez daha “Kıbrıs’ın ve tüm Kıbrıslıların birleşmesi engellenemeyecek, YKP bunun için mücadelesini sürdürüyor, yarın da ayni kararlılıkla sürdürecek” diyoruz… Bir kez daha; “Sözümüz var gelecek kuşaklara, kararlıyız bizi ayıran tüm duvarları yıkacağız, onlara sınırsız ve silahsız bir Kıbrıs bırakacağız” diyoruz… |
||
|







