Basın Bildirileri
| YKP: LAÜ’de ILO sözleşmeleri cinayeti var, SES VER! | ||
|
YKP Eğitim Sekreteri Emir Taşçıoğlu Lefke Avrupa Üniversitesinde bir
süredir devam eden KTOEÖS grevini ve işveren ile yönetimin tavrını
değerlendirdi ve YKP tavrını açıkladı. Konu ile ilgili 26 Mayıs’ta
yapılan açıklama şöyle: YKP, LAÜ’de yaşanan süreci yakından takip etmeye devam ediyor. Özellikle Soyer ve Adem’in örgütlenme ile ilgili, “sendikalaşırlarsa üniversite batar” demesinin şokunu hala daha yaşamaktadır. Solcu olduğu iddia edilmeye devam edilen CTP’yi bu koşullarda Avrupa’da işbirliğinde olduğu Avrupa Sosyalist Parti’ye ve Sosyalist Enternasyonale ayni zamanda YKP’nin temasta olduğunu Avrupa’daki siyasal oluşumlara ve sendikal birliklere şikayet etmekten başka çare kalmamıştır. 11/1993 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) Örgütlenme Ve Toplu Pazarlık Hakkı İlkelerinin Uygulanması Hakkındaki 1949 Tarihli 98 Numaralı Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin Yasa olarak da kuzeyde yürürlükte olan 98 numaralı ILO sözleşmesi diyor ki; MADDE 1 1. İşçiler çalışma hususunda sendika hürriyetine halel getirmeyen matuf her türlü fark gözetici harekete tam bir himayeden faydalanacaktır. 2. Böyle bir himaye, bilhassa, (..) b) Bir sendikaya üye olması yahut çalışma saatleri dışında veya işverenin muvafakati ile çalışma saatlerinde sendika faaliyetlerine iştirak etmesinden dolayı bir işçiyi işinden çıkarmak veya başka suretle onu izrâr etmek; maksatları güden hareketlere ilişkin hususlarda uygulanacaktır. LAÜ’de örgütlenme çalışması içinde olan Öğretim Görevlilerine, eğitim emekçilerine birinci maddenin ilk fıkrasında belirtilen çerçevede ne ilgili ne de en üst düzey yetkililer sahip çıkmamış, işverenin tarafında yer almış ve ‘üniversite, örgütlenirlerse batar’ diyerek işçiyi değil işvereni himaye altına almışlardır. Maddenin ikinci fıkrası (b) kısmında bu himayeyi açıklamaktadır ve “sendika faaliyetlerine iştirak etmesinden dolayı bir işçiyi işinden çıkarmak veya başka suretle onu izrâr etmek(zarara sokmak)” fiilinin de bu kapsama girdiği belirtilmektedir. Her gün sayıları artan sayıda sendikalı öğretim görevlisi çeşitli gerekçeler yaratılarak işten çıkarılmaktadır. Bu konuda da himaye işverene uygulanmakta, işveren korunmaktadır. Sendikalaşma girişimi içinde olan işçilerin talep ettiği ve Soyer’in batar dediği konu ise toplu sözleşmedir. Ayni sözleşmedeki bu konudaki dördüncü madde diyor ki “Çalışma şartlarını toplu sözleşmelerle tanzim etmek üzere işverenler veya işveren kuruluşlarıyla işçi kuruluşları arasında ihtiyari görüşme usulünden faydalanılmasını ve bu usulün tam bir surette geliştirilmesini teşvik etmek ve gerçekleştirmek için lüzumu halinde milli şartlara uygun tedbirler alınacaktır”, tedbir alındı ve Sonay Adem gözlerini bu kıyıma kapattı. Böylelikle görmediği şeye tedbir alması gerekmeyecek… CTP yönetiminin uygulamamak için çeşitli şekillerde dans ettiği (Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartı da bu konuda beşinci maddede diyor ki: “Âkit Taraflar, çalışanların ve işverenlerin ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak için yerel, ulusal ve uluslararası örgütler kurma ve bu örgütlere üye olma özgürlüğünü sağlamak veya desteklemek amacıyla ulusal yasanın bu özgürlüğü zedelemesini veya zedeleyici biçimde uygulanmasını önlemeyi taahhüt ederler.” Ayrıca toplu pazarlık hakkını da düzenleyen altıncı madde de çiğnenmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Sendika Özgürlüğü Ve Örgütlenme Hakkının Korunması Hakkındaki 1948 Tarihli 87 Numaralı Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin Yasa olarak da kuzeyde yürürlükte olan 87 numaralı ILO sözleşmesi de ayaklar altındadır. Çünkü on birinci maddede: “Uluslararası Çalışma Örgütü'nün bu Sözleşmeyi onaylayan her üyesi, işçilerin ve işverenlerin örgütlenme hakkını özgürce kullanmalarını sağlayacak her türlü gerekli ve uygun önlemleri almakla yükümlüdür” diyor. Kamuoyu önünde ve kapalı kapılar ardında birçok tehdit alan, bazıları işlerinden olan öğretim görevlilerinin örgütlenme haklarını özgürce kullanamadıkları açıktır, Soyer’in ve Adem’in bunun için önlem almaları gerekiyordu, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesinde aldıkları önlemin aynisini aldılar, işverenden yana, işvereni cesaretlendirecek açıklamalar yapıyorlar, emekçiyi ateşe atmaktadırlar… Bölge halkı bile LAÜ yönetimine karşı ayağa kalktı, buna rağmen umursayan yok. YKP, “LAÜ’de ILO sözleşmeleri cinayeti var, SES VER!” diyor… YKP, bir kez daha Avrupa Sosyal Şartı’nın hemen kabul edilmesi, ILO sözleşmelerinin çekincesiz uygulanması talep etmektedir. YKP, tüm emek kuruluşlarını ILO sözleşmelerine sahip çıkmaya çağırmaktadır. YKP, bu konuyu uluslararası platforma taşıyarak ILO sözleşmelerinin çiğnendiğini, Avrupa Sosyal Şartı’nın Kıbrıs’ın kuzeyinde uygulanmadığını, çalışma yaşamının ve saatlerinin AB müktesebatının çok gerisinde olduğunu ilgili kurumların bilgisine getirerek, dayanışma talep edeceğini de kamuoyunun bilgisine getirir. YKP, tüm Kıbrıslıları ILO sözleşmelerine sahip çıkmaya, LAÜ’de direnenlerle dayanışmaya çağırır… |
||
|







