Beşir Atalay Yorgancıoğlu’nu aradı mı? “Alo ben Beşir” krizi!

121

besir_ozkanKıbrıs Time haber sitesi bir haber yayınlayarak koalisyon görüşmelerinin en son kısmında Türkiye Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın CTP başkanı Özkan Yorgancıoğlu’nu telefonla aradığı iddia etmişti. Taraflardan ses çıkmayınca da dün Levent Özadam ayni haber sitesinde, kendi köşesinde konuyu bir kez daha gündeme getirdi.

30 Ağustos’ta ise Hüseyin Ekmekçi konuyu Havadis’teki “Alo ben Beşir” başlıklı köşe yazısında yazdı.

İlginçtir 26 Ocak 2013 tarihinde CTP muhalefetteyken, Yorgancıoğlu açıklama yayınlayarak Beşir Atalay’ın bazı açıklamaları ile ilgili “ülkeler arasındaki ilişkilerde böylesi haddini aşan cümleler kullanmak yarar değil zarara yol açar” demişti.

Koalisyon görüşmelerinin son ayağında işaretler göstermektedir ki “alo ben Beşir” denmiştir ama karşı taraf bu kez haddini aşma diyebilmiş midir bilinmez!

 

Kıbrıs Time

Kıbrıs Time haber sitesinde 28 Ağustos 2013, Çarşamba günü saat 23:20’de CTP Parti Meclisi uzatmaları oynarken bu haber yayınlandı:

DP-UG parti meclisi hükümete onay verirken CTP MYK toplantısının halen devam etmesinin ardında Türkiye Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay faktörü olduğu belirtiliyor. Kıbrıs Time’ın aldığı bilgilere göre CTP Parti Meclisi toplantısı devam ederken Atalay, CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’nu telefonla arayarak bir süre konuştu. Bu konuşmayı MYK toplantısına götüren Yorgancıoğlu ile basına pürüz yok şeklinde açıklama yaparak zaman kazanmak istedi.

Kıbrıs Time haber sitesinde 29 Ağustos tarihinde ise Levent Özadam’ı bu iddiaları sürdürdü

Beşir Atalay, CTP’den ne istedi?

Gün boyu CTP’den bir açıklama bekledim…

Bizim dün akşam ki haber için bir açıklama yapsın diye!

Hani şu CTP-BG parti meclisi toplantısı devam ederken, Türkiye Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın Özkan bey ile yaptığı görüşme!

CTP-BG bu haber için ne bir açıklama yaptı, ne de yalanladı!

Yalanlayamaz da!

Beşir Atalay, parti meclisin toplantısının tam ortasında Özkan beye ulaştı ve bir takım telkinlerde bulundu…

Özkan bey ise basına yaptığı açıklamada, kamuoyunu yanıltarak sorunun sadece protokolden kaynaklandığını söyleyerek, halkına da partilisine de bunu çok üzülerek söylüyorum, yalan söyledi!

Demek ki sosyal demokrat bir anlayışta da ara sıra çizgiden çıkılıp böyle şeyler yapılabiliyormuş.

Özkan bey ben bu satırları yazarken büyük sıkıntı içinde…

Beşir Atalay ile telefon görüşmesini bir yana koyalım, zira parti meclisi artık DP ile koalisyona onay verdi…

CTP-BG de şu sıralar büyük bir çatışma yaşanıyor…

Başarılı geçici Başbakan Sibel Siber’in Meclis başkanlığı kesin gibi…

Eğer olursa sevinirim, Sibel hanımla birlikte Meclis’e bir seviye geleceğine inanıyorum.

Gönül, şu anki makamında ya da İçişleri Bakanlığı’nda olmasını isterdi ama elbette Özkan bey de Başbakan olmak için artık saatleri sayıyor.

Ama, partinin bir kısmı siyasi hükümetten yana tavır koyarken, ağır bir çoğunluk da teknokrat hükümetten yana!

Peki bundan sonra ne olacak?

Her halde Beşir Atalay, koalisyonun karara bağlanacağı toplantıda rast gele konuşmadı, ya da hayırlı olsun demedi…

DP-UG’nin hükümette yer alacağından rahatsızlığını bildirdi…

Serdar Denktaş her ne kadar Ankara ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışsa da daha sular durulmadı…

Buna bir de son UBP kurultayında Ahmet Kaşif, ‘yaramaz çocuk’ olarak eklenince DP’ye ya da Serdar Denktaş’a oluşan soğukluk daha da yoğunlaştı…

Kamuoyunda şimdi konuşulan şu;

13’ncü maaşlar bundan sonra ödenmez!

Hatta artık kamu maaşlarının bile ödenmesi tehlikede!

Yeni hükümet ancak yerel seçimlere kadar gider, sonra bozulur yeni bir erken seçim gündeme gelir…

Beşir Atalay, Özkan beye telefon açıp bir takım telkinlerde bulunmasa ben bunlara inanmazdım ama, şimdi inanmaya başladım.

Vatandaş, UBP gitti diye sevinemeden, yerini yeni tasalar almaya başladı.

Ve Özkan beyedir sözümüz;

Parti ilkeleri deyip, neredeyse hükümeti kuramayıp görevi iade edecektiniz!

Peki şimdi ne oldu sizin ilkelerinize?

Tamam, Beşir Atalay’ın telkinlerini dinlemeyip, biraz da büyük risk alarak DP ile nikah kararı aldınız ama bizim öğrenmek istediğimiz perde gerisinde neler oluyor?

Birazcık şu Beşir Atalay sohbetinden bahsetseniz diyoruz…

Ya da bizi yalanlayabilir, bu görüşmenin hiç olmadığını da söyleyebilirsiniz!

Karar sizin…

 

alobesirHavadis Gazetesi

Hüseyin Ekmekci, ayni konuyu 30 Ağustos tarihinde Havadis Gazetesindeki köşe yazısında dile getirdi…

“Alo ben Beşir”

Cumhuriyetçi Türk Partisi, önceki akşam toplanan Parti Meclisi ile birlikte, “DP ile koalisyon” kararını onayladı.

Gün içinde yapılan görüşmelerde, “DP ile koalisyon” pazarlığı tamamlandı.

Daha önce UBP de alternatifler arasında sayılsa da…

“Cuma gün görevin iade baskısı” da göz önünde bulundurularak, UBP ile görüşmeler yarım kesildi.

DP ile uzlaşıldı…

Önceki akşam, Parti Meclisi’nin de desteği ile DP ile koalisyon onaylandı.

Kimin hangi bakanlığı…

Hangi daireyi aldığı resmiyet kazandı.

Dün de parti başkanları ellerinde kağıt kalem…

“Başkanlık” yetkilerini kullanarak, bakanları belirlemeye koyuldular…

 

CTP PM’ye “bomba” gibi düştü

CTP Parti Meclisi DP’yi onayladı…

Kısa süreli bir kriz yaşandı…

Merkez Yönetim Kurulu toplantısı ile aşıldı.

Peki neydi?

“Serdar Denktaş’tan bir telefon geldi” dendi.

Kulislere de öyle yayıldı…

“DP teknokrat kabineden vazgeçti. Tüm bakanları vekillerden atayacak.”

İki parti arasındaki uyuşmazlığın da bu olduğu yansıdı…

 

“Alo ben Beşir”

İşin aslı öyle değilmiş…

Son ana kadar, “CTP- UBP” koalisyonunun kurulmasını bekleyen AK Parti yetkilileri, “CTP- DP tamam” haberi ile belli ki Ankara’da bir değerlendirme yaptı.

Tam da CTP Parti Meclisi toplantısı devam ederken, Özkan Yorgancıoğlu’na bir telefon gelir.

Panik halinde Yorgancıoğlu toplantıdan çıkar.

Telefon konuşmasını yapar ve yüzü “kaskatı” kesilir…

Telefonun ucundaki ses Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakanı Beşir Atalay’dır.

Atalay, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan adına, Yorgancıoğlu’na mesaj iletir.

Mesaj nettir:

“Programın devamlılığının sağlanması ve reformların yapılması açısından UBP ile koalisyonun daha doğru olacağı görüşündeyiz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile az önce beraberdim. Sayın Başbakan da DP’nin olduğu bir koalisyon hükümeti ile uyumlu çalışamayacağımız görüşünde…”

 

Alarm verildi

Özkan Yorgancıoğlu telefon görüşmesinin içeriğini sadece MYK üyeleri ile paylaştı.

“Bu durumda ne yapılacağı” tartışıldı.

Özellikle genel sekreter Asım Akansoy ve Dışilişkiler Sekreteri Özdil Nami, “Dik durarak, DP ile koalisyonun onaylanmasını” savundu.

Yorgancıoğlu, gelinen aşamada “UBP ile koalisyona dönüş yapmayı” kimseye izah edemeyeceklerinin altını çizdi.

MYK aşağıya indi…

“Kriz yok” dendi ve DP ile koalisyon onaylandı…

***

Mesaj aslında net

Beşir Atalay’ın mesajı aslında nettir.

“Ya UBP ile koalisyon kurarsınız, ya da rahat bir başbakanlık dönemi geçiremezsiniz…”

UBP ile kurulacak bir koalisyonda, yürürlükteki ekonomik programda revizeye gidileceği ve buna Türkiye yetkililerinin de onay verdiği sır değildir artık.

Özellikle elektriğin özelleştirilmesinden vazgeçilerek, “özerkleştirilmesinin” programa dahil edilmesi gündemdeydi.

UBP Genel Başkanı namzeti Hüseyin Özgürgün de “protokolde değişime” yeşil ışık yakmıştı.

Hem de, “Parti olarak mevcut şeklinin UBP’ye zorluk yaşattığı” görüşünü de öne sürerek.