Belediyenin kullanımındaki araçlar haczedilemezmiş – Alpay Durduran

86

Bir yasa ki evlere şenlik. Belediye yasasını bu hale getirenler tam Türk kültürüne göre yetişmiş ve ülkesinin çağdaş hukuk devletine benzer yasalarını anlamakta zorlanan insanlardır. Ne yazık ki inkârcılık sömürge devrine yönelik öfkeyle beslenerek günümüzün asimile olmuş kültürünü yarattı. İş kimin başına düştü ise sömürge devrinin öğrettiği pratik davranış yerine ideal ne ise ona göre davranmayı ve dolayısıyla aklında olanla hareket etti. Örnek olarak da kolayca Türkçe örneklere sahip olabileceği için Türkiye’den örnekler aldı. Ünlü Türkiyeli hukukçuların sakın bizi örnek olmayın uyarılarını da yalnız övünmek için anımsadı. Sonuçta da belediye yasası değişe değişe bu halini aldı.

Güney’de icra memurları bakanları arabalarında atarak arabalarına borçlar dolayısıyla el koydu ve içindekileri iterek arabadan attı. Basının önünde şenlik yaşandı. Bizim kafamız ise devlet yücedir ve bir bütündür anlayışıyla kirlendi. Devlet Platoncu veya Durkheimci bilmem neci idealist filozoflarla takviyeli ideal bir varlık ise bu sadece kitaplarda vardır. Yaygın bir yapı içinde birçok kurumdan oluşan, merkeze tam veya yarı bağımlı veyahut bağımsız ve otonom bir çok yapı söz konusudur. Bazılarını anayasa yarattı bazılarını da yasalar yarattı. Onun için hepsine şamil muafiyet veya koruma söz konusu olmamalıdır. Anayasal yapı içinde dağıtılan sorumluluklar, yetki ve görevlere bağlı olarak nitelik kazanırlar ve ona göre yargının da göz önünde bulundurması gereken çeşitlilikler gösterir.

Belediyenin edinmiş olduğu bir mala haciz koyamamak niteliğine göre anayasaya bile aykırı olabilir. Devlet alacaklarını tahsil usulü yasası diye bir garip yasa da vardır. Ben alacaklı isem başka türlü muamele göreceğim ama devlet ise alacağını borçlunun canına okuyarak alacakmış; niye ki! Ben mi korunmaya muhtacım devlet mi? Bu nasıl adalet dağıtmadır?

Alacağım var alamıyorum ve ona ait malı haczedemiyorum. Olacak iş mi?

Bu yasayı yapan da benim gibi bir ablos insan. Buna nasıl onay verir? Ne biçim insanlar yetiştirdik ki insanı koruması gereken yasaları devleti korumak için yapar?

Ne yazık ki devleti babası sanan zavallılar gibi yetiştik ve korumazsak düşmanlar gelip bizi yutacak gibi düşünmeye alıştırıldık. Hâlbuki halkına hesap vermemek için kendini korumaya alan bir yönetim ülkenin güçlenmesine de engel olur. O zaman da Batı güçlenirken gelişmemeye mahkûm olan Osmanlı devleti düşmanlık ettiği devletlerin yıllarca tokadını yemişti ki sonuçta ululaştırıldı. Bizim de başımıza kaldı.

Şimdi belediye başkan ve meclis üyelerini seçeceğiz. Bu yasa belediyeyi düze çıkarmak niçin önümüzde engel olarak duruyor. Ancak bir şansımız var. Yasa gerçekte beledi hizmetleri güzelce sıraladı. Katılımcılığı oldukça gelişmiş bir demokrasiye kapı açacak şekilde ele aldı. Tüzüklerini tamamlamadılar ama gene de eldeki mahkemeler usul yasaları ve Fasıl bir genel yasası tüzüksüz de uygulama yapmaya izin veriyor.

Buradaki esas dikkat edilecek husus ilkelerden ödün vermemek ve usullere riayetin temel olduğunu unutmamaktır.

İnsanlarımız utanmadan içinde yaşayabileceğimiz bir ortam oluşturmak istiyorsa ve itilip kakıldığımız için sıkıntı duyuyorsa elinde sadece mahkeme vardır. Polis duruma adapte olmuştur. Polis memur ve amirleri şubelere bölünen yapısı içinde polisin işlevlerinin sadece bir kısmını yürütüp başını ağrıtacak şeylerden uzak kalmayı becerdiler. Hakkımız dediğinizde size yasal yetkim yok diyebilecek şekilde köşe kaptılar. İhaleye çıktılar paramı vermiyorlar çünkü yenisi geldi yasal değil deyip borcunu reddediyor dediğimizde yasal olmayan işi yapanı ben kovuştururum diyecek bir şube bulamazsınız.

Onun için mahkemeden başka hakkınızı arayacak merci yoktur. Sayıştay ve ombudsman da ayni yolu izledi. Ayrı tüzel kişiliğinin yaratılmış olmasını düşünmeden ben görevimi yaptım deyip raporunu ilgililere havale etmekle yetindi. Alın elinize deliller deyip sizi mahkemeye yollamaya bile çalışmadılar.

Onun için yargıya başvurma hakkınız engellemez ilkesini ileri sürerek siz savaşıma başlayacaksınız. Başka çare yok.

Sizin başka çareniz yok da bizim var mı? Bizim de yok. Avukat masraflarınızı olsun karşılayacak bir Baro yaratmak görevimiz olmalıdır. Baro artık meteliksiz değildir. Parası da vardır. Avukatlar arasında bu konuda yardımcı olanlar da çıkmalıdır. Baro buna öncülük etmeli ve yolsuzluklarla sarsılar ve insanlara eziyet etmeyi marifet gibi benimseyen bu idari yapıya dur demeliyiz.

Seçim halkın sığınağıdır. Hesap soracak ve idareyi yoluna koyacak diye yapılır. Lakin parti için seçimlerde bile bizim servetlerimizi kullanan yolsuzlar seçimlerde oylarımızı vermezsek bizi mahvedeceğini söyleyenlere seçime katılmaktadırlar. İçişleri bakanına bakın belediyeye kendileriyle uyum içinde çalışacak birini seçmemizi talep ediyor. Böyle baş böyle tıraş ama boyun mu eğeceğiz!

Bunu duyup da oyunu ona göre kullanan insan el etek öperek yaşamaya mahkûm olur.

Yüksek seçim kurulu bu açıklamayı seçime hile karıştırmak olarak görecek duruma gelmişse harekete geçsin diyebiliriz. Lakin buna karışan mahkeme daha sonra nelere karışır diye tartışabiliriz. Onun için iş başa düşer. Seçmen başının çaresine bakmalıdır.

Ticaret odası rekabet edebilirlik raporunu yayımladı. Adaletin olmadığı yerde kalkınma olmadığına inanmış gibi puanlar anlattı. O zaman ticaret kesiminden de beklenir ki bu maskaralıklara dur deme mücadelesi yapsın. Yapmaz. Çünkü ticaret kesimi an çok devlet tarafından tehdit edilmeye açık kesimdir. Hem de değil ceza sadece menfaat kesmeyle bile tehdit edilebilir. İhracat primlerini keserim ha demek onlara yeter de artar.

Gelin biz bir adım atıp elimizdeki tüm olanaklarla yolsuzlukları cezalandırmak için mahkemelere gidip yargıyı kullanalım ve kullanmak isteyeni destekleyelim.

Belediye çalışanları yargıya gitti. Alacakları olanlar dava açtılar ve sorumluları da teşhir ettiler. KTHY çalışanlarına da tavsiye ettiydim. Eylemlere devam edin ama mahkemeyi unutmayın. Sosyal haklarınızı alacaklısınız diye mahkemeye götürün dediydim dinletemedim. Bu fırsatı değerlendirenlere arka çıkalım. Hukuki her argümanı kullanacak kadar güzel davalar açılmasına yardımcı olalım.