Başsavcılık ‘Remon İhalesi hukuka uygun ve YASAL DEĞİL’ dedi

103

Yenidüzen’den Meltem Sonay’ın haberi

remonLefkoşa Türk Belediyesi’nin (LTB) seçimlerinden sonra yeni göreve gelen belediye yönetiminin, bir önceki dönemde Remon Reklam Hizmetleri Ltd.’ye ihale edilen“Kent Mobilyası Yapımı ve İşletilmesi İhalesi” ile ilgili başlattığı geniş çaplı inceleme sonu Başsavcılığın görüşü açıklandı.

Başsavcılık, ‘Hukuka uygun olarak yapılan bir sözleşme olmadığı ve alınan kararın yasal bir zemini olmadan alındığı’ kanaatini belirtti.

 

“İhaleyi sonlandıracak karar alınmadı, ihale verilmedi”

Başsavcılığın 28 Kasım 2013 tarihli raporunda;

“Alınan karara bakıldığında Belediyenin Kira İhale Komisyonu’nun Kent Mobilyaları Yapımı ve İşletmesi İhalesi hakkında, ihaleyi sonlandıracak bir karar almadığı ve ihaleye katılan şirkete vermediği görülmektedir” ifadeleri yer aldı.

 

“İhale neticelendirilmemiştir”

Başsavcı Yardımcısı Muavini Behiç Öztürk imzalı, Başsavcılık Görüşü’nde yer alan ifadeler devamla şöyle:

“Onaylanan husus Kent Mobilyaları Yapımı ve İşletmesi İhalesi’nin, Kira İhale Komisyonu’nun Remon Reklam Hizmetleri LTD. tarafından ihale için verilen teklifin ilgili şubeye ve Belediye Meclisi’ne havale edilmesi hususu olup mezkur ihaleye verilen teklif nedeniyle ihalenin neticelendirildiği ve Remon Reklam Hizmetleri LTD. şirketine verildiği hususu değildir. Bu nedenle gerek Kira İhale Komisyonu’nun, gerekse, Belediye Meclisi’nin açılan ihaleyi sonuçlandırdığı ve Remon Reklam Hizmetleri LTD. şirketine verildiği şeklinde herhangi bir karar yoktur ve ihale neticelendirilmemiştir.”

 

“Mevzuata ters…”

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin İhale Tüzüğü’ne de atıfta bulunulan Başsavcılık Görüşü’nde, Tüzükte, “Büyük boyutlu ihalelerde ihale, İhale Komisyonu’nun önerisi ve Belediye Meclisi’nin kararı ile gerçekleştirilir” ifadelerin yer aldığı da not edildi.

Başsavcılık Görüşü’nde yer alan ifadeler devamla şöyle:

“Kent Mobilyaları Yapımı ve İşletmesi İhalesi hakkında İhale Tüzüğü hükümlerine uyulmadığı ve gerek İhale Komisyonu’nun, gerekse Belediye Meclisi’nin ihalenin teklif veren şirkete verildiği hususunda hiçbir kararları olmadan mevzuata ters bir biçimde ihale konusu ile ilgili olarak, 17/9/2010 tarihinde 10 yıl süreli bir sözleşme yapıldığı akabinde de Belediye Meclisi’nin görev süresini aşması nedeniyle sözleşmenin geçerli olabilmesi amacı ile Bakanlar Kurulu’nun onayına sunulduğu görülmektedir.”

 

“Bakanlar Kurulu’nun bu kararı almaması gerekmekte idi…”

Başsavcılık görüşünde, konu Bakanlar Kurulu’na sunulurken Remon Reklam Hizmetleri LTD.’ye ihaleye konu işin verildiği hususundaki İhale Komisyonu ve Meclis Kararları’nın sunulup sunulmadığının da belirtilmediği kaydedilerek, şöyle devam edildi;

“Şayet, herhangi bir karar olmadığı ve buna rağmen sözleşmenin yapıldığı Bakanlar Kurulu’nun bilgisinde ise idi,  Bakanlar Kurulu’nun K-402-2011 sayılı 02/03/2011 tarihli kararı almaması gerekmekte idi. Yok, Bakanlar Kurulu’na İhale sonuçlandırılmadığı halde sonuçlandırılmış gibi bir önerge ile sözleşme gönderilerek onay istenmişse tamamen Bakanlar Kurulu yanıltılarak bir karar üretildiği sonucuna varmak gerekir.”

 

“Hukuka uygun ve yasal zemini olan bir sözleşme olmadığı kanaatindeyim”

“İhale Komisyonu ve Belediye Meclis Kararları olmadan veya ihalenin Remon Reklam Hizmetleri LTD.’e verildiği hususunda herhangi bir karar üretilmeden ihale usulüne uygun sonuçlanmış gibi konu şirketle yapılan sözleşmenin hukuka uygun olarak yapılan bir sözleşme olmadığı ve/veya yasal zemine dayanmadığı, ayrıca Bakanlar Kurulu’nca konu sözleşme hakkında alınan kararın da yasal zemini olmadan alındığı kanaatindeyim.”

 

“‘ŞAHSEN’ sorumlu kılınabilmeleri için Belediye tedbir almalı”

Başsavcılığın konuyla ilgili görüşü devamla şöyle;

“Hukuki zemini olmadan akdedilen konu sözleşme nedeniyle Remon Reklam Hizmetleri LTD. tarafından sözleşme gereği yapılanlar nedeniyle mezkur şirketin büyük masraflar yaptığı da bir gerçektir. Hal böyle iken, akdedilen sözleşmenin feshedilmesi haline konu şirket tarafından büyük bir olasılıkla tazminat davası ikame edilecektir. Böyle bir halde LTB’nin uğrayabileceği zarardan sorumlu kılınabilecek ve pay sahibi olan dönemin tüm yetkililerinin açılabilecek muhtemel bir tazminat davasında şahsen sorumlu kılınabilmeleri amacıyla Belediye tarafından gerekli kararlar ile hukuki tedbirlerin alınması gerekecektir kanaatindeyim.

Meselenin, LTB Meclisi’nce değerlendirilmesi, bir karar varılması ve kara uygun hareket edilmesi kanaatindeyim”.