Barclay’s Bank müdürü istifa etti – Alpay Durduran

99

Barclay’s Bank müdürü istifa etti çünkü bankalar arası mevduata verilen faiz oranlarıyla spekülasyon yapmaya yani havadan para kazanmaya çalışıldığı iddiası varmış. Lafı hemen kesmeyelim. Banka adına yapılan işlerden söz ediyoruz. Bunlar oluyorsa yüzlerce memur yani bankanın maaşlı çalışanları bilgi sahibi idi ama müşterinin dolandırılmasına ses çıkarılmadı. Memurlar maaşlarının devamını muhafaza etmeyi tercih etti.

Devlet bankası böyle bir duruma düşer mi? Vallahi düşer. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen çalışan halktan çok kişi var. Müdür niye istifa etti diye sorarsanız bunu yapanları zamanında önleyemediğim için sorumluluğu üstüme alıyorum deyip sıvıştığını sanırım. Hiç önemli değil, önemli olan o kadar memurun bankada döndürülen dalaveralara alet olmayı kabul etmeleridir.

Napsın zavallı memur demeyin. Çoğu memur durumu gizlemeye kalkmasa gizli kalmayacak ve o gizli kalmasın isterse yaptığı görülüp de ceza çekecek değildir. Amma gene de çalışanlar veli nimetlerinin elini ısırmaz. Solcu çalışanlar bile gördüm ki ekmek verir bana der ve dalkavukluk eder.

Böyle tipler ayni zamanda milliyetçi de geçinirler. Halbuki dalaveracılıktan ne kadar uzak kalındığına inanılırsa bir ülke o kadar rekabet gücü kazanır. Bugün dünyada satın alınan mal geri alınmaz diye levha asılan sadece geri ülkelerdir burası gibi. Bankası salim olmayan bir ülke geri kalır. İngiltere’de böyle dalaveralara az rastlandığı için ekonomisi rekabet edebilirler arasındadır. Bizde ise bir bankanın çekini öteki banka kabul etmez. Bankalara bankalar itibar etmezse biz neden edelim!Güvenin kendiliğinden olmayacağı aşikar. Olsaydı bankaların biribirine güveni yok ama halkın onlara güveni tamam diye bir gariplik olacaktı.

Nasıl oldu da bugüne kadar bazı bankalar olsun ayakta kaldı derseniz cevap son banka batışlarının sonrasına bakın.

Bankalar batmış ama devlet halkını yalnız bırakmamış! Yani batan işletmeleri kurtarma amacıyla haktan topladığı ve Türkiye’den borçlandığı paraları dağıtmış. Hala daha hesabı kapatılmamış işverenlerin bırakın borçlu olmalarını alacaklarını ödemekten bile kurtulmuş olanlarının en aygı değer eşraf arasında olduklarını görürüz.

Bunları zahmet edip niye yazıyorum demeyin. Yazıyorum çünkü özel güzeldir diye sonumuzu getirecek özelleştirme kampanyalarına zor topuz devam edilirken sözde solcuların da hava basmalaktan başka bir iş yapmamalarını hatırlatmak isterim. Solcuyum demekle iş bitmez. Solcu olup da bize memur boğa hikayesi anlattıklarını unutmadık. Mesele özelin kamu işinden daha verimli çalışmasının bir gerçek değil bir karlılık konusu olduğunu, bunun da muhasebe numaralarıyle değil maddi verimlilik verimlilik ile kanıtlanması gerektiğidir.

Bu kadar solcu hükümetlerde görev yaptı. Bir tanesi tek başına hükümet de etti ama ne özeli denetleyip vurgun yapmasına engel oldu ne de bir kamu işini hesaba gelir hale getirip daha iyi çalıştırdım diye ortaya çıktı.

Her şeye rağmen Dome ve Belça incelenecek iki örnektir. Onlara bile dikkat edilmedi. Kendileri kamu işletmesine inanmazsa nasıl koruyacaklar!

Her işletme hesaba çekilebilir hale getirilmrelidir. Hükümete girenler kendi sorumluluklarında olan işleri ölçülebilir hale getirmeliydiler.

Sonra da örnek deyip diğer bakanlıkları ayni şekle sokturmak için çalışmalıydılar.

Özelciler devletin erkonomik işlerle uğraşmamasını özeli denetlemek için etkin bir yönetime gerek olduğunu söylerler lakin söylemekle yapmak ayni şey değildir. O söyleyenler etkin bir devlet kurulup da özeli denetlemesini isteselerdi hükümete geldiklerinde gereğini yaparlar ve örnek olurlardı. Mesela vergi yasalarında 12 yılas kadar geri gidip kar tespiti yapma yetkisi standarttır; gereğini yapmaya kalkarlardı. Bir örnek var mı?

Kabzımal derlerdi şimdi toptancı deyip kalırlar. Üretici bildiğimiz günden beri dört toptancıya rehin verilmiştir. Bizim ülkemiz küçük manavlarla uğraşmak ekonomik politikanın Uluslar arası sermaye aşamalarını okumuş olanlara pirilli oynamak gibi gelebilir ama karpuzlarını hayvan yemi yapanlara sorun bakalım duaları sizinle mi?

Devlet güçlü olmalı ve denetlemeli ise ki doğrudur rüşvetle memurları satın almaya engel olmak başlıca iş olmalıdır. Rüşveti veren de vergiyi kaçıranın hesaplarını tutan muhasip de maliye battı diye kamu servetlerini azat buzat satan da hükümette bulunuyor. Ama işler hiç de gerektiğini söylediklerine benzer şekilde olmuyor.

Hayatımız yalan ve karpuzlar da ucuzluğu da yalan oldu.

Barclay’s Bank müdürü istifa etti. Çünkü birisi hesap soracaktı. Bizde hesap soran yok. Kuralsız ekonomi de bu kadar oluyor.