Avrupa Parlamentosu Kıbrıs’taki Noel ayinin engellenmesini kınadı

94

Avrupa Parlamentosundaki siyasi gruplar 25 Aralık’ta Noel yortusu sebebiyle Dipkarpaz’daki kilisede yapılmak istenen dini ayinin engellendiğini gerekçesiyle kınama tasarısı oy birliği ile geçti.

AP Hıristiyan Demokrat ve Sosyalist grubu başta olmak üzere geçen kararın 6. Maddesinde Kıbrıs’ın kuzeyinde Noel ayinin Türk otoritesi tarafından engellendiği belirtildi.

Kararın diğer kısımlarında ise benzer özgürlüğün dünyanın diğer yerlerinde de kısıtlanması konuları ele alındı ve kınandı…

Kararın tam metni:

http://www.abhaber.com/haber.php?id=33200

I. whereas the celebration of the Christmas Mass in the villages of Rizokarpaso and Ayia Triada in the northern part of Cyprus was interrupted by force on 25th December 2010,

6. Condemns the interruption by force of the Christmas Mass celebrated on Christmas Day by the remaining 300 Christians in the northern part of Cyprus by the Turkish authorities;

YKP, Karpaz’daki ayinlerin engellenmesini değerlendirmişti

YKP Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı Karpaz’daki ayinlerin engellenmesini 6 Ocak’ta tarihinde yayınladığı bir bildiri ile değerlendirmiş ama Kıbrıs’ın kuzeyindeki hiçbir yayın organında yayınlanmamıştı. Bu bildiri yayınlanmamasına rağmen, spesifik bu bildiride konu edilen bazı konulara direk cevaplar Özgürgün açıklaması olarak 7 Ocak’taki gazetelerde yer almıştı. Konu ile ilgili açıklamayı yeniden yayınlıyoruz:

Kıbrıs’ın kuzeyindeki hükümetçilik oynayanların yeni marifeti sorunlar karşısında susmaları ve sanki bir şey yokmuş gibi davranmalarıdır…

Dipkarpaz ve Ayia Triada (Sipahi) köylerindeki Christmas Yortusu olan 25 Aralık’taki dini ayinlerin polis tarafından basıldığı ve ayinler durdurulduğu ile ilgili haberlerle ilgili Kudret Özersay’ın ne demek istediği anlaşılmayan açıklaması dışında kimse bir şey söylemedi ve herkes meşhur sessizliklerine büründü…

Avrupa Parlamentosunun en büyük iki politik grubu Muhafazakârlar (EPP) ve Sosyalistler (PES) açıklama yaparak olayı kınadı ama kuzeydeki medya için bu konu önemli bir haber değeri görmedi. Haberi verenler de Rum basınından alarak yorumlu olarak, “AB zaten bizi istemez”, “APOEL maçına ses çıkarmayanlar, Hristiyanlar olunca ses çıkarırlar” türünden vatan, millet, Sakarya nutukları ile iç kamuoyuna nutuklar salladılar…

Olay aslında vahimdir… 1974 yılında Viyana’da varılan uzlaşı neticesinde Kıbrıs’ın kuzeyinde kalan Kıbrıslı Rumların ve Maronitlerin insan hak ve özgürlükleri garanti alınacağı taahhütlünde bulunulmuştu. Buna dini özgürlükler de dâhildi. Bu antlaşma çerçevesinde Kıbrıs’ın kuzeyinde iki köyde Dipkarpaz ve Ayia Triada (Sipahi) kalmaya başlayan Rumlar doğal olarak da kiliselerini de rutin çalıştırmaya devam edebilmeleri gerekirdi. Olayların, bu iki köyün içindeki kiliselerde meydana geldiği anlaşılmakta ama resmi açıklama olmayınca emin olmak zor! Kilise yaptığı açıklamada izin alındığını söylemektedir ama bu iki köyde Rumlar yaşamaya devam ediyorsa zaten izne ne gerek vardır? Tam da bu nedenle yasadışı ayin ne demek oluyor?

Kıbrıs’ın kuzeyindeki insan hakları ihlaline ciddi bir örnekle karşı karşıyayız. İnsan hakları ihlalleri dişe diş, göze göz siyasetlerine dayanan gerekçelerle hoş gösterilmesi ise durumun diğer bir vahim halidir…

Kıbrıs’ın güneyinde dini konularda sorunlar varsa veya güneyde yükselen bir ırkçılık varsa bu ayrıca konuşulmalıdır ama bireylerin hak ve özgürlükleri ne olursa olsun dokunulmazdır ve değerlidir.

Bu nedenle Karpaz’da yaşananlardan Yeni Kıbrıs Partisi ciddi kaygı duymakta ve yetkilileri hemen açıklama yapmaya, sorumlular hakkında da soruşturma başlatmaya davet eder…

Özgürgün’ün açıklaması

Hüseyin Özgürgün’ün konu ile ilgili TAK’ta 6 Ocak’ta yayınlanan açıklaması ise şöyleydi:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşamakta olan çeşitli dinlere mensup tüm inanç sahipleri yasalarımız doğrultusunda dini vecibelerini serbestçe yerine getirmektedir. Keza, Kuzey Kıbrıs’ta yaşamakta olan Rum Ortodoks dini mensupları da yasalarımız ve ilgili mevzuat çerçevesinde dini ibadetlerini özgürce yerine getirebilmekte, yaşadıkları yerlerde bulunan birçok kilisede pazar günleri hiçbir izne tabi olmaksızın rutin olarak dini ibadetlerini gerçekleştirmektedirler.

Bu çerçevede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan Rumlar, iddiaya konu Dipkarpaz köyünde bulunan Ayios Sinesios Kilisesinde pazar günleri herhangi bir kısıtlama veya izne tabi olmadan dini vecibelerini yerine getirmektedirler. KKTC’deki toplu faaliyetleri kapsayan ilgili mevzuat çerçevesinde ise Güney Kıbrıs Rum Yönetiminden gelen Rumların da katılımıyla pazar günü dışındaki günlerde düzenlenmesi öngörülen toplu ayinler için gerekli güvenlik önlemlerinin alınabilmesini teminen makul bir süre önce ilgili makamlara başvuru yapılması gerekmektedir. Bu yıllardır süregelen uygulama KKTC’de yaşamakta olan Rumlar tarafından gayet iyi bilinmektedir ve bu çerçevede son Noel ayinine kadar tüm ayinler için zamanında gerekli başvurular yapılarak sorunsuz bir şekilde ayinlerini gerçekleştirmeleri mümkün olmuştur.

Kaldı ki bölgedeki yerel makamlarımız tarafından burada yaşamakta olan Rumlara, her yıl olduğu gibi bu yıl da Noel için ayin düzenlemeyi öngörüyor iseler gerekli müracaatı zamanında yapmaları yönünde Noel gününden yaklaşık iki hafta önce hatırlatma yapılmıştır. Buna rağmen, Rumlar başvurularını ayinin düzenleneceği tarihten bir gün önce telefon aracılığıyla son anda yapmışlar ve bu şekilde gerekli düzenlemelerin alınmasına imkan tanımamışlardır.

Yürürlükte olan uygulamayı atlamak ve makamlarımızı hiçe saymak şeklinde yorumlanabilecek bu girişime rağmen ve Rum iddialarının aksine, Dipkarpaz köyündeki kilisede Noel günü bireysel ibadetlerini yerine getirmek isteyen Rumlara kesinlikle engel olunmamış, sadece toplu ayinin düzenlenmesi mümkün olmamıştır.”