Açlık grevleri ile ilgili Mağusa’da dayanışma etkinliği düzenlendi

125

DAÜ Öğrenci İnisiyatifi, Türkiye de devam eden açlık grevlerine destek amaçlı 2 gün sürmesi planlanan açlık grevi başlattı, polisin baskısı ve tehditleri nedeniyle eylem gün içerisinde tamamlandı.

Öğrencilerin yapmış olduğu eyleme YKP başta olmak üzere çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütü destek bildirirken Yeni Kıbrıs Partisi Mağusa İlçe Örgütü ise eyleme ev sahipliği yaptı.

17 Kasım Cumartesi saat 12.30’da başlayan eylem, Yeni Kıbrıs Partisi Mağusa ilçe binasında gerçekleşti.

Eylemde YKP Yürütme Kurulu, Parti Meclisi ve Mağusa İlçe Örgüt üyeleri de aktif destek verdi.

Eylemde KTÖS, KTOEÖS ve Baraka Kültür Merkezi temsilcileri yer aldı. Eyleme destek veren örgütler arasında KTAMS, KTOEÖS, BASIN-SEN, DAÜ BİR-SEN vardı. Eylemde öğrenciler, Türkçe ve Kürtçe olmak üzere pankart açtı, üzerlerine kırmızı kurdele taktı. Pankartlarda, “Tecrite Hayır, Ölüm Değil Çözüm, Anadilde Savunma, Özgür Yaşamı, Uğruna Ölecek Kadar Sevenlerin Direnişini Sahipleniyoruz, 10.000 Tutsak 67 Gündür Açlık Grevinde” gibi sloganlar yazarken, eylemciler, alkışlarla Türkiye’deki açlık grevinde olan eylemcilere desteklerini belirtti.

DAÜ Öğrenci İnisiyatifinin yaptığı açıklamada, açlık grevlerinin Türkiye de devam etmekte olan açlık grevlerine bir destek niteliği taşıdığını ve dönüşümlü olarak 2 gün süreceğini söyledi. İnisiyatif, toplam 40 öğrencinin bir kısmının Cumartesi 12.30’dan Pazar saat 12.30’a kadar açlık grevini sürdüreceğini ve Pazar saat 12.30’dan Pazartesi 12.30’a kadar başka arkadaşların bu grevi sürdüreceğini açıkladı. Pazartesi son bulacak olan açlık grevlerinin 12.30’da DAÜ de CL meydanı olarak bilinen meydanda yapılacak bir basın açıklaması ile son bulacağını belirten inisiyatif, ‘’Buradan Türkiye’deki kardeşlerimizin yalnız olmadığı mesajını vermek istiyoruz” dedi

Yeni Kıbrıs Partisi adına Yürütme Kurulu üyesi Faika Paşa, Türkiye de ki açlık grevlerine destek vermek ve insani taleplere cevap vermek ve ev sahipliği yapmanın bir görev olduğunu söyledi. Paşa, burada yapılan eylemin Türkiye de sürmekte olan açlık grevlerine bir destek olduğunu dile getirdi. KTÖS genel Sekreteri Şener Elçil, eğitimin temel hak olduğunu ve ana dilde eğitimin de bu temel haklardan biri olduğunu belirtti. Türkiye de totaliter bir rejim uygulandığını söyleyen Elçil, Türkiye de 30 Milyondan fazla bir Kürt nüfusun var olduğunu ve on binlercesinin haksız yere hapiste olduğunu söyledi. Elçil, Türkiye de bulunan Eğitim Sen ile bu durumu bu noktada bırakmayıp uluslararası arenaya taşıyacaklarını belirtti. Baraka Kültür Merkezi adına konuşan Başak Önel ise, 2 aydan fazladır insanların vücutlarını ölüme yatırdıklarını ve ana dilde savunma hakkı istediklerini belirtti. Önel, Kürtlerin düşüncelerinin tutsak edilmemesi gerektiğini söyleyerek, her insanın kendi aşklarını ve sevgilerini kendi ana dillerinde yaşadıkları gibi Kürt halkının da kendi değerlerini, kendi ana dillerinde yaşamaya hakkı olduğunu söyledi.

 

Polis tacizi

Polis, etkinlik başladıktan 4 saat sonra Cumartesi akşamüzeri izin alınmadığı ve yabancıların eylem yapmayacağı iddiası ile sonlandırılmasını istedi. Bir süre polisle görüşen YKP temsilcileri, daha sonra etkinliğe katılanlarla konuyu değerlendirdi ve sonlandırılmasına karar verildi. Eylemciler adına kısa bir konuşma yapan Faika Deniz Paşa, polis baskısı ve müdahale tehdidinden dolayı YKP Mağusa İlçe Binasında başlattıkları eylemlerinin devam edemeyecek duruma geldiğini belirtti. Paşa, polisin bu tutumumun yasalara uygun olmadığını ve insan haklarının ihlal edildiğini söyledi. Paşa “Biz bugün burada kararlılığımızı gösterdik. Sessiz kalmadık. Türkiye’de açlık grevinde olan yoldaşların talepleri taleplerimizdir. Ölümler olmadan ölümlerin durdurulması talebimizi yineleriz” dedi.

Konuyla ilgili daha sonra yazılı açıklama yapan YKP Yürütme Kurulu polis baskını kınadı. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

“Polis baskı ve müdahale tehditlerinden dolayı YKP Mağusa ilçe binasında başlattığımız açlık grevi etkinliğini sonlandırmak zorunda kaldık. Bu bir insan hakkı olan ifade özgürliğinün bir ihlali olduğu gibi, yerel yasaların da ihlalidir. Polisin söylediğigi gibi yabancıların gösteri hakkı yasalarda kısıtlanmıştır, ancak bu gösteri değil etkinliktir ve YKP Parti binasını polisin bu şekilde tacizi kabul edilebilinir değildir.

Böylesi bir emrin, konunun insani boyutu ve Türkiye’deki süreç de göz önüne alındığından kimler tarafından verildiği aşikardır. Biz bu gün burada Türkiye’de 67 gündür açlık grevinde olan yoldaşlarımızın tecride karşı, anadilde eğitim hakkı ve anadilde savunma hakkı taleplerinin taleplerimiz olduğunu belirttik. Bu mücadeleye sessiz kalmadık. Ölümler olmadan ölümlerin durdurulması talebimizi yineleriz.”