Yeni döneme girdik – Özkan Yıkıcı

0
20

Türkiyede artık 25 Haziranla siyasal bakımdan bir dönem noktalandı. İkibinlerde başlanan ve Piyasa modeli ekonomisinde siyasal İslam üst yapılanması seçimle birlikte tamamlandı. Üst dönüşüm artık noktalandı. İkibinlerde başlanan ve öncelikle devlet içi mücadelelrle taşlanan yeniden üretilen anlayış, sonuçta anayasasından yönetim şekline ve sosyal alt yapısal kültürleşmesiyle birlikte hakim hale geldi. Siyasal dönüşüm, devletin tepesinde seçimlerle birlikte tamamlandı. Rejim değişim süreci artık ikibinlerdeki söylem yerine, devlet biçimi olarak yerleşti. Olağanüstü koşullarla ve tüm olanaklar kulanılarak kazanılan ve tartışmaları da içeren seçimlerle artık bildik eski Türkiye yapısı kalmadı. Üst devlet alanında, en ufak gerçekle, parlementerlikten başkanlığa ve tek adam yönetim şekline adım adım ve bazen sancılarla, krizlerle döşenerek tamamlandı.Halkın en azından yarısının karşı olmasına karşın, devlet yapılı müdahil etmelerle buda aşıldı. Tabi ki Uluslararasaı tıkaçta olan Ortadoğuu projesi de fay hatlı müdahalelerle de bu yeni dönemde yerini almaya devam edecektir….

Ayni günde yapılan “24 Yerel seçimlerle” de K. Kıbrıs da kendi resmini çizdirtmekle yetinildi. İyice dağılan örgütsüzlükle, silikleşen politik muhalif değerler, resmen etrafa saçıldı. Brakın parti rekabetini, kişisel hesaplarla “elçilikten alma” argümanı arasına sıkışıp kalındı. Halbuki, Yerel seçimlerde tetikleme yapması gereken bazı gelişmeler de yaşandı. Örneğin, sadece son günlerde dahi olanlar, kulanılan kelimelerdeki doğruluk dahi sınandı! Eğitim makamına TC den bütçe kesintisi veya simgeleşen siyasal özüyle ilahiyat kolejindeki Türban diploma krizi, siyasal olarak duruş sergilenmesi gereken olaylardan birkaçıdır. Oysa, tartışmalara hiç konulmadı. Nede olsa, Elçilikten nasıl yardım alınacak olgu, önemli oy depolarından birisiydi! Bundandır ki, yeni sosyal yapılanma siyasal adımlar, ekonomik müdahaleler sesizce geçirildi. En utanmazlığı ise solda görülen TKP gazetesi, “faşist suçlamasıyla” yaparak, ibretlik çıkar dersine sayfa ekledi.****

Yaşanılan 24 Haziran seçimleri üzerine epey yazı yazdım. Hat ta, seçim anında dahi tam sandık öncesi de önemli gelişmelerle, ilerde konuşulacak uyarıları da özetledim. Yeniden 24 Haziran öncesine dönmeyecem. Artık, madem sonuç olarak, seçimler kabulenip, hayata geçiyor ise biz de bundan sonra olacaklara ağırlık vereceğiz. Belkide seçim sonuçları ile Yerel alanda kazanan 5 YKP meclis üyesinin, başka ne yapacağı veya gösterecekleri başarılarla örnekler yakalama umuduyla da beklentiye girecekler olacaktır. Bu Yerel seçimlerdeki silikliklerlrle bezenen süreçte, ilerde pratikle taşlanıp konuşulacak sonuçtur. Ötekiler gibi olurlarsa da basit ahali diliyle de “hiçbirinin farkı yok” ezberini duymakla yetineceğiz. Bundandır ki yaratılan YKP ile seçimler tartışma ikilemine, yarın kazanan 5 üyenin duruşları da eklencektir. Bakalım, nasıl bir çalışmayla bu sayfa da dolacak.****

K. Kıbrıs, Yerel seçimlerle, resmen tatil dondurucuya girip adeta bildik yaza demir atarken, Türkiye pek de öyle olacağına benzemiyor. Sıcak konşu krizleri, yaşanılan ekonomik kriz dalgası gibi sorunlar yumağı, sıcak tatil durağanlığına benzemiyor. Bunlar artık yeni rejimin bildik tavırlarıyla gündem oluşturmaya devam edilecektir.******

Türkiye seçimlerinde belki de ençok konuşulan ve ankötörleri de yanıltan konuya değinmeden edemiyecem! MHP aldığı oy herkesi şaşırtı. Hele de ayrılan partiye rağmen oy azalmamasına da şaşırıldı. Daha önemlisi, Kürt kentlerinde oy alıp artırmasına da yanıt pek verilmedi. Oysa, son bölüme zamanında Şirnak, Cizre gibi olaylarda dikatle okunup günümüzü öngörselerdi. Bu yanılgılı duruşa gelmezlerdi.

Hatırlatalım: Özelikle de İMC tv kanalında da bazılarının uyarılarını da çınlatalım: Özel güvenlik ve ordu güçlerinin operasyonları sonrası duvarlardan kadın iç çamaşırlarındaki yazılanları anımsayın! Tabi ki o dönemde bu olayları doğru gözle izliyorsanız….Sonra, bölgedeki yıkım ile birlikte Korucular üzreinden geliştirilen politik yerleşim le dıştan getirilen başta güvenlik kesimlerin niteliklerini de araştırın. Bölgeden geçilen ve batı medya kesimi “CHP kesimi dahil” bunları görmezden gelse de oraya Türk milliyetcilik eksenli yığılma yapıldığı hep söylendi.

Ayrıca, AKP katro yetersizliği nedeniyle MHP taraftarı kesimleri başta Emniyet gibi yapılara koydular. Yine herkesin bildiği AKP içinde MHP yandaşı insanlar da vardı. Bahçeli, bu potansiyeli, kulandığı medya kanalı ile partide acilen topladı. AKP oy kaybının Sadete gitmediği, opersyonlar sonrası yerleşim ve korucu sistemi tavırlar da MHP devlet eksenli hem paramiliter hem de idolojik boyut gerçeği ile böylesi kitleler toparlaması daa normaldır.

Bu konuda eskiden, özellikle Kürt kent yakmlarda veya Feytulah boşluklarını doldurtan kesimler MHP de oldu. Hele de Ergenekon sonrası MHP kesimin de olup AKP ile itifak gerçeğini de fazla konuşmadık…..

Kısaca, sözün kısası: 25 Haziranla yeni döneme girdik. Siyasi tarihte sıçrama oldu. Yapısal devlet mücadelesi AKP lehine sonlandı.K. Kıbrısa ayak sesleriyle değil, yıkıcı sarsıntılarla “kral çıplak masalı gibi” geliyor. Sadece Makam kesintisi ve Türban olayları, Kıbrısta nereye dek gelindiğinin mesajı. Buna üstün olarak, medya alkışı eklentisi ise işbirlikci ruhiyenin nedenli teslimiyete hazırolda olduğunu da kanıtlıyor. Derken, bizim “Harbi …” piyasaya çıkıp öyütler le sesini yükselti! Nede olsa gerçek keskindir ve birielriyle çok daha kötü acıtır. Hele de Türban konusunda Savcılığın kendi ciyerini sökecek şeklindeki görüşü ve bunun ilk temelinde Ö Muratın genelgesi oluşu da öyle tek işbirlikcilik duruşu olmadığının yeni resmi oldu. Bakalım, eşiğe dek gelen TC muhalefeti ile uyun sağlayamayan “muhalefet ana akımlı” Türkiye yeni tarihi döneminde nasıl ilerleyecek? Bunlar K. Kıbrısa göstere göstere gelirken de dalghayı görmezden gelip ova masalı anlatan yapımız nasıl sürekli karşılayacak?

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.