Bıçak sırtı seçimleri – Özkan Yıkıcı

0
10

Artık ne aylar, ne haftalar ve hat ta günler kaldı! Giderek son perdenin saatli yarışıyla seçimlere doğru ulaştık. Yaşananlar yanında, yapılacak gün ve alınacak sonuçlar dahi konuyu tamamlayamayacağına benziyor. Bitmiştir denilen 24 Haziran, özellikle Türkiyede devamındaki sarsıntılar ve belirsizliklerle birlikte, kendini bulmaya çalışacak bir dönem geçeceğine inanılıyor. Gerçi, K. Kıbrıstaki Yerel seçimler şimdiden oldukça siliktir. Birçok yerde, resmen kişisel ölçekler, hemşericilikten bölgeciliğe varan içi boş ama feodal tipi tutumlarla, zaten kazanacak yanına eklenecek fazla söz de olmayacak. Burada, belki de etken olacak tavırlar, parti içi bazı hesapların yeniden gündeme gelmesi olacaktır. Bir de ertelenen Belediye batışları, yolsuzlukları ve paketlerde de imzalanan Belediyelerin azaltılma hamleleri de istenmese de günceleşme olasılığı vardır. Zaten, konu ta baştan, hep Yerelik dışında kişiselikten, kuramsal uyumsuzluğa veya amaç la içeriğin tutmadığı acayip denecek yerel seçim dönemi yaşatıldı. Hele de daha baştan, iflası bilinen, sayısı azaltılacak olan yapılarla sorunlar aydınlatılmadan seçim yapmanın tutarsızlığı bize gereken anlatıyı anlatmaya yeter ve artar. Hele de yerel hamlelerde Elçilik veya AB fonları beklentili atışlarla iş yapmanın da nedenli işbirlikleşip, siyasal boşalma olduğunu 24 Sonrası yeniden anlayarak, seçim Kıbrıs rüzgarlarından sıyrılacağız. Hele benim gibi batmış bir yerelde oldukça atışlı suçlamalı ve abartılı prokramlarla geçen yerelikte söylenecek söz de kalmayacaktır. Sadece siyasiler rakamlarla kendilerini tatmin edip, konuşma sansürlü medya da içi boş bolca yorum yaparak, öze dokunmayarak burada iş bitmiş olacak.****

Belli ki önemine göre fazla söz bile yazdım. Oysa, Türkiyedeki seçimler daha başlarken dahi, oldukça yüklü sorularla, gelecek hesaplarla ve resmen sarsıcı koşullarla yol aldı. Brakın seçim sonrası rakam sonuçlarıyla yorum yapmayı! Daha sandık kuşkularıyla seçime oy verilirken dahi gölgeler oldukça yoğun. Yine, sancısız seçim sonuçları alınsa dahi, gelecek belirsizliği oldukça yaygın. Ekonomik gerçekler,devlet yapısının geldiği koşul, oluşan sosyolojik parçalanmadan, kültürel gericileşme muhavazakarlıklarla kaybetme veya kazanma dahi yeterli analiz yapmaya yetmeyecektir. Rejim değişiminin dahi son halkasında olunan, sansürlerle baskıların doğalaştığı ve oldukça yüklü hale gelen sorunlarla beklentilerin ortaklaşamaması nedeniyle, sancıların olacağı kesin. Zaten, AKP eğer, olaylar yolunda olsaydı, kriz gerçeklikleri olmasaydı, apartopar erken seçime gitmezdi! Bunu doğru okumak gerekir. Öylesine bir zemin oldu ki yalanların normaleşip, “camiye gidip gitmeme” tartışmasının dahi öfkeyle yapıldığı sokaklardan geçtik. Hapisanedeki tutuklu ile adaylık olan bir dönem yaşadık. Zaten, seçime doğal koşularla gidilmedi. İranda dahi adayların ortak tartışma yaşanırlığı, Türkiyede olmadı. Bunlar toplamda seçimler veya sonrasında olayların akışkanlığın değişkenlik görünse dahi, durmayacağının birikimleridir.

Türkiyede hem Başkanlık, hem de Meclis seçimleri artık son eşiğine geldi. HDP gibi bir parti, şimdi oldukça fazla dikate alınıyor. Çoğu üyesinin hapiste olduğu, hat ta başkanlık adayı Demirtaş dahi hücreden probaganda etmeğe çalıştı. İtifaklara dahi alınmak istenmeyen ve ona yakınlaşınca oy kaybetme korkularıyla dıştalanırken, belli ki Erdoğanın alacağı netice sonrasında HDP baraj geçişi veya ikinci tur tavrı da şimdiden tartışılmaya başlandı. Belli ki oluşan itifaklarla 24 Hazirana gidilirken, belli ki 25 Haziranda sonuçlar geldikçe kırılmalar ve arayışlar da ayni hızla devam edecektir.

Türkiye seçimlerinde sadece Türkiye tarafları yer almadı. Örneğin, ABD Mengüç anlaşması ile Erdoğanın yanında olduğunu resmen haykırdı. Karşılıklı suçlanmalarla geçen İsrail için de seçenek yine ayni iktidar olduğu da ortaya konuldu. ABD alışılmamış şekliyle bir ülkede seçim öncesi hem de krtik anda anlaşma ile katgı verdi. Mengüç olayının olması ve hele de sunum şekli oldukça ilerde örnek olarak konuşulacaktır. Ayni şekilde, Tıpkı zamanında Ecevite APO verilerek seçim rüzgarı estirme hamlesinin, Kandil için de beklentisi de esiyor! Tabi Kıbrısta tuhaf şekilde hem seçimlerde konuşma veya haber yapma şekli ile seçim sonrası yine paranoyalaşan sorunla konuşuluyor. Kimse direk 25 Haziranı konuşamazken, bizim bazı kişiler, şimdiden seçim sonrası görüşmelerin başlayacağı mesaj yarışına girdiler. Nede olsa burası Kıbrıs……

Seçim probaganda dönemi bitiyor. Önümüzdeki hafta başı artık sonuçlarla tahminlere yoğunlaşacağız. Uluslararsı koşullar da oldukça travmalı. Önceki seçimden fark, rejim değişimi diye uyarırken, seçimlerin normal koşullarda yapılmadığını tekrarlarken, sonuçlar sonrası da aynen “normal şartların olmadığı” kesin. Üstelik, Uluslar arası koşullar da aynen karşık . Seçenekleri dahi belirsiz. Oysa, dibe vuran bir ekonomide, yeni seçimlerle sermaye hemen gelip kara konar. Oysa, Risk kuruluşları dahi pek de not vermiyor. Uluslar arası sermayenin net ortak tavrı ve geelcek Türkiye konumunda ortaklaşamıyor. Bu durum, başka seçimlerde böylesi bir sistemsel konum pek raslanılmadı.

Bir başka yanılsama şu: genellikle bazı ezberlerle seçim sonrası konuşulmaya çalışınılır. Aslında Türkiye önceki seçimlerde hilelere karşın ayni kabulenmeği de gösterip, uluslar arası sermaye de kabulenince, yeniden aynisi olacağına inanç vardır. Özellikle de referandumdaki mühürlü zarf hikayesinde olduğu gibi! Halbuki, yolsuzluk yapılan ve insanlar sokakta direnmeğe devam etme sonucu, diktatörlerin dayanamayıp istifa yaptığı da yakın tarihimizde doludur. Filipinlerin Markosundan, değişik dönemlerde Afrikanın Kenyasına dek hileli seçim sonrası halkın sandığa sayip çıkmasıyla sonucun alındığı da yaşandı. Nedense, salt merceği veya ışığı kendi coğrafyası dışına yönlendirilmediği için de bu durum pek fazla önemsenmiyor….

Kısaca, seçimin bitmesine az kaldı. Hem K. Kıbrıs hem de Türkiye artık 24 Haziranla seçimlerini yapacak. Sonrası, çıkan rakamlarla yeniden başka günler yazılmaya başlayacak. Özellikle Türkiye rejim değişim eşiğinde alınacak neticeler oldukça önemlidir. Belki bu günleri arayacakken, yeniden başka düzeltme ışığı da oluşması ikilemi de vardır. Salt seçim değil, siyasetin tüm kurallarıyla oynanan oyun artık ilk adımının sarsıntılarıyla ikinci adıma hazırlanacaktır. Bakalım, hafta başı nasıl bir günle uyanıp geçmişe bakacağız. Uyanıp da yarınlar için neleri öngörmeğe başlayacağız.

 

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.