Hesap soracağız demek dosyaları karıştırıp suçları sıralamak ve onlara kulp takmak değil

0
35

YKP Sekretarya üyesi Alpay Durduran yeni hükümetin icraatlarını değerlendirdi. Açıklama şöyle:

İmar planları söz konusu olunca “ama şurada da şunun için planlara uygun izin verilmedi”, devlet malı veya vakıf mal bedava denecek kadar sureta kira ile tahsis edilmiş verilmiş ise “şu kadar kişiye verilmiş” mazereti öne sürülünce doğal karşılanıyor. Bundan sonra olmayacak bile denilmiyor!

Halka ait mallar bir kuruşa onlarca yıllık kiraya veriliyor! ‘Eşdeğerciden mal kaçırılıyor’ diye ihlal oluyor da halkın değerlendirilerek gelirini oluşturacak olanak kullanılmıyor!

Anayasaya aykırı olduğu görüşü verilen ve cumhurbaşkanının istediği bu görüşle konu açıklığa da kavuşturuluyor ve vurgulanıyor ama başbakan gene görüş istemekten bahsediyor.

Halimiz bu işte! Yeni seçilenler de eskilerinin suçlarına sığınarak acizlik belirtiyor ve hukukun üstünlüğü maskaralığa çevriliyor.

Hesap soracağız demek herhalde dosyaları karıştırıp suçları sıralamak ve onlara kulp takmak değil halkın parasını ve alacaklarını hesaplayıp tahsil etmek ve soyguncuları cezalandırmak için işlem başlatmaktır veya öyle olmalıdır.

Başbakanın arada yalnız tazmin ettirmek değil ayrıca ceza işlemi de yapılacak demesinin ardından bu yasak işleri yapmaktan işaret edilerek ‘çok kişi pijamayla dolaşırsa ayıp olmaktan çıkar’ demeye benzer ki kendisi de onu kastediyor. Siyasileri suçlayıp cezasız bıraktırmak da ayrı rezalettir. Siyasi suçlulara suçlarında yardımcı olanların suçları gizli bırakılıyor. Anayasaya kamu görevlilerinin güvencelerini koyarken onların siyasilere direnmelerini sağlamak amaçlanmıştır. Bizim anayasamıza da dünyadaki en çok anayasal güvenceler bu amaçla konulmuştur ama işlemiyor. İşlemiyor olması mazerete kurban gitmemeli suça iştirak edenlere de hesap sorulmalıdır.

Hangi aklı başında kişi bir kuruşa kamu malını uzun vadeli tahsis etmenin ciddiyetini kavrayıp yapılan işlemin halkın çıkarlarına aykırı olduğunu anlamaz! Hiçbir gerekçe göstermeden imar planında etrafı ayağa kaldıracak değişiklik yapılmasına iştirak ederken ilgili şehirci ve mimarlar bunun “tüm kamu işleri kamu yararına bir gerekçe ile yapılmalıdır” anayasal kuralını vurgulayan anayasa mahkemesinin kararına uygun davranış olmadığını nasıl bilmez!

Yolsuzluklara savaş açan bir siyasi örnek olguları dibine darı ekerek araştırtmalı, savcıları uyarmalı ve polisine sahip çıkmalıdır ki herkes “devir değişti, artık yolsuzluk tehlikeli hale geldi” kanısına ulaşsın. “Konusu suç teşkil eden bir emri uygulamak suçtur” dendiğine göre ya gördüğü suçu ihbar etmeyen veya işlemlere katılıp rol alan suç işlemiş olur.

Milyonlarca kirayı bağışlayıp tek bir kamu yararı sağlamayan memur bunun hesabına katılır. Yapan da cezasını çeker yoksa devlet malı deniz yemeyen domuz diyenlerin beytulmalı beytammal yapmasını izlemekle yetiniriz.

Yorumunuzu ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.